8. Hukuk Dairesi 2024/3166 E. , 2025/5413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/102 E., 2024/437 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/476 E., 2018/168 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA ... ili ... ilçesi ... köyü 1 37... parsel sayılı taşınmaz, tapuda davalı gerçek kişilerin mirasbırakanları adına kayıtlıdır. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ve özel mülke konu olamayacağını belirterek tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuştuır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; ölü kişiye karşı dava açılamaycağı gerekçesiyle "... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve 2017/476 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 ve 355.maddeleri uyarınca kaldırılmasına, davanın HMK’nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usulden reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "Dosya kapsamına göre eldeki davanın, davacı Hazine tarafından 2017 tarihinde tapu maliki aleyhine açıldığı ve dosyaya sunulan veraset ilamından tapu malikinin 2013 tarihinde öldüğünün anlaşıldığı ve bunun üzerine mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ölü kişiye karşı açıldığı gerekçesiyle davanın pasif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesinde “(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı olarak gösterilen ...'ın 18.04.2013 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı ve 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesindeki düzenlemenin somut olaya uygulanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan Kanun maddesi hükmü göz önüne alındığında bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; her ne kadar, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 28. maddesinin buyurucu nitelikteki hükmüyle açıklanmış ve yine 04.05.1978 tarihli ve 4/5 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince de ölü kişi aleyhine dava açılması mümkün olmadığı gibi ıslahla dahi hasım değiştirilemeyeceği ve ölenin mirasçılarının davaya dahil edilerek çekişmenin çözümlenmesine hukuken olanak bulunmayacağı belirtilmiş ise de, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi ile, usul ekonomisi düşünülerek değişik durumlara göre taraf değiştirilmesine olanak sağlanmıştır. Bu itibarla; eldeki davada, çekişmeli 1 37... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, kayıt malikinin ölü olduğuna dair bir şerh bulunmadığına göre, davacı Hazinenin dava dilekçesinde davalı olarak kayıt malikini göstermiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı değerlendirilerek, yargılama sırasında mirasçılarının davaya katılımlarının sağlandığı da gözetilmek suretiyle, işin esasına girilmesi ve tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın, ölü kişiye karşı açıldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9795d26e3a060ca0 75a0cae9fa02aeb7