8. Hukuk Dairesi 2024/3739 E. , 2025/5412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1449 E., 2024/464 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda kestane korusu vasfıyla davalılar adına kayıtlı bulunan ... ili ... ilçesi ... köyü 356 parsel sayılı 39.650 m² yüzölçümündeki taşınmazın, yörede 1975 yılında ilan edilen orman kadastrosu sonucunda kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını ve eylemli orman olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapu kaydındaki tüm şerh, beyan ve irtifaklar kaldırılarak taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve davalıların müdahalelerinin önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazın 1975 tarihli orman kadastro çalışmasına ilişkin tahdit haritasında doğusundaki az bir kısmının orman sınırları dışarısında kaldığı, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında taşınmazın tamamının orman sayılan yerler içerisinde olduğu, taşınmazın tamamı üzerinde fiili olarak orman ağaçlarının bulunduğu, %40 - %80 oranları arasında kapalılık oluşturduğu, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin bilirkişi raporları, taşınmazın eskiden beri orman olduğuna ilişkin mahalli bilirkişi beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak, davanın açıldığı tarihte konusu taşınmazın davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu, bu durumda davalıların haksız bir tasarruf ve elatmasından söz edilemeyeceği göz önünde bulundurularak elatmanın önlenmesi talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, anılan bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği açıklanarak, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2017/258 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü 356 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapu kaydındaki tüm şerh, beyan ve irtifakların kaldırılarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, elatmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı ... İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler usul ve kanuna uygun olup, davalıların çekişmeli taşınmazdaki tapu kaydına dayalı olarak kullanımlarının haksız elatma mahiyetinde olmadığı belirlenerek Orman İdaresinin elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre davacı ... İdaresi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davacı ... İdaresinin, elatmanın önlenmesi talebinin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalılar vekilinin, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davacı ... İdaresinin, yalnızca 1975 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sonucu kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan taşınmaz bölümüne yönelik tapu iptali ve tescil talep edebileceği, kesinleşmiş orman sınırları dışarısında kalan bölüm yönünden, orman kadastrosunun ilan edilmesinden ve Orman İdaresi yönünden hak düşürücü sürelerin geçmesinden sonra, davacı ... İdaresinin, taşınmazın evveliyatı itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu veya taşınmazın eylemli durumunun orman vasfında bulunduğu iddiasıyla dava açma hakkı bulunmadığı kabul edilmektedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1975 tarihinde yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmaz, orman sınırları dışarısında bırakılmış ise Orman İdaresince hak düşürücü süre içerisinde orman kadastrosuna itiraz edilerek taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasının talep edilmesi gerekmekte olup, bu süreler geçtikten sonra Orman İdaresi yönünden bağlayıcı olan orman kadastrosu sonucu oluşan orman sınırları kesinleşeceğinden, Orman İdaresinin, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle orman sayılan yerlerden olduğuna veya orman kadastrosu kesinleştikten sonra eylemli orman haline dönüştüğüne dair iddialarla dava açma hakkı bulunmamaktadır. 3. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte; orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı tespit edilerek çelişki bulunmakta ise, çekişmeli parsel yönünden, tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve böylelikle, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan bölümleri belirlenerek bu bölümler yönünden davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kalan bölümleri yönünden ise davacı ... İdaresinin davasının reddine karar verilmelidir. 4. Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak, taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile orman kadastrosu çalışmalarında harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde tutanaklara değer verileceği, çekişmeli taşınmaza ilişkin orman kadastro tutanaklarına göre 6. O.S ile 7. O.S noktaları arasının doğru düz hat şeklinde gittiği belirtildiği, kırık yaptığı belirtilmediği, dosya içerisine gelen komşu tapu kayıtları ve kadastro tutanakları da orman kadastro tutanak içeriğini desteklediği gerekçesiyle davanın kısmen kabülü ile kısmen reddine; ... ili ... ilçesi ... köyü eski 356 parsel yeni 3 43... parsel sayılı taşınmazda bilirkişi kurulunun 29.12.2023 havale tarihli ek heyet raporunda 38.728,18 m² olarak gösterilen tapu kaydının iptali ile bu kısımdaki tüm şerh, beyan ve irtifakların kaldırılarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan kısma ilişkin talebin ve elatmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu beyan etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı istemine ilişkindir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince orman kadastro tutanaklarının uygulanması suretiyle taşınmazın kısmen orman sınırları içinde kaldığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, Mahkemece itibar edilmeyen orman bilirkişi raporunda orman kadastro tutanaklarının orman ile fındık bahçelerinin sınırlarını takip ettiği, taşınmazın tamamının 1944, 19 55... hava fotoğraflarında orman olarak göründüğü ve tutanaklarda belirtilen fındık bahçesinin taşınmazın içerisinde kalmaması sebebiyle orman kadastro tutanaklarına göre taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, orman kadastro haritasındaki çizimin hatalı olduğu ve 22-a çalışmaları sonucu taşınmazın tamamının orman sınırları içinde kaldığı belirtilmesine rağmen, 1948 yılında yörede yapılan orman tahdidine ilişkin tüm evraklar ile sonraki tarihte yapılan 22-a çalışmalarına ait bilgi ve belgeler getirtilerek orman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlere neden itibar edilmediği denetlemeye elverişli şekilde açıklanmamış ve bu suretle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. O halde Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da belirtildiği üzere Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 19 48... yıllarında yapıldığı anlaşılan orman tahdidi ile aplikasyon çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, yine yörede yapılan 22-a uygulama çalışmalarına ait bilgi ve belgeler eksiksiz olarak temin edilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan 1944 tarihli ve 1966 tarihli hava fotoğraflarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına ve tahdit tutanaklarındaki anlatımlara değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, 22-a uygulama çalışmaları sonucu oluşan güncel durum da dikkate alınmak suretiyle toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 322bf5e8d7bb9868 3653819b80522f5b