8. Hukuk Dairesi 2024/3197 E. , 2025/4569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1708 E., 2024/138 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/83 Esas, 2022/218 Karar Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında yapılan ve 19.06.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi, 1964 yılında 5602 sayılı Kanuna göre yapılan tapulama çalışması ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp 19.11.2015 tarihinde ilan edilen, aplikasyon, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ve tüm bu ormanlarda yapılan (2/B) madde uygulaması yapıldığı, çekişmeli taşınmazın fundalık olarak tescil harici bırakıldığı, yörede 2023 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) (22/A) maddesine göre yapılan kadastro çalışmasında, dava konusu taşınmazın İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 434 ada 50 parsel olarak mülkiyet hanesi boş bırakılarak davalı olarak tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde yaklaşık 3.500 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapusuz olduğunu, ormanla ilgisinin olmadığını, uzun yıllar dava dışı Havana Altıparmak tarafından tarım arazisi olarak nizasız fasılasız kullanıldığını, 20.11.1996 tarihinde davacının eşi ... tarafından satın alındığını, dava konusu taşınmazın 15.05.2000 tarihinde eşi Hatice tarafından davacıya devredildiğini, davacının taşınmazı meyve bahçesi haline getirdiğini, taşınmazda davacının bir su kuyusu ve kargir binası ile elektrik abonesinin olduğunu, taşınmaz için her yıl davacı tarafından ecrimisil ödendiğini, dava dışı Havana Altıparmak'ın zilyetliği ile birlikte taşınmazın 60 yıldan fazla bir zamandır malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın davac adına tescilini istemiş; davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı lehine zilyetlikten kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi köy civarı mevkinde bulunan, doğusu çıkmaz sokak, kuzeyi ... asfalt yolu, batı ve güneyi tescil harici yerlerle çevrili olan ve 02.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.449,60 metrekare büyüklüğündeki tapusuz taşınmazın davacı adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın ... vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan keşfe katılan teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın, 08.10.2012 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Planında, Tahtalı Barajı Su Toplama Havzası Uzun Mesafeli Koruma Alanı içinde kaldığının bildirilmesine rağmen, ilgisine göre İZ-SU Genel Müdürlüğü ve/veya ...'nün ilgili kamu kurumu sıfatıyla davaya dahil edilmeleri gerektiği, dava konusu taşınmazın nazım imar planı veya uygulama imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, imar planı kapsamında ise, imar planının hangi tarihte onaylanıp kesinleştiği hususu ilgili Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığından belgeleri ile sorulup tespit edilmesi, dava tarihinden önce imar planına alındığının tespiti halinde zilyetlik araştırması için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; davacı lehine zilyetlikten kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi köy civarı mevkinde bulunan, doğusu çıkmaz sokak, kuzeyi ... asfalt yolu, batı ve güneyi tescil harici yerlerle çevrili olan ve 02.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.449,60 metrekare büyüklüğündeki tapusuz taşınmazın davacı adına tarla vasfıyla tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı lehine imar ihya ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin tüm istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemece verilen karar, usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) İlk Derece Mahkemesince Mahkemede görülmesi gerekir. Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, Kadastro Mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Tutanak kesinleştikten sonra Kadastro Mahkemesinin görevi sona erer. 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince “Kadastro müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tesbiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.”. davalı taşınmaz mal tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesinde de bu tür yerler için kadastro tespit tutanağının ne şekilde düzenleneceği belirlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur. Kadastro Kanunu'nun 26/C madde hükmüne göre ise, "Kadastro mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca kadastro mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip karara bağlar.”. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur. Somut olayda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede, davanın devamı sırasında, 3402 sayılı Kanunun Ek 5. maddelerine göre 2023 yılında kadastro çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, eldeki dava kadastro tespitine itiraz mahiyetinde bir dava olup İlk Derece Mahkemesince, dosyanın görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9c4c6970600dee1f 9252873bc14c958d This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/3197 E. , 2025/4569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1708 E., 2024/138 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/83 Esas, 2022/218 Karar Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında yapılan ve 19.06.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi, 1964 yılında 5602 sayılı Kanuna göre yapılan tapulama çalışması ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp 19.11.2015 tarihinde ilan edilen, aplikasyon, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ve tüm bu ormanlarda yapılan (2/B) madde uygulaması yapıldığı, çekişmeli taşınmazın fundalık olarak tescil harici bırakıldığı, yörede 2023 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) (22/A) maddesine göre yapılan kadastro çalışmasında, dava konusu taşınmazın İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 434 ada 50 parsel olarak mülkiyet hanesi boş bırakılarak davalı olarak tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde yaklaşık 3.500 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapusuz olduğunu, ormanla ilgisinin olmadığını, uzun yıllar dava dışı Havana Altıparmak tarafından tarım arazisi olarak nizasız fasılasız kullanıldığını, 20.11.1996 tarihinde davacının eşi ... tarafından satın alındığını, dava konusu taşınmazın 15.05.2000 tarihinde eşi Hatice tarafından davacıya devredildiğini, davacının taşınmazı meyve bahçesi haline getirdiğini, taşınmazda davacının bir su kuyusu ve kargir binası ile elektrik abonesinin olduğunu, taşınmaz için her yıl davacı tarafından ecrimisil ödendiğini, dava dışı Havana Altıparmak'ın zilyetliği ile birlikte taşınmazın 60 yıldan fazla bir zamandır malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın davac adına tescilini istemiş; davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı lehine zilyetlikten kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi köy civarı mevkinde bulunan, doğusu çıkmaz sokak, kuzeyi ... asfalt yolu, batı ve güneyi tescil harici yerlerle çevrili olan ve 02.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.449,60 metrekare büyüklüğündeki tapusuz taşınmazın davacı adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın ... vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan keşfe katılan teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın, 08.10.2012 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Planında, Tahtalı Barajı Su Toplama Havzası Uzun Mesafeli Koruma Alanı içinde kaldığının bildirilmesine rağmen, ilgisine göre İZ-SU Genel Müdürlüğü ve/veya ...'nün ilgili kamu kurumu sıfatıyla davaya dahil edilmeleri gerektiği, dava konusu taşınmazın nazım imar planı veya uygulama imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, imar planı kapsamında ise, imar planının hangi tarihte onaylanıp kesinleştiği hususu ilgili Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığından belgeleri ile sorulup tespit edilmesi, dava tarihinden önce imar planına alındığının tespiti halinde zilyetlik araştırması için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; davacı lehine zilyetlikten kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi köy civarı mevkinde bulunan, doğusu çıkmaz sokak, kuzeyi ... asfalt yolu, batı ve güneyi tescil harici yerlerle çevrili olan ve 02.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.449,60 metrekare büyüklüğündeki tapusuz taşınmazın davacı adına tarla vasfıyla tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı lehine imar ihya ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin tüm istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemece verilen karar, usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) İlk Derece Mahkemesince Mahkemede görülmesi gerekir. Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, Kadastro Mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Tutanak kesinleştikten sonra Kadastro Mahkemesinin görevi sona erer. 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince “Kadastro müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tesbiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.”. davalı taşınmaz mal tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesinde de bu tür yerler için kadastro tespit tutanağının ne şekilde düzenleneceği belirlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur. Kadastro Kanunu'nun 26/C madde hükmüne göre ise, "Kadastro mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca kadastro mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip karara bağlar.”. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur. Somut olayda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede, davanın devamı sırasında, 3402 sayılı Kanunun Ek 5. maddelerine göre 2023 yılında kadastro çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, eldeki dava kadastro tespitine itiraz mahiyetinde bir dava olup İlk Derece Mahkemesince, dosyanın görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9c4c6970600dee1f 9252873bc14c958d ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3197 E., 2025/4569 K. (16.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3197
- Karar No
- 2025/4569
- Karar Tarihi
- 16.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3680 E., 2025/4546 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4642 E., 2025/4557 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1440 E., 2025/4558 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5945 E., 2025/4522 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6011 E., 2025/4521 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/718 E., 2025/4570 K. 16.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı