Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/5262 E., 2025/4578 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5262 E., 2025/4578 K. (16.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5262
Karar No
2025/4578
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/5262 E. , 2025/4578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2113 Esas, 2023/567 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/298 Esas, 2021/401 Karar Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine, Orman İdaresinin karşı tescil talebinin kabulüne ilişkin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... köyünde 1949 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi, 1975 yılında 6831 sayılı Orman Kanununun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. madde uygulama çalışmaları ile önceki tahditin aplikasyonu çalışması bulunduğu, Kocaeli ili ... ilçesi ... köyünde 1957 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu 2 parselin tarla vasfında Hazine adına tespitinin yapıldığı, ... Gezici Arazi Kadastrosu Hâkimliğinin 1958/936 Esas ve 1962/96 Karar sayılı ilamı ile tahdit görmüş Devlet Ormanı olarak tapulama dışında bırakıldığı, yörede 2010 yılında 3402 sayılı Kanunun Ek 4.maddesi uyarınca kullanım kadastrosu çalışması, 2014 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) 22/A güncelleme çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevki cilt:1 sayfa:2 pafta:2 de kayıtlı taşınmazın zilliyedi olan ... mirasçılarından 15.01.1981 günlü sözleşme ile satın aldığını, o tarihten günümüze kadar olan süreçte gerek kendisi gerekse icara vermek suretiyle malik sıfatıyla nizasız fasılasız kullanıldığını, taşınmazın davacı adına tescili için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/404 Esas sayılı dosyasında görülen yargılama sonucu davalı yer üzerindeki zilyedliğin 20 yılı aşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu kararın 28.10.1993 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleştiği tarihten günümüze kadar olan süreçte, 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyedliğinde bulunduran kişi koşulunun gerçekleştiğini, taşınmazın orman ve köy orta malları ile hiçbir alakasının olmadığı gibi komşu taşınmazlara da tecavüzünün olmadığından taşınmazın davacı adına tescilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; orman olması sebebi ile orman vasfı ile sınırlandırılarak tescil harici bırakılmasına karar verilen dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı ... İdaresinin tescil talebinin kabulü ile, 03.03.2020 havale tarihli fen bilirkişi raporunda Ek-1 krokide (A) harfi ile gösterilen toplam 13.472,18 metrekarelik alanın orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının yeri satın aldığı ...'ın akdi halefi olarak davacıyı da bağlayacağı için güçlü ve kesin delil niteliğindeki Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ... Gezici Arazi Kadastrosu Hâkimliğinin 1958/936 Esas ve 1962/96 Karar sayılı ilamı ile sabit olduğu üzere dava konusu taşınmazın 1949 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman çalışmaları sonucunda orman tahdit çalışması içerisinde kaldığı, her ne kadar 1975 yılında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. madde uygulama çalışmaları sonucunda orman sayılmayan alanda bırakılmışsa da ilgili mevzuat gereğince mahkeme kararı uygulanması gerekirken uygulanmadığı, çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca orman niteliğinde olduğu, taşınmazın orman vasfında olması sebebiyle imar, ihya ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3d6e965ba982236a 2525f8509d72b4a0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı