Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3955 E., 2025/4799 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3955 E., 2025/4799 K. (23.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3955
Karar No
2025/4799
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/3955 E. , 2025/4799 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/28 E., 2024/33 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bingöl ili ... ... köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 78 parsel 2129,55 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla davalılar adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içerisinde dava açıldığından tespit kesinleşmemiştir. Davacı Hazine dava dilekçesinde özetle, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği iddiasıyla Bingöl ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 5 nolu parsel, 104 ada 15 nolu parsel, 108 ada 22 nolu parsel, 109 ada 27, 72, 88, 78, 65 nolu parselin davalılar adına yapılan tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında parsel sayısının fazla olması nedeniyle çekişmeli parsel yönünden dava tefrik edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 109 ada 72 nolu parselin tespitinin iptaliyle ham toprak olarak Hazine adına tespit ve tapuya tesciline; çekişmeli 109 ada 65 nolu parselin tespit gibi tapuya tesciline; çekişmeli 101 ada 5 parsel, 104 ada 15 parsel, 108 ada 22 parsel, 109 ada 27, 88, 78 parsellerin tespit maliki ... ölü olduğundan yapılan tespitin iptali ile 240 pay kabul edilerek davalılar adına hisseleri oranında tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 2021/8176 Esas ve 2022/5977 Karar sayılı ilamıyla; "hükme dayanak yapılan ziraat ve orman bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların eğiminden bahsedilmiş ise de eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmamış, taşınmazların niteliğinin saptanması bakımından taşınmazların bulunduğu yeri kapsar en eski tarihli dahil stereoskopik hava fotoğraflarının tamamı üzerinde usulünce inceleme yapılmamış, çekişmeli taşınmazlara ilişkin fotometrik ve fotogrametrik paftalar getirtilmemiş, keşif sırasında çekilecek yakın plan ve panoramik fotoğraflardan yararlanılmamış, temyize konu 101 ada 5 parsel, 104 ada 15 parsel, 108 ada 22 parsel, 109 ada 27 parsel, 109 ada 78 parsel ve 109 ada 88 parsel yönünden sadece 1957 memleket haritası incelenmiş, 109 ada 65 parsel yönünden ise 1985 memleket haritası ve 1984 hava fotoğrafının incelenmesi ile yetinilmiş kaldı ki bu hava fotoğrafıda rapor ekinde olmadığından denetlenememiş, temyize konu 108 ada 65 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağında yüzölçümü yazılmadığı halde Mahkeme hükmünde yüzölçüm hanesi doldurulmamış, taşınmazların çevresinin fiili durumunun ne olduğu raporlarda açıklanmamış, çekişmeli taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parsel olup olmadığı varsa bu komşu parsellerin kadastro tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve oluşmuş ise tapu kayıtları getirtilerek mahalline uygulanarak bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş olup soyut içerikli ve denetime elverişsiz teknik bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmadığı" şeklindeki gerekçelerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davaya konu edilen 109 ada 78 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak; yapılan keşifte parselin üzerinin çayır otlarıyla kaplı olduğu, kuzeyinde yol bulunduğu, yol haricindeki sınırlarının tel örgü ve çeperle çevrili olduğu, oldukça düzlük bir arazi olduğu, keşif tarihi itibariyle otlarının biçilmiş olduğunun görülmüş olması, bu surette çayır olarak kullanımına ve imarına dair gözlemde bulunulmuş olması, keşifte beyanlarına başvurulan mahalli ve tespit bilirkişilerinin ittifakla, parselin ..., ... ve ...'a ait olduğu, yerin tarla olarak kullanıldığı, son 15-20 senedir tarla olarak kullanılmadığı, otu biçilmek suretiyle kullanıldığına dair beyan vermiş olmaları, fotogrametri bilirkişi raporunda 109 ada 78 nolu parselin 1976, 1984 tarihli hava fotoğrafların incelenmesinde taşınmazda tarımsal faaliyet görüldüğü, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazda imar ihya olduğu, özel mülkiyete elverişli olduğu yolunda görüş bildirilmiş olması, orman bilirkişisi raporunda taşınmazın orman sayılmayan alanlardan olduğu yolunda görüş bildirilmiş olması karşısında; taşınmazda 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz kazanma şartlarını sağlayacak süre ve mahiyette tespit maliklerinin ve mirasçılarının zilyetliklerinin olduğu, taşınmazın orman olmayıp özel mülkiyete elverişli olduğu gerekçeleriyle davacı ... Hazinesinin davasının reddine, Bingöl ili ... ilçesi ... köyü 109 ada 78 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin bir kısım tespit maliklerinin ölü olması sebebiyle iptali ile; taşınmazın 2129,55 m² yüzölçümü ve (tarla) vasfıyla mirasçıların payları oranında tesciline karar verilmiştir. Karar davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1258ced42eb06ffb 1e35158d6150af57 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/3955 E. , 2025/4799 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/28 E., 2024/33 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bingöl ili ... ... köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 78 parsel 2129,55 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla davalılar adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içerisinde dava açıldığından tespit kesinleşmemiştir. Davacı Hazine dava dilekçesinde özetle, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği iddiasıyla Bingöl ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 5 nolu parsel, 104 ada 15 nolu parsel, 108 ada 22 nolu parsel, 109 ada 27, 72, 88, 78, 65 nolu parselin davalılar adına yapılan tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında parsel sayısının fazla olması nedeniyle çekişmeli parsel yönünden dava tefrik edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 109 ada 72 nolu parselin tespitinin iptaliyle ham toprak olarak Hazine adına tespit ve tapuya tesciline; çekişmeli 109 ada 65 nolu parselin tespit gibi tapuya tesciline; çekişmeli 101 ada 5 parsel, 104 ada 15 parsel, 108 ada 22 parsel, 109 ada 27, 88, 78 parsellerin tespit maliki ... ölü olduğundan yapılan tespitin iptali ile 240 pay kabul edilerek davalılar adına hisseleri oranında tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 2021/8176 Esas ve 2022/5977 Karar sayılı ilamıyla; "hükme dayanak yapılan ziraat ve orman bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların eğiminden bahsedilmiş ise de eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmamış, taşınmazların niteliğinin saptanması bakımından taşınmazların bulunduğu yeri kapsar en eski tarihli dahil stereoskopik hava fotoğraflarının tamamı üzerinde usulünce inceleme yapılmamış, çekişmeli taşınmazlara ilişkin fotometrik ve fotogrametrik paftalar getirtilmemiş, keşif sırasında çekilecek yakın plan ve panoramik fotoğraflardan yararlanılmamış, temyize konu 101 ada 5 parsel, 104 ada 15 parsel, 108 ada 22 parsel, 109 ada 27 parsel, 109 ada 78 parsel ve 109 ada 88 parsel yönünden sadece 1957 memleket haritası incelenmiş, 109 ada 65 parsel yönünden ise 1985 memleket haritası ve 1984 hava fotoğrafının incelenmesi ile yetinilmiş kaldı ki bu hava fotoğrafıda rapor ekinde olmadığından denetlenememiş, temyize konu 108 ada 65 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağında yüzölçümü yazılmadığı halde Mahkeme hükmünde yüzölçüm hanesi doldurulmamış, taşınmazların çevresinin fiili durumunun ne olduğu raporlarda açıklanmamış, çekişmeli taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parsel olup olmadığı varsa bu komşu parsellerin kadastro tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve oluşmuş ise tapu kayıtları getirtilerek mahalline uygulanarak bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş olup soyut içerikli ve denetime elverişsiz teknik bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmadığı" şeklindeki gerekçelerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davaya konu edilen 109 ada 78 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak; yapılan keşifte parselin üzerinin çayır otlarıyla kaplı olduğu, kuzeyinde yol bulunduğu, yol haricindeki sınırlarının tel örgü ve çeperle çevrili olduğu, oldukça düzlük bir arazi olduğu, keşif tarihi itibariyle otlarının biçilmiş olduğunun görülmüş olması, bu surette çayır olarak kullanımına ve imarına dair gözlemde bulunulmuş olması, keşifte beyanlarına başvurulan mahalli ve tespit bilirkişilerinin ittifakla, parselin ..., ... ve ...'a ait olduğu, yerin tarla olarak kullanıldığı, son 15-20 senedir tarla olarak kullanılmadığı, otu biçilmek suretiyle kullanıldığına dair beyan vermiş olmaları, fotogrametri bilirkişi raporunda 109 ada 78 nolu parselin 1976, 1984 tarihli hava fotoğrafların incelenmesinde taşınmazda tarımsal faaliyet görüldüğü, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazda imar ihya olduğu, özel mülkiyete elverişli olduğu yolunda görüş bildirilmiş olması, orman bilirkişisi raporunda taşınmazın orman sayılmayan alanlardan olduğu yolunda görüş bildirilmiş olması karşısında; taşınmazda 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz kazanma şartlarını sağlayacak süre ve mahiyette tespit maliklerinin ve mirasçılarının zilyetliklerinin olduğu, taşınmazın orman olmayıp özel mülkiyete elverişli olduğu gerekçeleriyle davacı ... Hazinesinin davasının reddine, Bingöl ili ... ilçesi ... köyü 109 ada 78 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin bir kısım tespit maliklerinin ölü olması sebebiyle iptali ile; taşınmazın 2129,55 m² yüzölçümü ve (tarla) vasfıyla mirasçıların payları oranında tesciline karar verilmiştir. Karar davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1258ced42eb06ffb 1e35158d6150af57 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı