8. Hukuk Dairesi 2025/582 E. , 2025/5035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/115 E., 2024/22 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mardin ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, 3077 parsel sayılı 8.238,61 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3077 parsel sayılı taşınmazın imar - ihya edilmediği gibi davalı taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... öncelikle çekişmeli taşınmaza ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı, komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanağı kayıtların celp edilmesi, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 1 orman mühendisi bilirkişisi, 3 ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile 1 fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşif sırasında öncelikle davacıya aşamalardaki çelişkili beyanları okunarak kullanımında olduğunu belirttiği alanı somutlaştırmasının istenilmesi, ardından keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl zilyet edilmeye başlandığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü ve terk edilip edilmediği hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanları arasında doğabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı kayıtlarla denetlenmesi; getirtilen belgelerin çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü, üzerinde yer aldığı belirtilen meşe ağaçları ve çevresinin incelenmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğraflarının üzerinde gösterilmesi; taşınmazın gerçek eğiminin, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmesi; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yapılarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlenmesi; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınması; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını, bitki örtüsünü ve niteliğini, zirai faaliyete konu olup olmadığını, zilyetliğin hangi tarihte başladığını ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, komşu parsellerle arasında nitelik farkı bulunup bulunmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, çelişkileri giderir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlettirilmesi; 6100 sayılı Kanun'un 290/2. maddesi uyarınca keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla çekişmeli taşınmaz bölümlerinin ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip, taşınmazın sınırları kabaca işaretlendikten ve mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması; fen bilirkişisinden, keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli harita ve rapor düzenlenmesinin istenmesi; mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözleminin keşif tutanağına aynen yansıtılması ve bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek çelişki oluşturmayacak şekilde karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazın 4. sınıf tarım arazisi olduğu gibi 1984, 1992 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarına göre üzerinde sürdürülen tarımsal faaliyet bulunduğu, bu haliyle zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 554b6a144e312e4c 4d689038595f4737 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2025/582 E. , 2025/5035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/115 E., 2024/22 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mardin ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, 3077 parsel sayılı 8.238,61 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3077 parsel sayılı taşınmazın imar - ihya edilmediği gibi davalı taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... öncelikle çekişmeli taşınmaza ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı, komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanağı kayıtların celp edilmesi, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 1 orman mühendisi bilirkişisi, 3 ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile 1 fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşif sırasında öncelikle davacıya aşamalardaki çelişkili beyanları okunarak kullanımında olduğunu belirttiği alanı somutlaştırmasının istenilmesi, ardından keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl zilyet edilmeye başlandığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü ve terk edilip edilmediği hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanları arasında doğabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı kayıtlarla denetlenmesi; getirtilen belgelerin çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü, üzerinde yer aldığı belirtilen meşe ağaçları ve çevresinin incelenmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğraflarının üzerinde gösterilmesi; taşınmazın gerçek eğiminin, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmesi; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yapılarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlenmesi; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınması; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını, bitki örtüsünü ve niteliğini, zirai faaliyete konu olup olmadığını, zilyetliğin hangi tarihte başladığını ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, komşu parsellerle arasında nitelik farkı bulunup bulunmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, çelişkileri giderir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlettirilmesi; 6100 sayılı Kanun'un 290/2. maddesi uyarınca keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla çekişmeli taşınmaz bölümlerinin ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip, taşınmazın sınırları kabaca işaretlendikten ve mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması; fen bilirkişisinden, keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli harita ve rapor düzenlenmesinin istenmesi; mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözleminin keşif tutanağına aynen yansıtılması ve bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek çelişki oluşturmayacak şekilde karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazın 4. sınıf tarım arazisi olduğu gibi 1984, 1992 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarına göre üzerinde sürdürülen tarımsal faaliyet bulunduğu, bu haliyle zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 554b6a144e312e4c 4d689038595f4737 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/582 E., 2025/5035 K. (30.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/582
- Karar No
- 2025/5035
- Karar Tarihi
- 30.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/608 E., 2025/5032 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5441 E., 2025/5033 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5134 E., 2025/5034 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4110 E., 2025/5038 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6071 E., 2025/5039 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5267 E., 2025/5040 K. 30.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı