8. Hukuk Dairesi 2023/4234 E. , 2025/996 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/36 E., 2023/130 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; davanın niteliği itibariyle duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı 12.03.2008 tarihinden itibaren 19.05.2010 tarihine kadar taşınmazın sınırına duvar ördürmek, taşınmazda bulunan zeytinlerin para vererek bakımını yaptırmak, üzerindeki zeytinleri toplatmak, aşılatmak, taşınmaz hakkında ecrimisil ödemek şeklinde subut bulan fiili kullanımının davacılara ait olduğu, bu zaman zarfında davalı ...’ün fiili bir kullanımının bulunmayıp, davacıların bu zaman zarfındaki kullanımına engel olmak için hukuki bir girişimde de bulunmadığı, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, davacıların kullanıcı şerhine yönelik davalarının kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddedilmesinin ve ayrıca çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde kullanıcı şerhinin yanı sıra 'mera komisyonunca 22.01.2010 tarihli yazılarına göre mera olarak tahsisi yapılmıştır' şerhinin de bulunduğu, ilk derece mahkemesince hüküm yerinde 3.bent olarak mera şerhinin iptaline ilişkin bir dava ve talep bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş ise de, davacılar vekilince 12.10.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle bu şerhin de iptali istendiği halde bu ıslah talebi gözden kaçırılmak suretiyle talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin ..." isabetsizliğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... taşınmazın 12.03.2008 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı, 19.05.2010 tarihine kadar taşınmazın sınırına duvar ördürmek, taşınmazda bulunan zeytinlerin para vererek bakımını yaptırmak, üzerindeki zeytinleri toplatmak, aşılatmak, taşınmaz hakkında ecrimisil ödemek şeklinde subut bulan fiili kullanımının davacılara ait olduğu, davalı ...’ün fiili bir kullanımının bulunmayıp, davacıların kullanımına da engel olmadığı anlaşıldığına göre, kullanıcı şerhine yönelik talebin kabulüne, dava konusu taşınmazın mera komisyonun 22.01.2010 tarihli kararı ile Ek - 4 üncü maddesine dayalı olarak yapılan kullanım kadastrosundan önce mera olarak tahsis edildiği, mera vasfından çıkartılması yönünden bir davanın olmadığı, bu dava ile taşınmaz vasfının değiştirilemeyeceği ..." gerekçesiyle mera şerhinin iptali talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ...' ün temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar ve davalı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcı olarak mahsubuna, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8a160c41e538a7a3 f62bf16ce2557b30
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4234 E., 2025/996 K. (11.02.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4234
- Karar No
- 2025/996
- Karar Tarihi
- 11.02.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6452 E., 2025/960 K. 11.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4769 E., 2025/957 K. 11.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4673 E., 2025/1015 K. 11.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4721 E., 2025/998 K. 11.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4003 E., 2025/911 K. 10.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/760 E., 2025/912 K. 10.02.2025