8. Hukuk Dairesi 2022/6249 E. , 2025/1919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/2 E., 2020/20 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... köyü 105 ada 2 parsel sayılı 12,994.72 m² yüzölçümlü taşınmaz, vergi kaydına istinaden davalılar adına tespit edilmiş, bu tespit 26.08.1991 tarihinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. Yörede Orman Kadastro çalışmaları ise 6831 sayılı Kanuna göre 1991 yılında yapılmıştır. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... köyü 105 ada 2 parsel numaralı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içersinde kaldığını, bu nedenle tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Asli müdahil Hazine dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın evveliyatının devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını iddia ederek, dava konusu taşınmazın tespitinin iptaline Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davacı ... İdaresinin ve müdahil davacı Hazinenin davalarının reddine karar verilmiş, karar davacı ... ve müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.05.1996 tarih, 1996/5041 Esas, 1996/5814 Karar sayılı ilamı ile tahdit haritası ve kroki arasında çelişki bulunduğu ve çelişkili krokiye dayanılarak hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; müdahil davacı Hazinenin davasının reddine, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı ... ve müdahil davacı Hazine tarafından temiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2006 tarih, 2005/13702 Esas, 2006/1430 Karar sayılı ilamı ile; "dosya arasında bulunan çekişmeli taşınmaza komşu 105 ada 1 sayılı parsel dosyası içinde bulunan kroki ile temyize konu dosya içinde bulunan ve karar esas alınan kroki arasında çelişki bulunup bu çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. Hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda zeminde yerli kaya olmadığını, orman sınır noktalarının işaretlendiği tesislerin de sökülebilecek nitelikte olduğundan çevrede bulunamadığını, sadece 78 numaralı orman sınır noktasının bulunduğunu bildirerek taşınmazın krokide (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin tahdit içinde kalıp orman olduğu, (A) ile işaretli bölümün ise tahdit dışında kaldığı bildirilmiş ve mahkemece orman bilirkişi görüşüne itibar edilerek davanın kısmen kabul edildiği anlaşılmıştır. Orman tahdit haritası ile orman kadastro tutanakları arasında çelişki bulunması halinde uyuşmazlığın orman kadastro haritasının yapımında esasa alınan memleket haritası ve hava fotoğrafları esas alınarak çözümlenmelidir. …Bu nedenle, üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi ile yeniden yapılacak incelemede taşınmazın 1991 yılı tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı, çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil, tutanaklarda yön, açı ve mesafe ile tarif edilen ve hava fotoğrafları ile desteklenen yerlere itibar edileceği bilinmeli, bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli orman tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve komşu 105 ada 1 parsel için düzenlenen kroki ile aralarındaki çelişki giderilerek, bu kararı davalı tarafın temyiz etmediği ve davacılar lehine usûlî kazanılmış haklar da gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı Hazine ve Orman İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu 105 ada 2 parsel numaralı taşınmazın tespitinin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2016 tarih, 2015/610 Esas, 2016/3379 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, bozma kararı doğrultusunda işlem ve uygulama yapılmamıştır. Şöyle ki; Orman Yönetimi kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Dairenin de 13/02/2006 gün ve 2005/13702 - 2006/1430 sayılı sayılı bozma kararında bu hususa değinilerek “kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek krokinin düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği” belirtildiği halde, somut olayda uyuşmazlık, orman kadastro tutanakları ile orman kadastro haritasının örtüşmediği gerekçesiyle, kesinleşmiş orman kadastrosuna göre değil en eski tarihli memleket haritasına göre çözülmüştür. Halbuki bozma kararında, taşınmazın 1991 yılı tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı, çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil, tutanaklarda yön, açı ve mesafe ile tarif edilen ve hava fotoğrafları ile desteklenen yerlere itibar edilmesi gerektiği, yine, komşu 105 ada 1 parselin Kadastro Mahkemesinin 1996/16 E-2000/111 K sayılı kararıyla orman olarak tesciline karar verildiği, dosyada hükme esas alınana fen bilirkişi raporunda taşınmazın orman tahdidine göre konumu kesin olarak saptandığı halde, bu taşınmaza ilişkin kroki de esas alınarak ve çelişki giderilerek, taşınmazın tahdit hattına göre konumun saptanarak hüküm kurulması gerektiği belirtildiği halde bu hususu dikkate alınmamıştır. Bu nedenle; mahkemece, 13/02/2006 gün ve 2005/13702 - 2006/1430 sayılı bozma ilamında belirtildiği gibi çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı ve kesinleşmiş tahdit içinde kalan bölüm yönünden davanın kabulü ile orman olarak tesciline karar verilmelidir. Çekişmeli taşınmazın tahdit hattı dışında kalan bölümler yönünden ise bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tutanak bilirkişileri ile zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, bayileri yönünden de Tapu ve ilgili Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri nazara alınarak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ayrıca davacılar lehine usûlî kazanılmış haklar da gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastro çalışmalarının 3402 sayılı Yasa hükümleri gereği tamamlanarak 26/08/1991 yılında kesinleştiği, orman kadastro çalışmalarının ise 6831 sayılı Yasa gereği tamamlanarak 1991 yılında kesinleştiği, kesinleşen orman sınır hattı esas alındığında dava konusu 105 ada 2 nolu parselin fen bilirkişisi raporuna ekli krokisinde de görüldüğü üzere A-B-C harfleri ile gösterilerek üç parçaya ayrıldığı, (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı, 6831 sayılı Yasanan 1. maddesine göre gerekli değerlendirmeler yapıldığında “orman sayılan” yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise orman sayılmayan yer içinde kaldığı, 6831 sayılı Yasanın 1. maddesine göre gerekli değerlendirme yapıldığında “orman sayılmayan”yerlerden olduğu yönündeki uzman bilirkişi raporlarına ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dava dışı 105 ada 1 parsele ait kroki de esas alınarak ve çelişki giderilerek taşınmazın orman tahdidine ilişkin konumunun kesin olarak saptanması için dosyanın bilirkişilere tevdi edilmesi sonucu "105 ada 1 parsele ait orman kadastro haritasıyla yapılan çalışmaların el yardımı ile yapıldığı dolayısıyla hata yapılmış olabileceğine" dair bilirkişilerin müşterek ek raporuna itibarla; 12/09/2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlar orman sayılan yerlerden olup, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bu yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından davacı ... ve müdahil davacı Hazinenin davalarının ayrı ayrı kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilip, dava konusu 105 ada 2 parselin kadastro tutanağı iptal edilerek (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların orman vasfıyla ayrı ayrı aynı adanın son parsel numarasından sonraki parsel numaraları verilmek suretiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine, 12/09/2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım tahdit hattı dışında kaldığından, zilyetlikle kazanma koşulları araştırılmış bu hususta keşif anında dinlenen mahalli bilirkişilerden olaylara ve olgulara dayalı olarak alınan beyanlardan (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden kadastro tutanağının edinim bölümünde yazılı bilgilerin doğru olduğu, Kadastro Kanunu madde 14'de belirtilen koşulların davalı tespit malikleri bakımından gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, mahalli bilirkişilerin birbiri ile tutarlı beyanlarına itibarla (B) harfi ile gösterilen bölümün 105 ada 2 parsel olarak (aynı ada aynı parsel numarası verilmek suretiyle) 1/2'si İsa ... mirasçıları olan tespit malikleri,1/2'si ise tespit maliki ... adına tespit gibi aynı vasıf ve mahiyette tapuya kayıt ve tescil edilecek şekilde karar vermek gerektiği" belirtilerek davacı ... ve müdahil davacı Hazinenin davalarının ayrı ayrı kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu Kahramanmaraş İli, ... İlçesi, ... (Köyü) Mahallesi, 105 ada 2 nolu parselin kadastro tespitinin iptaliyle; fen bilirkişisi ... ... ...'ın 12/09/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın tamamı 3584 pay kabul edilmek suretiyle; 1792 payın İsa ... mirasçıları olan tespit malikleri arasında miras payları oranında taksimle; adlarına aynı ada aynı parsel numarası verilmek suretiyle tespit gibi aynı vasıf ve mahiyette tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi ... ... ...'ın 12/09/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısmın aynı adanın son parsel numarasından sonraki parsel numarası verilmek suretiyle "orman" vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi ... ... ...'ın 12/09/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın aynı adanın son parsel numarasından sonraki parsel numarası verilmek suretiyle "orman" vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz, evveliyatı itibariyle orman sayılan yerler olduğunu, İlgili kanun gereği orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve bilirkişi raporu, evveliyatı itibariyle orman olan bölgenin tespiti açısından yetersiz ve eksik olduğunu, dava konusu taşınmaz eski tarihli memleket haritası ve amenajman planlarında orman alanı olarak gözüktüğünü, 6831 sayılı Orman kanunu ilgili hükmü gereği orman alanlarının sınırları daraltılamayacağını, bu nedenlerle Andırın Kadastro Mahkemesinin 2017/2 esas 2020/20 karar sayılı ilamında davacı kurum aleyhine verilen kısmi ret kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın orman tahdit hattı dışında kaldığı, zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinden bahisle tespit gibi tesciline karar verildiğini, bu kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup olmadığı, orman olup olmadığı yeterince araştırılmadığını, yapılan keşif ve yapılan zilyetlik araştırması hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Yargıtay bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanmadan eldeki kısmen ret kararı verilmiş olduğunu, bu sebeplerle kısmen redde ilişkin karar bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, kesinleşmiş Orman Kadastrosuna göre dayanılarak açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki davada; İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile özellikle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün "tapu parsel sorgulama" uygulamasından güncel tapu kaydına bakıldığında ve dosyaya gelen yazıda yörede 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi çalışması yapıldığı, bu çalışmaların 01.04.2022 tarihinde kesinleştiği, dava konusu 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 193 ada 65 parsel numarasını aldığı, yüzölçümünün ise 6.808,23 m²'ye düşürüldüğü anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları, krokiler ve 3402 sayılı Kanun 22/a çalışmaları istenerek dosya içerisine alınmalı, gerekirse yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın hangi parsel içerisinde kaldığı belirlenip buna göre fen bilirkişisinden rapor alınmak suretiyle infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı Orman İdaresi vekilinin ve asli müdahil Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı Orman İdaresi vekilinin ve asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 979cce3ea83b0a35 e16d97fcd0c75fa7
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6249 E., 2025/1919 K. (10.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6249
- Karar No
- 2025/1919
- Karar Tarihi
- 10.03.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8567 E., 2025/1921 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5656 E., 2025/1920 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/949 E., 2025/1922 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4888 E., 2025/1923 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5891 E., 2025/1928 K. 10.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6601 E., 2025/1929 K. 10.03.2025