8. Hukuk Dairesi 2023/5656 E. , 2025/1920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/216 E., 2023/773 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/147 E., 2020/194 K. Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde özetle; Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi 5457 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuya kayıtlı bulunduğunu, dava konusu bu taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırı kapsamında kaldığını, bu nedenle bu kısımların orman sayılan yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kayıt maliki adına olan tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davaya konu taşınmazın bulunduğu mahalde orman tahdit çalışmalarının 02/04/2001 tarihinde başladığı, orman kadastro ve 2/B çalışmalarının ise 14/11/2001 tarihinde tamamlanarak 27/11/2011 tarihinde kesinleştiği, mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5457 ada 1parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen ve yüzölçümü fen bilirkişisi tarafından belirlenen bölümünün davalı taşınmazın orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olması, toprağının orman toprağı olması, mevcut ormanların bir devamı niteliğinde olması, mevcut haliyle orman bütünlüğünü bozması, mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz etmesi, 3116 sayılı yasaya göre orman sayılan yerlerden olması, 4785 sayılı yasa ile devletleştirilen ve 5658 sayılı yasa ile de iadeye tabi olan yerlerden olmaması, 2001 yılında yapılan ve askı ilanına çıkarılarak kesinleşen orman kadastro çalışmaları sırasında orman sayılan yer olarak belirlenmesi, orman kadastro komisyonu tarafından yapılan 6831 sayılı orman kanununun 3302 sayılı kanunla değişik 2/B uygulaması sırasında 2/B uygulamasına konu edilmemesi nedenleriyle 6831 sayılı orman yasasının 2896 sayılı yasa ile değişik 1. Maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, raporun yöntemine uygun şekilde paftaların ve orman tahdit haritasının çakıştırılması suretiyle düzenlendiği ve denetime elverişli olduğu, orman sınırlarının ise Anayasanın 169. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri gereğince özel mülkiyete konu olamayacağı, zilyetlikle edinilemeyeceği ve sınırlarının daraltılamayacağı" gerekçeleriyle davanın kabulüne, Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi 5457 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 25.02.2020 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 668,89 m²lik kısmının ana taşınmazdan ifraz edilerek aynı parselin son parsel numarasını takip eden parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, davanın kabulü ile 668,89 m² alanın orman vasfıyla tesciline karar verildiğini ancak orman sayılan alanın eksik hesaplandığını, Orman Kadastro haritasına göre orman sınırları içerisinde kalan alanın 1345 m² olduğu sabit iken yeterisiz inceleme ile bilirkişilerce dava konusu alan eksik hesap edildiğini, Mahkemece iş bu bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz incelendiğini ve eksik hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecinin yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan raporlara göre hüküm kurulmuş olup buna ilişkin tarafların istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından yerinde bulunmayan istinaf başvurularını esastan reddine" karar verilmiştir. Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Orman Kadastro haritasına göre orman sınırları içerisinde kalan alanın 1345 m² olduğu sabit iken yeterisiz inceleme ile bilirkişilerce dava konusu alan eksik hesap edilmiş ve Mahkemece iş bu bilirkişi raporu hükme esas alındığını, Mahkemece eksik inceleme sonucu bu kararın verildiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hükümde infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar verilmesi zorunda olup, davanın tapu iptal ve tescil davası olması nedeniyle tapunun iptaline de karar verilmesi gerekirken Mahkemece, çekişmeli taşınmaz hakkında tapunun iptaline karar verilmeden tescil hükmü kurulmuş olması usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin 1 nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "Adana ili, ... İlçesi, ... mahallesi 5457 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 25/02/2020 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 668,89 m²lik kısmının ana taşınmazdan ifraz edilerek" ibaresinden sonra "aynı parselin son parsel numarasını takip eden parsel numarası ile "Orman Vasfı" ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" ibaresinden önce gelmek üzere "tapu kaydının iptaline" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5656 E., 2025/1920 K. (10.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5656
- Karar No
- 2025/1920
- Karar Tarihi
- 10.03.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/106 E., 2025/1890 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/80 E., 2025/1891 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8567 E., 2025/1921 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/949 E., 2025/1922 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6249 E., 2025/1919 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4888 E., 2025/1923 K. 10.03.2025