Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3071 E., 2025/4563 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3071 E., 2025/4563 K. (16.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3071
Karar No
2025/4563
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/3071 E. , 2025/4563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1252 E., 2024/86 K. Birleşen 2020/390 Esas sayılı dosya İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/380 E., 2021/624 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı, asli müdahil ve birleşen dosya davacılarının davalarının reddine, asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar asli müdahil ... vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil ... vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında 1983 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca yapılan tapulama çalışmalarında taşınmazın bulunduğu alanın "orman olduğu gerekçesiyle tapulama harici" olarak bırakıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu Geçici 8. maddesi kapsamında 02.07.2020 tarihinde yapılan kadastro sonucunda dava konusu 113 ada 214 parselin 3177,29 m² yüzölçümüyle, senetsizden, tarla vasfıyla Ahmet oğlu ..., ..., ... ve ... adına tespit edildiği, tespite karşı kadastro komisyonu nezdinde itiraz edildiği, komisyonca itirazın reddedilerek 28.08.2020-28.09.2020 tarihleri arasında askı ilanına alındığı anlaşılmıştır. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 113 ada 214 parsel sayılı taşınmazın ..., ..., ... ve ... adına tespit edildiğini ancak taşınmazın zilyetliğinin babasından miras yoluyla kaldığını, kendisinin de hissesi olduğunu ileri sürerek tespitin iptaliyle eşit hisselerle tespit ve tescilini istemiştir. Birleşen dosya davacıları ... ve ... dava dilekçesinde; kendi kullanımlarında olan 1500 metrekarelik taşınmazlarının kendi adlarına tespit edilmesi gerekirken dava konusu Antalya ili ... İlçesi ... Mahallesi 113 ada 214 parsel sayılı taşınmaza eklenerek 3177,29 metrekare olarak davalılar adına tespit edildiğini, hatalı yapılan ölçümün iptali ile 214 parseldeki 1500 metrekarenin adlarına tescilini istemiştir. Asli müdahil ... vekili 20.01.2021 tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazı müvekkili tarafından yıllardır kullandığını, davalılar ve diğer davacılarla ilgili olmadığını, taşınmazın yol seviyesinden düşük olduğunu, müvekkili tarafından hafriyat dökülerek düzleştirildiğini, müvekkiline ait dükkanlarının olduğunu, kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tescil edilmesini talep etmiştir. Asli müdahil Hazine vekili 10.02.2021 tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazineye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastrosu yapılırken kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasurrufu altında sayılan yerlerden olduğunu belirterek davalılar adına olan tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu taşınmazın boş kullanımsız halde olduğu, kullanıma ilişkin herhangi bir emarenin bulunmadığı, keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişileri ile davacı ve davalı tanıkları dava konusu taşınmazda 1990lı yıllardan beri ...'e ait ev ve dükkan şeklinde yapı olduğunu, taşınmazın ev ve dükkan dışında kalan kısımlarının ise kullanımsız halde olduğunu, taşınmazda tarımsal faaliyet yapıldığına şahit olmadıklarını, 2015 yılında bu yapıların da belediye tarafından kaçak yapı olması sebebiyle yıkıldığını, yıkımdan sonra taşınmazın boş kaldığını beyan etmişlerdir. Bilirkişi heyet raporunda hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, dava konusu taşınmazın 1971 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde kısmen bitişiğindeki 113 ada 101 parsel ile birlikte kullanıldığını, 1981 yılı hava fotoğrafında kullanımsız bir halde bulunduğunu, 1992 ve 2002 yılı hava ve uydu görüntüsünde kısmen kullanılır halde olduğunu, 2002 yılı sonrasında ise tarımsal amaçlı olarak kullanılmayıp prefabrik yapılar yapıldığını, imar ve ihyasının tamamlanmadığı yönünde görüş bildirildiği, yurt topraklarının ekonomik bakımdan tarıma elverişli hale getirilmesi halinde imar ihyanın söz konusu olabileceği, kadastro tespit tarihi olan 2020 yılından önceki 20 yıllık sürede davacı, davalı ve asli müdahil gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanım şartlarının da gerçekleşmediği, ayrıca birleşen dosya davacıları tarafından taşınmazın kullanımlarında olduğu iddiası ile kullanıcı tespiti talep edilmekteyse de, özel mülkiyete konu taşınmazlarda zilyetlik şerhi verilmesinin mümkün bulunmadığı, bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanunun 19. madde uyarınca muhtesatın beyanlar hanesinde gösterilmesinin mümkün olduğu, somut olayda 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi ve 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. Maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastro uygulaması söz konusu olmadığına göre mahkemece kullanıcı şerhi verilmesi doğru olmadığı, dava konusu taşınmazın imar ihyası tamamlanarak çekişmesiz ve aralıksız zilyetliğin bulunmadığından müdahil Hazinenin davasının sübut bulduğu..." gerekçesiyle davacı ...'nun, asli müdahil ...'ın ve birleşen dosya davacılarının davalarının sübut bulmadığından reddine, asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne, 113 ada 214 parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme tutanağı ve kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki tespitin iptaline, taşınmazın Hazine adına kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki yüzölçüm ve niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı Asli müdahil ... vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...çekişmeli parselin 1953, 1971, 1981 ve 1992 tarihli hava fotoğrafları ile 1963, 1983 ve 1995 tarihli memleket haritası ve 2002, 2009, 2015 ve 2020 yıllarına ait uydu görüntülerine göre imar ve ihyasının yapılmadığı, yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve davacı tanıklarının anlatımlarına göre de taşınmazda tarımsal faaliyet bulunmadığı, taşınmaza dükkan yapılmasının da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği niteliğinde sayılamayacağı, dolayısıyla asli müdahil ... ve taraflar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluşmadığı belirlenerek, İlk Derece Mahkemesince asli müdahilin ...'ın davasının reddine, asli müdahil Hazinenin ise davasının kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle asli müdahil ... vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, işbu karar asli müdahil ... vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekili ve davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6b44ff17ab1aa66b d6009fa486a89ce9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı