Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2023/4840 E., 2025/5201 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4840 E., 2025/5201 K. (03.07.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4840
Karar No
2025/5201
Karar Tarihi
03.07.2025
Konu
Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/4840 E. , 2025/5201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2006/3 E., 2023/15 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Ordu ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 252 ada 79 parsel sayılı 11263,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, ..., ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin meni davası, davaya konu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen ilk karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.04.2005 tarihli ve 2005/921 Esas, 2005/1321 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılması, öte yandan kadastro hakiminin görülmekte olan dava ile sınırlı olmak koşuluyla veraset uyuşmazlıklarını çözümlemekle yükümlü olduğu dikkate alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davacı tarafın lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu ispat edemediği, bu nedenle dava konusu taşınmazın ortak muris ...'dan geldiğinin kabul edildiği ..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 252 ada 79 parsel sayılı taşınmazın muris ...'nın 28.04.1911 tarihinde ölümü ile miras meselesi mülkte 66.528.000 ve arazide 1.663.200 pay kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava, genel mahkemeden aktarılan dava olması nedeniyle çekişmeli taşınmazın malik hanesi açık olduğundan, Hazinenin de davada taraf olarak yer alması gerektiği gözden kaçırılmış ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Oysaki, bir davada taraf teşkilinin sağlanması, kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olduğundan, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği gibi, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan; İlk Derece Mahkemesince, şahıslar lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; mahallinde yapılan keşiflere ziraatçı bilirkişi götürülmediği gibi, bir taşınmazın kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, husumet yaygınlaştırılarak, Hazineye duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmek suretiyle yöntemine uygun şekilde taraf teşkili sağlanmalı, Hazineden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve aktarılan dava tarihi olan 1994 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü'nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya konulmalı, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 ziraat mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın ilk olarak ne zaman ve nasıl zilyet edilmeye başlandığı ve zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları da özellikle dikkate alınmalı ve beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmak ve temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları da değerlendirilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın zirai faaliyete konu olup olmadığı, zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususunda, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverir şekilde rapor düzenlemeleri ve rapora taşınmazın fotoğraflarını da eklemeleri istenilmeli; fen bilirkişisine keşfi takibe ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve önceki aşamalarda dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında belirtildiği üzere, taşınmazın sadece hayvan otlatılarak kullanılmasının ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek, eksik araştırma inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı