8. Hukuk Dairesi 2024/2790 E. , 2025/4496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3439 E., 2024/1249 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/388 E., 2021/551 K. Taraflar arasında İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının mazbut ... ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; 11.06.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; ''Dosya kapsamında arz edilen tespitler, değerlendirmeler, vakfiye örnekleri, nüfus kayıtları ile diğer tüm belgelerin incelenmesi neticesinde; “734 numaralı defterin 248. sayfa 133. sırasında kayıtlı “... Vakfı"na ait 10 Zilkade 1133 H. (2 Eylül 1721 M.)” tarihli vakfın vakfiyesinden galle fazlası talep edilemeyeceği; zira ilgili vakfiyede galle fazlasının vakıf evlatlarına hak kılınmadığı, “38 numaralı Hazine defterinin 81. sayfa ve 1. sırasında kayıtlı "... Vakfı"na ait 1134 H, (1722 M.)” tarihli vakfın vakfiyesinden galle fazlasından talepte bulunmanın mümkün olduğu, “38 numaralı hazine defterinin 87. sayfa ve 3. sırasında kayıtlı ... ... ve Hanımı ...'a ait müşterek 29 Şevval 1141 H. (28 Mayıs 1729 M)” tarihli vakıf senetlerinden de galle fazlasının talep edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.'' şeklinde mütalaada bulunulduğu, dosya kamsamında denetime elverişli bilirkişi raporu ile hükme esas alınarak davanın kabulü ile davacıların "... ... Vakfı'nın galleye müstehak evladı olduklarının tespitine" karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Galle fazlasına müstehak evlat olduğunun tespiti için öncelikle vakıf evlatlığının tespiti kararı alınmasının şart olmadığı, davacıların vakıf evladı olduğu sabit olan üst soylarıyla irsiyetlerinin belirlendiği, vakfiyelerin ikisinde batın tertibi olmadan kadın ve erkek evlada galle fazlasının bırakıldığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine, 734 numaralı defterin 248. sayfa, 133. sırasında kayıtlı ... Vakfı (1133 tarihli vakfiyeye göre) galle fazlasının evlada bırakıldığına dair bir bilgi bulunmadığını, kaldı ki davacılar, vakıf evladı olduklarını ispatlasalar dahi vakfiyedeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, neticede galle alabilecek evlat olduklarının tespit edilmesi halinde ayrıca batın şartının da araştırılması gerektiğini, davacıların ancak vakıf evladiyetinin tespitinin kesinleşmesinden sonra galleye müstehikliği talep edebileceklerini, bu bakımdan davada öncelikle, galleye müstehiklik ile vakıf evladiyetinin ayrı ayrı tespiti gereken işlemler olduğu gözetilerek, söz konusu taleplerin açıklanan sebeple ayrı ayrı incelenmesi gerekmekte olmakla beraber bu incelemenin yapılmadığını, eksik tetkik ve inceleme ürünü bilirkişi raporuna dayanılarak verilen İlk Derece Mahkemesince kararı usul ve kanuna aykırı olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, birden fazla vakfiyesi bulunan vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 Sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı ... Müdürlüğünün diğer temyiz itirazları yönünden; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3. maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanunun 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. Bir vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (..., ... , İslam Hukukunda ve ... Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır. Bu genel açıklamalar sonrası dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden dava konusu mazbut ... ... Vakfına ait birden fazla vakfiye ve zeyl vakfiyenin bulunduğu, bunlardan 38 numaralı Hazine defterinin 81. sahife ve 1. sırasında kayıtlı "... Vakfı"na (... Vakfı) ait 1134 H./1722 M ( aynı vakıfla ilgili daha önce Dairemiz incelemesinden geçen dosyalarda tarihsiz olduğu belirtilen vakfiye) tarihli vakfiye ile 38 numaralı Hazine defterinin 87. sahife ve 3.sırasında kayıtlı, İstanbul'da kurulu, mazbut, ... ve ... Vakfı'na (... Vakfı) ait müşterek 29 Şevval 1141 H. (28 Mayıs 1729 M.) tarihli vakfiyelerle tesis edilen vakıflarda galle fazlası batın tertibi, kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın vakfın evlatlarına bırakıldığı, ancak 734 numaralı defterin 248.sayfa 133.sırasında kayıtlı "... Vakfı"na ait 10 Zilkade 1133 H. (2 Eylul 1721 M.) tarihli vakfiyede ise galle fazlası için "...evkâfın mahsulat ve icâratından tecdid, termin, ıslah, itmam ve vezaif ve masarıftan artan fazlayı kasabanın hâkimi ve kâtib ve nazırların marifetleri ile mütevelli emin bir mahalde muhafaza etmesini ve vâkıfın tayin eylediği masraflara sarf ettiğini vâkıfa bildirmesini şart ve beyan eyledi..." şeklinde şart getirilerek bu vakfiyede belirtilen akarlardan elde edilecek gelirin masraflardan artan fazlanın kasabanın hâkimi, kâtib ve nazırların marifetleri ile mütevellinin güvenilir bir yerde muhafaza etmesi ve vâkıfın tayin eylediği masraflara sarfettiğini vâkıfa bildirmesini şart kılmış yani bu vakfiye yönünden galle fazlasının evlada bırakılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yalnızca gallenin evlada bırakıldığı vakfiyeler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygulamada ve infazda çelişki oluşturabileceği düşünülmeden bütün vakfiyeleri kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ Açıklanan sebeplerle; A.)Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, B.1)Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2.) nolu bentte açıklanana nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (1.) bendindeki "...Vakfı'nın" kelimesinden sonra gelmek üzere " 38 numaralı Hazine defterinin 81. sahife ve 1. sırasında kayıtlı "... Vakfı"na (... Vakfı) ait 1134 H./1722 M.tarihli vakfiye ile 38 numaralı Hazine defterinin 87. sahife ve 3.sırasında kayıtlı, İstanbul'da kurulu, mazbut, ... ve ... Vakfı'na (... Vakfı) a ait müşterek 29 Şevval 1141 H. (28 Mayıs 1729 M.) tarihli vakfiyeler yönünden" ibaresinin hükme eklenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370/2. maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, B.2) Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanana nedenlerle REDDİNE, 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2670d9b65980b7e2 a336f21246de2873
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2790 E., 2025/4496 K. (04.06.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2790
- Karar No
- 2025/4496
- Karar Tarihi
- 04.06.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1928 E., 2025/4510 K. 04.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1077 E., 2025/4512 K. 04.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1894 E., 2025/4513 K. 04.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2446 E., 2025/4506 K. 04.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2964 E., 2025/4485 K. 04.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4522 E., 2025/4470 K. 03.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı