Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4000 E., 2025/5744 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4000 E., 2025/5744 K. (17.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4000
Karar No
2025/5744
Karar Tarihi
17.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4000 E. , 2025/5744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2188 E., 2024/567 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/358 E., 2022/270 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan tapulama çalışmaları sonucu, ... mevkii 24... parsel sayılı 19.240,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliğiyle ... oğlu ... adına tescil edildikten sonra, 29.09.2010 tarihinde yapılan satış işlemiyle davalı ... oğlu ... adına tescil edilmiş, bilahare 29.05.2014 tarihinde taşınmazın beyanlar hanesine "orman sınırları içerisinde kaldığı" yönünde şerh verilmiş ve yargılama sırasında yapılıp 23.05.2023 tarihinde kesinleşen yenileme çalışmaları sonucunda taşınmaz 18.854,83 m² yüzölçümüyle tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan ... ilçesi ... Mahallesi 24... parsel sayılı zeytinlik vasfındaki taşınmazın 1949 yılında yapılan orman kadastrosuna göre kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, 1980 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan 2B maddesi çalışmalarının da kesinleştiğini, süresi içerisinde orman tahdit kadastrosuna karşı herhangi bir dava açılmadığını ileri sürerek, kesinleşmiş tahdit sınırları içerisinde kalan yere ilişkin tapu kaydının iptali ile bu yerin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili olan davalının dava konusu taşınmazı Devletin muhafazası altındaki ... Tapu Sicil Müdürlüğü'nde 29.09.2010 tarihinde bedelini ödeyerek satın aldığını, taşınmazın zeytinlik vasfı ile ve özel hukuk mülkiyeti statüsünde tapu kütüğüne tescilli olduğunu, taşınmazın Zeytinlik Kanunu hükümlerine tabi olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla, ... ili ... ilçesi ...-Ilıca Mahallesi 24... parselde kain, 18.854,83 m² olarak davalı ... adına olan taşınmazın, 10.05.2022 tarihli teknik bilirkişi raporu eki krokide (A) harfi ile gösterilen 15.030,96 m²'lik kısmının iş bu taşınmazdan ifrazı ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli ve 2022/2188 Esas, 2024/567 Karar sayılı kararı ile; "... taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 15.030,96 m²'lik bölümünün bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi dikkate alındığında, en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında orman niteliğinde olduğu ve 1949 yılında bölgede yapılarak kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı, fiilen de orman olduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu ..." gerekçesiyle, davalı vekilinin tüm istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu zeytinlik vasıflı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu, İlk Derece Mahkemesince kanuna aykırı olarak karar verildiğini, taşınmazın tapulama tutanağı bulunamadığından eski tapu kayıtlarının celp edilmediğini ve incelenemediğini, dava konusu taşınmazın öncesinin zeytinlik olup orman olmadığını, bu nedenle 1949 yılında yapılan ilk orman tahdidinin mutlak butlanla sakat ve geçersiz olduğunu, geçersizliğinin her zaman süreye tabi olmaksızın ileri sürülebileceğini, keşfin mahallinde yapılmadığını, taşınmaza yukarıdan bakılarak yetinildiğini, fotoğrafların keşifte çekilmediğini, daha sonradan çekildiğini, davacı vekilinin keşfe katılmayıp tutanağı sonradan imzaladığını, bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı olduğunu, raporda zeytinlere hiç değinilmediğini, bilirkişilerin tarafsız olmadıklarını, evvelinde uzunca yıllar davacı kurumda çalışıp maaş aldıklarını, bu yüzden maddi manevi davacı kuruma bağımlı olduklarını, bilirkişilerin reddi taleplerinin reddedildiğini, talepten fazlaya hükmedildiğini, eksik incelemeye dayalı hatalı karar verildiğini, adil yargılanma ilkesi ile Anayasaca korunan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı