Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5100 E., 2025/5370 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5100 E., 2025/5370 K. (08.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5100
Karar No
2025/5370
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/5100 E. , 2025/5370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/996 E., 2024/895 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/765 E., 2022/270 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediyesi Başkanılığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1962 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre yapılan genel arazi kadastrosunda taşınmazın tespit harici bırakıldığı, 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazın 1 14... sayılı orman parseli içinde bırakıldığı, 2017 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yapılan 2/B uygulaması çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarılmadığı ve ifrazen oluşan 1 39... sayılı orman parseli içinde kaldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası ...'in, 1987 yılından itibaren malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunan, 9.171,22 m² büyüklüğündeki taşınmazın 1995 tarihinde müvekkiline devredildiği, müvekkilinin, zilyetliğini 28 yıldır nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla elinde tuttuğu ve taşınmazın hiçbir zaman orman vasfında olmadığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın tapusunun iptali ile krokide gösterilen 9.171,22 m² büyüklüğündeki kısmının müvekkili adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; keşif ve alınan bilirkişi raporları değerlendirmesi sonucunda dava konusu taşınmazın davacı tarafından 90'lı yıllardan beri malik sıfatıyla kullanılageldiği, ve buna göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 7 13... sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince zilyetlikle edinmenin gerekli koşulları olan nizasız ve fasılasız 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 39... parselde kain 06/01/2021 tarihli rapor ve ekli krokide (B) harfleri ile belirtilen 8.935,86 m²lik taşınmazın mevcut tapu kaydının ifrazen iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının yargılama gideri ve vekalet ücreti, infaza elverişli olmayan şekilde hüküm kurulması ve tapu kayıt maliki olmayan ... ve ...'nın taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı yönlerinden kabulüne, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, imar ihya ve zilyetlik koşullarının oluşmadığı yönünde istinaf başvurularının reddine karar verilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 3 55... /(1)-b.2 maddesi gereğince kabulüne, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kısmen reddine ve 6100 sayılı Kanun'un 3 55... /(1)-b.2 maddesi gereğince kısmen kabulüne ve mahkeme kararının kaldırılarak, açıklanan yönlerden düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... ve ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 1 39... parsel numaralı taşınmazın 06.01.2021 tarihli rapor ve eki krokide (B) harfi ile gösterilen 8.935,86 m²lik kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu karar da davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediyesi Başkanılığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediyesi Başkanılığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı