Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/4957 E., 2025/1298 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4957 E., 2025/1298 K. (19.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4957
Karar No
2025/1298
Karar Tarihi
19.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4957 E. , 2025/1298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/375 E., 2016/375 K. DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil KARAR : Tavzih talebinin kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece 12.08.2024 tarihli ek karar ile tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme ek kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü 108 ada 55 parsel sayılı taşınmaz Kasım 1945 tarih ve 67 sıra nolu 36990 m2 miktarlı tapu kaydı uygulanarak 30870,70 m2 yüzölçümü ile ..., ..., ... adlarına veraseten iştirak şeklinde tespit edilmiştir. Mudanya (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2006/366 sayılı dava dosyasında davacı ... vekili 28.12.2006 havale tarihli dilekçesi ile; müvekkiline ait 108 ada 55 parsel sayılı taşınmazın 6119,30 m2 kısmının davalılar adına tesbit gören 633 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini öne sürerek bu kısmın iptali ile müvekkil ve diğer hissedarlar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mudanya (Kapatılan) Kadastro Mahkemesince 108 ada 55 parselin tutanağı davalı hale getirtilip dosya içerisine alınmış, ancak davacı ... vekili 29.01.2008 tarihli celsede alınan imzalı beyanı ile dava konusu taşınmazların 108 ada 50 ve 108 ada 633 parsel olduğunu açıklayarak dava dilekçesini bu şekilde tavzih etmiştir. Mudanya (Kapatılan) Kadastro Mahkemesince; davanın reddi ile, dava konusu Kumyaka köyü 108 ada 55 parsel sayılı taşınmazın yeniden tespit gibi aynı vasıf ve yüz ölçümü ile ..., ... ve ... adlarına veraseten iştirak şeklinde tesciline, 108 ada 633 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Mudanya Tapu Müdürlüğünün 29.06.2007 tarihli ve 2788 sayılı yazıları ile devlet ormanı olarak tescilinin yapılarak tutanak düzenlenmediğinin bildirildiği, bu nedenle de davalı şerhi verilemediği gerekçesi ile bu parsel yönünden tespit gibi tescile karar verilmiş; hüküm davacılar İmdat ve ..., ... ile davalı Hazine ve davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2014 tarihli ve 2013/9803 Esas, 2014/1642 Karar sayılı ilamı ile "dava dışı 108 ada 55 sayılı parsel maliki olan ...'un 55 sayılı parsel sınırındaki 633 sayılı parselin (D) bölümüne; dava dışı 108 ada 110 sayılı parsel malikleri olan İmdat ve ...'nun 110 sayılı parsel sınırındaki 633 sayılı parselin (A), (B) ve (C) bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden, 633 sayılı parsel hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, taşınmazın tahdidinin daha önceden kesinleşmesi nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/son maddesi gereğince orman niteliği ile tapu kütüğüne aynen aktarıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre kadastro mahkemesinin görev ve yetkisinin kadastro tutanağı düzenlendiği anda başlayacağı, dava konusu yerler orman sınırı içinde kaldığına ve bu yerlere ilişkin kadastro tutanağı düzenlenmediğine göre 3402 sayılı Kanunun 5, 10, 25, 26 ve 27. maddelerine göre kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve dava dosyasının genel mahkemeye aktarılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasının olmadığı" açıklanarak bozulmuştur. Uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, Mudanya (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2006/366 Esas sayılı dosyasında ... tarafından ...'e karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu, Orman İdaresi ve Hazine aleyhine açılan davanın 6831 sayılı Kanun'un 11/1. maddesi uyarınca hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, anılan karar Yargıtay denetiminden geçerek 20.04.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Hükmün kesinleşmesini müteakip Asliye Hukuk Mahkemesince 108 ada 55 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tutanak aslı Tapu Müdürlüğüne gönderilerek, davalıdır şerhinin kaldırılması talep edilmiş, Tapu Müdürlüğünce bildirilen dosya numarası ile konulmuş davalıdır şerhi bulunmadığından talep reddedilmiştir. Tapu Müdürlüğünün ret kararından sonra davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 09.07.2024 tarihli tavzih dilekçesi ile; taşınmaz üzerindeki davalıdır şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince ... köyü 108 ada 55 parsel nolu taşınmazın dava konusu olmamasına rağmen taşınmazın tespit gibi tescili ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığı gerekçesi ile Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli, 2015/375 esas, 2016/375 karar sayılı kararının; davaya konu olmayan 108 ada 55 parsel nolu taşınmazın tapu kütük sahifesindeki ''kadastro tespitine itiraz davası'' sonucu konulmuş olan davalı şerhinin kaldırılmasına, 108 ada 55 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu düzenlenmiş olan kadastro tutanağında da belirtildiği şekilde tespit gibi aynı vasıf ve yüzölçümü ile ..., ..., ... adlarına veraseten iştirak şeklinde tescilinin yapılmasına şeklinde tavzihine karar verilmesi üzerine, ek karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacı ... vekilinin tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince verilen kabul kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) tavzih ile ilgili hükümlerine uygun düşmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün tavzihi” başlıklı, 305 inci maddesinde; “(1) hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” düzenlemeleri getirilmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta, Kumkaya 108 ada 55 parsel sayılı taşınmaz üzerine Kadastro Mahkemesince davalıdır şerhi konulmuş, aynı mahkemede yapılan yargılama sonunda taşınmazın dava konusu olmadığının anlaşılması üzerine tespit gibi tesciline karar verilmiş, anılan hüküm taraflarca temyiz edilmemiş, buna rağmen Asliye Hukuk Mahkemesince dava konusu olmayan, Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş ilamına konu olan bu taşınmaz hakkında hükmün değiştirilmesine yol açacak şekilde tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bahsi geçen karar, az yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı olup, tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan 12.08.2024 tarihli ek kararın 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 80e8a77c3a1df35b a742ce3e217443bb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı