8. Hukuk Dairesi 2024/5691 E. , 2025/3224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/17 E., 2024/13 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, birleşen davada davacı / asıl davada davalı Hazine vekili, asıl davada davalı ... vekili ve duruşma istemli olarak davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibarıyla 22.04.2025 salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde Hazine vekili Avukat ... .., ... ve ... vekili Avukat ...'nin katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.04.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan bozma ilamında; "Somut olayda, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitleri Temmuz 2006 tarihinde yapılmış ve kadastro tutanakları düzenlenmiştir. Davacı ..., kadastro tespitine itiraza ilişkin dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazlar hakkında genel mahkemede de dava açtığını bildirmiştir. Dosya içine getirtilen Çameli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/80 E. 2005/120 K. sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından, dava dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği .. Köyü, .. mevkiinde 14-15 dönüm, .. mevkiinde 6 dönüm, .. Mevkiinde 12-13 dönüm, .. Mevkiinde 10 dönüm ve .. Mevkiinde 6 dönüm yüzölçümündeki taşınmazlar hakkında ... mirasçıları adına tescil istemiyle 05.07.2004 tarihinde dava açıldığı, mahkemece 07.07.2005 tarihinde, kesin süreye rağmen terekeye temsilci atanmadığı gerekçesiyle davanın usûlden reddine karar verildiği; kararın, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince 14.12.2006 tarihinde onandığı ancak, Yargıtay ilâmı taraflara tebliğ edilmediği için dosyanın henüz kesinleşmediği görülmektedir. Ne var ki kadastro mahkemesince, yukarıda açıklanan kanun maddeleri dikkate alınarak Çameli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/80 E. 2005/120 K. sayılı dava dosyasındaki çekişmeli taşınmazlar ile kadastro tespitine itiraz davasına konu taşınmazların aynı taşınmazlar olup olmadığı tespit edilmemiş; aynı taşınmazlar olduğunun saptanması halinde çekişmeli taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro tutanaklarının malik hanesinin doldurulmuş olmasının hukukça değer taşımayacağı, kesinleşmeyen asliye hukuk mahkemesindeki davaya kaldığı yerden itibaren kadastro mahkemesince devam edilmesi gerektiği gözönünde bulundurulmamıştır. Yasanın emredici hükümleri uygulanmaksızın ve eksik araştırmaya dayanılarak karar verilemez. O halde, kadastro mahkemesince, Çameli Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda sözü edilen dava dosyasında çekişmeli bulunan taşınmazlarla, kadastro tespitine itiraz davasındaki taşınmazların aynı olup olmadığı mahallinde keşif yapılarak araştırılmalı; aynı taşınmazlar olduğunun saptanması halinde, asliye hukuk mahkemesi dava dosyası içinde bulunan Yargıtay 8. Hukuk Dairesine ait onama kararı davanın taraflarına tebliğ edilerek dosyanın kesinleşmesi sağlanmalı; Asliye Hukuk Mahkemesindeki davada taraf olduğu halde eldeki davada taraf bulunmayan Arıkaya Köyü (6360 sayılı Kanunun geçici 1/13. maddesi uyarınca, ...) ile 303 ada 3 sayılı parsel dışındaki taşınmazlar yönünden davada taraf olmayan Hazine, tüm parseller yönünden davalı sıfatıyla duruşmaya davet edilerek taraf teşkili sağlanmalı, asliye hukuk mahkemesi dava dosyası ile çekişmeli taşınmazlara ait kadastro tutanakları 3402 sayılı Kanunun 11 ve 27. maddelerinde öngörülen yönteme uygun olarak askı ilânına çıkarılmalı; bundan sonra yargılamaya, re'sen araştırma kuralları çerçevesinde kaldığı yerden devam edilerek, gerçek hak sahipleri belirlenmeye çalışılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Diğer taraftan dava konusu taşınmazlardan 130 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında askı ilân süresi içinde dava açıldığı halde, tutanağın hatalı olarak kesinleştirilip tapuya tescil edildiği, daha sonra kayden dava dışı ...'a satıldığı anlaşılmaktadır. Hakkında dava bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleştirilerek tapuya tescil edilmesi hukuken yok hükmünde olup, mahkemece, 130 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına davalı bulunduğuna dair şerh verdirilmesi ve kayıt maliki ...'ın da davaya dahil edilmesi gerekirken, yokluğunda yargılamaya devamla esas hakkında hüküm verilmiş bulunması da doğru olmamıştır" değerlendirmelerine yer verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazlardan 303 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına, 122 ada 2 parsel, 130 ada 5, 6, 7, 8, 9 parsel, 131 ada 26, 27, 28, 29, 30 parsel, 134 ada 9, 10 parsel, 138 ada 1 parsel 190 ada 5, 6, 7, 8, 9 parsel, 311 da 2 parsel sayılı taşınmazların ise ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davacı / asıl davada davalı Hazine vekili, asıl davada davalı ... vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davacı / asıl davada davalı Hazine vekili, asıl davada davalı ... vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5691 E., 2025/3224 K. (22.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5691
- Karar No
- 2025/3224
- Karar Tarihi
- 22.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6557 E., 2025/3220 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6498 E., 2025/3222 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3639 E., 2025/3223 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2313 E., 2025/3225 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6254 E., 2025/3226 K. 22.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3336 E., 2025/3227 K. 22.04.2025