Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/5361 E., 2025/3331 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5361 E., 2025/3331 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5361
Karar No
2025/3331
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/5361 E. , 2025/3331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/520 E., 2023/107 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1956 yılında yapılarak kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında ... Mahallesi, 352 parsel sayılı 30275,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Mart 307 tarih 30 sıra ve Haziran 1951 tarih 38 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak, kısmen tarla, zeytin ve naranciye, kayısı bahçesi ve kargir ev niteliğiyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 352 parsel, daha sonra 715, 716 ve 717 parsel sayıları ile ifraz edilmiş olup, dava konusu 715 parsel satış yoluyla tapuda halen 29652,00 m² yüzölçümü ile davalı şirket adına kayıtlıdır. Davacı ... İdaresi; dava konusu 715 parsel sayılı taşınmazın kısmen kesinleşen Orman Kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, taşınmazın Orman Kadastro sınırları içinde kalan bölümlerinin tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili, el atmanın önlenmesi ve davalı lehine konulan tüm şerhlerin silinmesi istemleriyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne ve dava konusu ... Mahallesi, 715 parsel sayılı taşınmazın 01.02.2010 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A, B ve C) ile gösterilen sırasıyla 203,523 m², 75,806 m² ve 37,596 m² yüzölçümündeki bölümlerinin 715 parselden ifrazı ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, bakiye bölümün davalı şirket üzerinde bırakılmasına, davalı şirketin elatmasının önlenmesine ve orman yapılan bölümler üzerinde davalı lehine kunulmuş şerhlerin terkinine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2013 tarihli ve 2012/14725 Esas -2013/423 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2013 tarihli ve 2012/14725 Esas -2013/423 Karar sayılı kararında özetle; "hükme dayanak raporların yetersiz ve çelişkili olduğu belirtilerek, yeniden inceleme ve keşif yapılmak suretiyle, taşınmazın orman olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle Dairenin 02.03.2022 tarihli ve 2021/9037 Esas -2022/1882 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin 02.03.2022 tarihli ve 2021/9037 Esas -2022/1882 Karar sayılı kararında özetle; "dosya içerisinde bulunan tapu kayıtları, bilirkişi raporları, TAKBİS, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgu uygulamasına göre, dava konusu 715 parsel sayılı taşınmazın ilk hüküm tarihinden sonra 13.03.2012 tarihinde davalı şirket tarafından dava dışı ... Yatçılık Turizm Seyahat A.Ş.'ye satıldığı, 24.04.2012 tarihinde dava dışı ... Yatçılık Turizm Seyahat A.Ş.'nin talebi üzerine dava konusu taşınmazın 1083-1084-1085-1086-1087 ve 1088 parseller olmak üzere 6 parçaya bölündüğü, bilahere 1.10.2015 tarihinde kesinleşen 22/A uygulaması ile 1083 parselin 662 ada 8, 1084 parselin 662 ada 3, 1085 parselin 662 ada 2, 1086 parselin 662 ada 1, 1087 parselin 662 ada 8 ve 1088 parselin ise 662 ada 6 parsel numarasını aldığı, en son olarak temyize konu karar tarihinden sonra 30.03.2020 tarihinde "tüzel kişiliklerin ünvan değişikliği sebebi ile" dava dışı ... Turizm A.Ş. adına tescil edildikleri, hali hazırda bu şirket adına tescilli oldukları sabit olduğuna göre; mahkemece HMK’nin 125/1.maddesi doğrultusunda işlem yapılması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemece bozma kararlarına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 662 ada 1,2,3,6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, 662 ada 8 parsel bakımından davanın reddine, kabul edilen kısımlar yönünden müdahalenin önlenmesine, kabul edilen kısımlar üzerinde varsa davalı lehine verilmiş olan şerhlerin terkinine, karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen Orman Kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi istemlerine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 01.11.1976 tarihinde ilân edilerek kesinleşen Orman Kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 22.10.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulaması, 07.04.2005 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. madde uyarınca yapılan düzeltme işlemi vardır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı