Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3229 E., 2025/4535 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3229 E., 2025/4535 K. (16.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3229
Karar No
2025/4535
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/3229 E. , 2025/4535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/912 E., 2024/700 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/920 E., 2020/561 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 1965 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, 2003 yılında ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunduğu, tapulama çalışmalarının ise 766 sayılı Kanun kapsamında 1968 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1965 yılında orman kadastrosunun yapıldığını, 27.09.2003 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olmayacağını, el değiştirmelerin hükümsüz olduğunu bu nedenlerle Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 1300 parsel numaralı taşınmazı tapusunun iptali ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın orman vasfında olmadığını, uzun yıllar dava açmadıklarını aradan zaman geçtikten sonra dava açmalarının kötüniyet olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını, kadastro mahkemelerinin görevli olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazda ilk orman kadastrosunun 1965 yılında yapılıp kesinleştiği, 2/B uygulamasının 27.09.2003 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen orman kadastrosuna göre dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kaldığı, memleket haritasının incelenmesinde taşınmazın eylemli hali ile uyuşmadığı, taşınmazın eğiminin %35-40 civarında olduğu, ekilip biçilmediği, toprak yapısının killi ve kumlu olduğu, meşe ağaçlarıyla kapalı olduğu, ağaçların 25-30 yaşlarında ve 15-30 cm çaplarında olduğu, net-cad programı kullanılarak yapılan incelemede parselin tamamının orman sınırları içerisinde kaldığı, evveliyatının orman niteliğinde olduğu anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesi, 1300 parsel (yeni 296 ada, 17 parsel) sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı