Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/4769 E., 2025/957 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4769 E., 2025/957 K. (11.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4769
Karar No
2025/957
Karar Tarihi
11.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4769 E. , 2025/957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/690 E., 2024/956 K. KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/52 E., 2022/214 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Karabük ili Eskipazar ilçesi Hamamlı köyünde bulunan 121 ada 7 parsel sayılı 2144,68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Kadastro tutanağı askı ilan süresi içerisinde tespite itiraz davası açılmaması nedeniyle 23.07.2007 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiştir. 12.04.2018 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu'na (6292 sayılı Kanun) göre davalı ...'a satış yapılarak adı geçenin adına tescil edilmiştir. Davacı Hazine, yapılan satışın yolsuz olduğu iddiası ile dava açmış, davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; özetle " 6292 sayılı Kanun kapsamındaki Hazineye ait tarım arazilerinin 31.12.2011 tarihi itibarıyla, 4706 sayılı Kanun kapsamındaki Hazineye ait tarım arazilerini ise 30.03.2014 tarihi itibariyle; en az üç yıldan beri kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları, en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kullanan ve kullanımı halen devam eden kullanıcıları ile kullanım şartı aranmaksızın paydaşları (hissedarları); kanuni süre içinde başvurmaları ve tespit ve tebliğ edilen satış bedelini itiraz etmeksizin kabul etmeleri koşuluyla doğrudan satın alma hakkından yararlanabileceği, somut dosyada; mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişiler ve tanık beyanları, teknik bilirkişi raporları, dosya arasına alınan yazı cevapları ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 22.06.2009 tarihli tespit tutanağında taşınmazın davalı ...'ın şagilinde olduğunun tespit edildiği ve yine hem kadastro çalışmaları zamanında tutulan kadastro tutanağından hem de orman mühendisi bilirkişinin sunduğu 27.09.2021 havale tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere dava konusu olan taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1972 ve 1982 tarihli hava fotoğraflarına göre kısmen sürüldüğü, 1998 ve 2015 tarihli hava fotoğraflarına göre ise tamamının sürüldüğü, davalının uzun yıllar boyunca en azından kanunca belirlenen 31/12/2011 tarihine kadar tarımsal amaçlı zilyetliğini devam ettirdiği, 2015 yılı hava fotoğrafına göre tamamının sürüldüğü, 2019 tarihli hava fotoğrafına göre ise önceki yıllarda sürülmüş olup görüntü tarihinde kısmi sürüldüğünün anlaşılması karşısında davalının tarımsal amaçlı zilyetliğini terk etmediği ve devam ettirdiği, bu nedenlerle dava konusu olan taşınmazın satış işleminin 6292 sayılı Kanundaki ve bu kanunla bakanlığa tanınan yetki kapsamında çıkartılan 355 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğindeki satış şartlarını sağladığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir, Davacı Hazine vekilinin hükmü istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; özetle "Dava konusu taşınmazın devrine esas olan hukuki işlem, 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup söz konusu satış işlemi (idari işlem) ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığından yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, diğer taraftan 6292 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi gereği; iş bu kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedelinin kanuni faiziyle iade edileceği, devir ve iade edilenlerin ise bedelsiz olarak geri alınacağı düzenlemesi mevcut olup taşınmazın hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gereken yerlerden olduğunun değerlendirilmesi halinde bu madde kapsamında idari işlemin iptali ile satışın geri alınabileceği ancak Hazinenin satışına dayanan idari işlem ortadan kaldırılmadıkça davanın dinlenmeyeceği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2023/6636 Esas ve 2024/2460 Karar, 2023/6634 Esas ve 2024/2134 Karar, 2023/6640 Esas ve 2024/2133 Karar sayılı onama ilamlarının bu konuda emsal oluşturduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, işbu karar da davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, taşınmazın 6292 sayılı yasaya dayalı olarak yapılan satış sonucunda adına tapu kaydı oluşan ...'a gönderilen "81623412-400..." sayılı belgede de açıkça hem satış işleminin iptali hem de idari yoldan Hazine adına tescili için Eskipazar Tapu Müdürlüğünde muvafakat etmesinin istendiğine diğer bi anlatımla İdare tarafından Kaymakamlık Makamının "olur" unu da içeren satış işleminin geri alındığına dair bir işlem tesis edilmediğine göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı