Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/6218 E., 2025/1316 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6218 E., 2025/1316 K. (19.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6218
Karar No
2025/1316
Karar Tarihi
19.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/6218 E. , 2025/1316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/404 E., 2022/221 K. KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davacı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup uyulan bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmaz tapuda tarla olarak davalı ... adına kayıtlı olduğu, ancak, beyanlar hanesinde taşınmaz üzerinde Ayvalık İcra Müdürlüğü 01.10.2013 tarihli ve 2013/1810, Burhaniye İcra Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/2848 Esas, Burhaniye İcra Müdürlüğünün 06.02.2015 tarihli ve 2014/2848 Esas, İzmir 13. İcra Müdürlüğünün bila tarihli ve 2015/1955 Esas, Edremit 1. İcra Dairesinin 17.05.2015 tarih 2015/1491 Esas sayılı şerhleri ve Ziraat Bankası AŞ, lehine konulan ve halen devam eden ipotek bulunduğu, davacıların taşınmazın tapu kaydında şerh sahiplerine husumet yöneltmeden dava açtığını, Mahkemece, ilgili şerhlere konu haciz dosyaları ve alacaklıları araştırılmadan şerh sahiplerinin davaya katılımı sağlanmaksızın, husumet yaygınlaştırılmadan yokluklarında dava görülüp sonuçlandırıldığını, ipotek alacaklısı Ziraat Bankası AŞ ve ilgili haciz dosyalarına konu alacaklılar davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlandıktan ve delilleri toplandıktan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; Ziraat mühendisi bilirkişinin krokisinde (A) harfi ile gösterilen 13,828,23 metrekarelik alan içerisinde ve bu alanın güneyinde bulunan iki adet ceviz ağacı, bir adet armut, onbeş adet çam, beş adet ahlat ağacının bulunduğu yerlerin gösterildiği, buradaki çam ağaçlarının orman ve fen bilirkişilerinin krokilerinde (B) harfi ile gösterilen kısımdaki çam ağaçlarından daha seyrek olduğu ve ziraat mühendisi bilirkişisinin krokisinde (A) harfi ile gösterdiği alanın tarla vasfında olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkide 1968 yılında yapılarak kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğu, tahdit tutanakları ve tahdit haritasının zemine uygulanmasında taşınmazın tamamının 1068, 1069, 1070 numaralı orman tahdit hattının dışında kaldığı ve orman sayılmayan arazi içinde olduğu, ancak dava konusu taşınmazın orman yüksek mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 6780,80 metrekarelik kısmının fiilen orman örtüsü ile kaplı olduğu, üzerinde 30-35 yaşında kızılçam ve karaçam ağaçlarının bulunduğu, bu hali ile eylemli biçimde orman niteliğinde olan bu kısmın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu yer iddiası ile birleşen dosya davacısı Hazinenin açmış olduğu davanın davalı ... yönünden kabulü, taşınmazın dava tarihinden önce 14.04.2009 tarihinde satış sureti ile Kezban adına tescil edildiği anlaşıldığından davalı ... aleyhine açılan davanın tapu kayıt maliki olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan reddi, asıl dosya davacısı Orman İdaresinin orman tahdit dışında kalan ve eylemli biçimde orman niteliğinde olan taşınmazlar için açmış olduğu davanın dinlenme olanağı olmadığından davalı ... yönünden açmış olduğu davanın reddi, davalı ...'in tapu kayıt maliki olmaması ve davalı Emine Sezer'in dava tarihinden önce vefat etmesi nedeniyle onlar aleyhine açılan dava yönünden ise pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davacı ... İdaresinin davasının reddine, davalı ... ve Emine Sezer aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dava dosyası 2020/795 Esas sayılı dosya açısından davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne, Balıkesir ili Burhaniye ilçesi Yaylacık köyü, 219 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman bilirkişisinin 12.06.2013 havale tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 6780,80 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile aynı ada içerisinde son parsel numarası verilerek orman vasfında davacı Hazine adına tesciline, aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 13.282,23 meterekarelik kısmı davalı ... adına olan tapu kaydının aynen devamına, orman mühendisi bilirkişisinin 02.07.2014 havale tarihli rapor ve eklerinin, krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... İdaresi vekili, davacı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; ilk bozma öncesinde yapılan keşif sonrası 12.06.2013 havale tarihli orman bilirkişiden alınan raporda; dava konusu 219 ada 1 parselin %10-15 eğimli olduğu, güneydoğu bölümünün üzerinde 25-30 yaşlarında kızılçam ve karaçam ağaçlarından oluşan orman örtüsü bulunduğu, bu kısımda zirai faaliyetin bulunmadığı, bitişikteki Devlet ormanının devamı ve uzantısı haline geldiği, orman örtüsü olan kısmın (B) harfiyle 6780,80 metrekare olduğu, keşif anında tarla olan kısmın (A) harfi ile gösterildiği, taşınmazın 1968 yılında seri bazda yapılan orman tahdit çalışmalarında orman sınırları dışında orman sayılmayan alanda kaldığı, (B) harfli kısmın 1960 yılı hava fotoğrafında orman örtüsü ile kaplı olmadığı, 1970'li yıllardan itibaren ağaçların oluştuğu, fiilen de orman sayılan yer olduğu, 18.06.2013 havale tarihli ziraat bilirkişiden alınan raporda ise taşınmazın imar ihyasının 20 yılı aşkın zaman önce tamamlandığı tespit edilmiştir. İkinci bozma öncesinde yapılan keşif sonrasında ise 02.07.2014 tarihli fen ve orman bilirkişilerden alınan ortak raporda; zemindeki orman olan sahanın 1968 yılında yapılan orman tahdit çalışmasında sarı alanda kaldığı tarla olarak kullanıldığı sonraki yıllarda ziraat edilmediğinden orman olduğu,11.06.2013 tarihli rapora ekli hava fotoğrafı ve tahdit haritasında gösterildiği gibi taşınmazın orman sayılmayan yer olup (B) harfli kısmın eylemli orman olduğu, (A) harfli kısmın tarla olarak kullanıldığı, 04.07.2014 havale tarihli ziraat bilirkişisinden alınan raporda ise; ilk bozmada ağaçların dağılımının gösterilmesi istendiğinden bu yönde inceleme yapılmış olup taşınmaz üzerinde 2 adet ceviz, 1 adet aşılı armut, 15 adet çam ve 5 adet ahlat ağacı olduğu bu ağaçların dağılımının ise ekli krokiye göre tamamının (A) harfli kısım üzerinde gösterildiği görülmüştür. Görüldüğü üzere; bozmalar öncesinde alınan her iki keşif sonrası raporların hiç birinde taşınmazın eylemli durumuna ilişkin hava fotoğrafı üzerinde gösterim yapılmamıştır. Yine taşınmaz üzerindeki ağaç dağılımını gösterir 04.07.2014 havale tarihli ziraat bilirkişi raporuna ekli kroki ile ağaçların (A) harfli kısım üzerinde kaldığı, diğer bilirkişi raporlarında ise ağaçların (B) harfli kısmın üzerinde kaldığı ve bu kısmın eylemli orman olduğu belirtildiği halde Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. O halde; Mahkemece son bozma sonrasında az yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları dışında başkaca çelişkileri giderici eylemli durumu gösterir denetlemeye elverişli rapor alınmayarak eksik araştırma inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı