8. Hukuk Dairesi 2024/2670 E. , 2025/6780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1021 E., 2023/1445 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/282 E., 2011/463 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince ek kararla yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yargılamanın iadesini talep eden davacı ... 05.01.2023 tarihli dava dilekçesiyle; dava konusu ettiği taşınmazın imar ihya ve zilyetliğe dayalı olarak adına tapuya tescili istemiyle Kahta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, karara karşı temyiz ve karar düzeltme başvurularının da yerinde görülmediğini ve kararın kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında bilirkişilerin yönlendirme ile kanaat belirttikleri, aynı bilirkişilerin çelişkili raporlar verdiklerini ve kasten gerçeğe aykırı beyanda bulundukları ileri sürerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375/1-(f) bendi uyarınca yargılamanın iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Dosya kapsamında yapılan incelemede dava dosyasında davacı tarafından talep edilen yargılamanın yenilenmesi sebebine dayanak gösterilen ; 6100 sayılı Kanun'un 375. maddenin 1. fıkrasının f bendiyle alakalı olarak dosyaya rapor sunan bilirkişiler hakkında herhangi bir yargılamanın olmadığı ve sözü edilen bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu veya rapor sunduklarının sabit olmaması nedeniyle davacı asilin yargılamanın iadesi yönündeki talebinin yasal koşulları bulunmadığı" gerekçesiyle, davacının yargılamanın iadesi yönündeki talebinin reddine yönelik ek karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26.04.2023 tarihli ve 2023/1756 Esas ve 2023/2546 Karar sayılı ilâmıyla; "Davanın, 6100 sayılı Kanun'un 374 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi talebine ilişkin olduğu, yargılamanın iadesi talebinin önceki davadan bağımsız yeni bir dava olduğu, bu nedenle önceki kararın Yargıtay tarafından incelenmiş olmasının sonuca etkisi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının, Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başlamasından sonra 11.01.2023 tarihinde verildiği sabit olduğuna göre, kanun yoluna dair 1086 sayılı Kanun hükümlerinin değil 6100 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği" belirtilerek, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi gereğince dosyanın incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; "Somut olayda; davacı tarafça açılan tapusuz taşınmazın tesciline ilişkin davada, Kahta 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 2009/282 Esas ve 2011/463 Karar sayılı, 15.06.2011 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/13071 Esas ve 2021/10058 Karar sayılı 05.10.2021 tarihli ilâmıyla davacının temyiz itirazları yerinde görülmeyerek "usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün onanmasına" karar verildiği, karara karşı yine davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/18023 Esas ve 2022/7174 Karar sayılı 20.09.2022 tarihli ilâmıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği ve hükmün 20.09.2022 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, davacı her ne kadar, dava konusu taşınmazın imar ihya ve zilyetliğe dayalı olarak adına tapuya tescili için Kahta 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davanın reddedildiğini, karara karşı temyiz ve karar düzeltme başvurularının da yerinde görülmediğini, ret kararlarının doğru ve yerinde olmadığını, dosyanın bu şekilde kapanmasının kendisi için yıkım olduğunu, bu durumda adaletin doğru tecelli etmemiş olacağını, yargılamanın yenilenmesini 6100 sayılı Kanun'un 3 74... . Maddenin (f) bendine göre istediğini, bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını dilekçelerinde ayrıntılı açıkladığını belirtmiş ise de, 6100 sayılı Kanun'un 375/1. maddesinin f bendinde; "Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması" 375/2. maddesinde, "birinci fıkranın e, f ( Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması) ve g bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlı olduğu, delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmayacağı, bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerektiğinin belirtildiği, açıklanan bu hususlar dikkate alındığında davacının yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde sebep olarak gösterdiği 6100 sayılı Kanun'un 3 74... . maddenin (f) bendinde sayılan şartların dosyada gerçekleşmediği, İlk Derece Mahkemesinin ret gerekçesine göre de Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2670 E., 2025/6780 K. (18.11.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2670
- Karar No
- 2025/6780
- Karar Tarihi
- 18.11.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3558 E., 2025/6774 K. 18.11.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1610 E., 2025/6775 K. 18.11.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3561 E., 2025/6779 K. 18.11.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1611 E., 2025/6768 K. 18.11.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1753 E., 2025/6735 K. 17.11.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6653 E., 2025/6763 K. 17.11.2025