8. Hukuk Dairesi 2023/6071 E. , 2025/5039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/397 E., 2023/478 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği ... köyü, ... civarı mevkiinde bulunan yaklaşık 4000 m² taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 51 tahrir 46 nolu vergi kaydı sınırları içerisinde olduğunu, murisinden kendisine intikal eden taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu belirterek taşınmazın tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 18.02.2014 tarihli rapor ve krokide (B) harfiyle işaretli 1535,79 ve (C) harfiyle işaretli 2683,38 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 09.05.2019 tarihli ve 2019/1705 Esas 2019/3323 Karar sayılı kararıyla; "...Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği, dava konusu olan ve fen bilirkişinin raporunda (B) ve (C) ile gösterilen taşınmazın batısında Karadi deresi olmasına ve keşfe katılan ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda, (B) ve (C) ile gösterilen kısımların kısmen su erozyonuna maruz kalabilecek nitelikte olduğu belirtilmesine rağmen dava konusu taşınmazda jeolog bilirkişi incelemesi yapılmadığı, yine, orman mühendisi bilirkişinin raporunda, dava konusu taşınmazın ... köyü orman kadastrosu çalışma alanında kalmadığı, komşu Yazıboyu köyünde de orman kadastrosu çalışması yapılmadığından dava konusu taşınmazda orman kadastrosu çalışması yapılmadığını belirtmesine rağmen Dairenin geri çevirme kararı ile getirtilen komşu Köseli köyü orman kadastrosu haritasında dava konusu taşınmazın sarı ile boyalı alanda görülmesi nedeniyle taşınmazda orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı konusunda tereddüt oluştuğu, ayrıca, davalı Hazine vekilinin, temyiz dilekçesinde bir kısım ceza davası dosyalarından bahsederek dava konusu taşınmazda davacının zilyetliğinin çekişmesiz olmadığını belirttiği, anılan ceza davası dosyaları dosya arasında bulunmadığından ceza davalarına konu olan yer ile eldeki davaya konu taşınmazın aynı yer olup olmadığının denetlenemediği, Mahkemece, Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde belirtilen ceza davası dosyaları getirtilmesi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı Orman Yönetiminden sorularak yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, dava konusu taşınmazın bulunuğu yöreye ait en eski tarihli ve dava tarihinden 20 yıl önceki memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bir orman mühendisi, bir harita mühendisi ve bir jeoloji mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, davacının dayandığı vergi kaydı uygulanması, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle davaya konu taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanması; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilerek taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman kadastrosu çalışmasına konu olup olmadığı, olmuşsa çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritasına göre konumu gösterilmesi ve ceza davalarına konu olan yer ile aynı yer olup olmadığı belirlenmesi, ayrıca jeolog bilirkişiye inceleme yaptırılarak, taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı, derenin taşkınlarından etkilenip etkilenmediği konularında ayrıntılı rapor alınmalı ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...davacının babası ...'ın 1950 yılından ölene kadar kullandığı, babasından sonra davacının 25-30 senedir kullandığı alınan tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabittir. Alınan bilirkişi raporları ile taşınmazın orman sayılmayan yerlerden ve Devlet ormanı dışında kaldığının açıkça belirtildiği, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla da taşınmazın davacı tarafından uzun yıllar kullanıldığı; dava konusu taşınmazda (B) ile gösterilen alanın 2. Sınıf tarım arazisi olduğu, keşif tarihi itibariyle 22-25 yıllık 41 adet portakal ve mandalina bahçelerinden oluştuğu, (C) harfi ile gösterilen yerin 4. Sınıf karışık bahçe niteliğinde olduğu, 18 yıl ile 40 yıllık olmak üzere değişen 46 adet meyve ağaçlarından oluştuğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1535,79 m² ve (C) harfi ile gösterilen 2683,38 m² alanı bir bütün halinde bulunduğu adada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. 1. Davalı ... İdaresi ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Ancak İlk Derece Mahkemesi kararında hüküm fıkrasının birinci bendinde kabul kararı verilen (B) ve (C) bölümleriyle ilgili taşınmazın niteliğine yer verilmediği, bu eksikliğin hükmün infazında tereddüde sebep olabileceği değerlendirilerek hüküm fıkrasının birinci bendine "bir bütün halinde bulunduğu adada son parsel numarası verilmek suretiyle" ibaresinden sonra "davacı ... adına" ibaresinden önce gelmek üzere "bahçe vasfıyla" ibaresinin eklenmesi gerekmekte olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: 1)Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2)Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının birinci bendine "bir bütün halinde bulunduğu adada son parsel numarası verilmek suretiyle" ibaresinden sonra "davacı ... adına" ibaresinden önce gelmek üzere "bahçe vasfıyla" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7136ed78b7cb8063 ac28cd3afb70ff87
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6071 E., 2025/5039 K. (30.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6071
- Karar No
- 2025/5039
- Karar Tarihi
- 30.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5134 E., 2025/5034 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/582 E., 2025/5035 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4110 E., 2025/5038 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5267 E., 2025/5040 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5961 E., 2025/5041 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2704 E., 2025/5045 K. 30.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı