8. Hukuk Dairesi 2023/5635 E. , 2025/5725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2022/7 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 2 81... , 26, 2 87... , 65, 73, 74... parsel sayılı sırasıyla 618.41. 5.436.97, 2.119.55, 6.515.73, 4.124.75, 3.672, 58... .204,72 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Kadastro Komisyonunca, irsen intikal, satış, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 4/7 hissesi ..., 1/7'şer hissesi ayrı ayrı ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiş ve 2 87... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine, "taşınmaz üzerindeki kargir iki katlı evin ...'e ait olduğu" şerh verilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, komisyon kararının iptali ile ... ili ... ilçesi ... köyü 2 81... , 26, 2 87... , 65, 73, 74... parsel sayılı taşınmazların tamamının adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği ilk karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.02.2017 tarihli ve 2015/20815 Esas, 2017/695 Karar sayılı ilamıyla; "... davacı tarafa hangi taşınmaz için hangi tapu kaydına dayandığının açıklattırılması, kayıtların tesisinden itibaren getirtilerek mahallinde yöntemince uygulanması suretiyle kayıtların kapsamının belirlenmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama neticesinde verilen ikinci karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarihli ve 2018/2939 Esas, 2021/4281 Karar sayılı ilamıyla; "... davacı ve davalı taraf vekillerinin 13.02.2018 tarihli duruşmaya katılamayacaklarını bildirir mazeret dilekçesi göndermiş oldukları, İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerinin mazeretinin kabulüne karar verilmesine rağmen davacı ve davalı taraf vekillerinin yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı ..." gerekçesiyle, sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davacının dosyaya sunmuş olduğu dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uygulanamadığı, mahalli bilirkişi ve kadastro tespiti bilirkişilerinin beyanları göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmazların tamamının kök muris ...'den kaldığı, kök muris ...'ün erkek çocuklarının murislerinden kalan taşınmazları kendi aralarında paylaştırdıkları, ancak kız kardeşlerinin yapılan paylaşıma katılmadığı ve kız kardeşlere her hangi bir pay verilmediği, bu haliyle yapılan taksimin kanuna uygun olmadığı ve geçersiz kabul edildiği ..." gerekçesiyle, davanın reddine ve çekişmeli 2 81... , 26, 2 87... , 65, 73, 74... parsel sayılı taşınmazların komisyon kararı gibi tapuya tesciline, 2 87... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kargir iki katlı evin davacı ...’e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5635 E., 2025/5725 K. (17.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5635
- Karar No
- 2025/5725
- Karar Tarihi
- 17.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2545 E., 2025/5720 K. 17.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1308 E., 2025/5721 K. 17.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1260 E., 2025/5722 K. 17.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1344 E., 2025/5726 K. 17.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3335 E., 2025/5727 K. 17.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3004 E., 2025/5728 K. 17.09.2025