8. Hukuk Dairesi 2024/5421 E. , 2025/5940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2129 E., 2024/848 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/256 E., 2023/313 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2025 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 53... parsel ile 3 59... ve 6 parsel sayılı, sırasıyla 300,47 - 459, 62... ,83 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar; kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un (2/B) maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiş, bilahare kayden 6292 sayılı Kanun'un (7/a) maddesi gereğince hak sahiplerine iade işlemi ve ve satış suretiyle ... ve müşterekleri adına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 53... , 3 59... ve 6 parsel sayılı taşınmazların satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak müvekkili olan davacının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini, bu talebin mümkün görülmemesi hâlinde ise tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili, yargılama sırasında sunduğu savunmasında; davacı tarafından yasal süresi içinde idareye başvuruda bulunulmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili, yargılama sırasında sunduğu savunmasında; müvekkilinin taşınmazları resmi işlemlere dayalı olarak satın aldığını, davacının ileri sürdüğü iddialardan haberinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... kullanım kadastrosu kesinleşerek Hazine mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edilen taşınmazlar yönünden, satış işlemi iptal edilmedikçe tapu iptal ve tescil davasının dinlenemeyeceği, aynın talep edilemeyeceği yerde bedelin de talep edilemeyeceği, davacının 16.03.2023 tarihli dilekçesinde yalnızca tapu iptal ve tescil talebinde bulunup bedel istirdadı istemediği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Satış vaadi sözleşmelerinin yapıldığı tarihte taşınmazın ...’in mülkiyetinde bulunduğunu, istinaf ilamında aksine değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, b. 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazların 2017 yılında ...’in mirasçılarına iade edildiğini, bu nedenle satış vaadi sözleşmelerinin ifa olanağının doğduğunu, c. Tapu iptal ve tescilin mümkün görülmemesi hâlinde bedel talebinin de mevcut olduğunu, istinaf ilamında bu konuda karar verilmemesinin hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, 6292 sayılı Kanun Uyarınca satışı yapılan taşınmazlara ilişkin olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının satış vaadi sözleşmelerine dayanarak aynî hak talep edip edemeyeceği, bunun mümkün görülmemesi hâlinde tazminat talep edip edemeyeceği ve idari satış / iade işlemi iptal edilmedikçe tapu iptal ve tescil davasının dinlenip dinlenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin, davacı ...'den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat aracılığıyla temsil olunan davalı Hazine ve davalı ...'e verilmesine, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f0ad9805a12b8125 1d1cefb99de6bcf2