Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4812 E., 2025/1698 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4812 E., 2025/1698 K. (03.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4812
Karar No
2025/1698
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/4812 E. , 2025/1698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/726 Esas, 2023/961 Karar DAVA TARİHİ : 25.08.2014 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/230 Esas, 2023/111 Karar Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli Sivas ili Hafik ilçesi Besinli köyü 158 ada 8 parsel sayılı taşınmazın, senetsizden, ham toprak niteliği ile 1.615,64 metrekare yüzölçümüyle, Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olup, tarım alanına dönüştürülmesi mümkün bulunduğu edinme sebebi belirtilerek, 26.03.2007 tarihinde Hazine adına tespiti yapılmak suretiyle itirazsız kesinleşerek 17.05.2007 tarihinde tapuya tescil edildiği, 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda; 131 ada 36 parsel ve 1.623,20 metrekare yüzölçümüyle tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Sivas ili Hafik ilçesi Besinli köyünde yapılan kadastro çalışmalarında davacının malik sıfatı ile fasılasız nizasız zilyet ve tasarrufu altında bulunan dava konusu 158 ada 8 parsel numarası ile sınırlandırıldığı ve ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazı 40-50 yıldan bu yana malik sıfatı ile kullandığını, zilyetliği hiçbir zaman terk etmediğini, kazandırıcı zamanaşımı yolu ile mülkiyetini iktisap ettiğinden Hazine adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiş, davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur. Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2014/442 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın orman sayılına yerlerden olduğu ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf isteminin incelendiği Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/193 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararı ile; orman ve zilyetlik araştırması yapılması için kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; mahalli bilirkişilerin beyanlarından dava konusu taşınmazın davacı ... ...'a miras bırakan ... ...'dan intikal ettiği, taşınmaz üzerindeki söğüt ve kavak ağaçlarının mirasbırakan ... ... tarafından dikildiği ve taşınmazın bu şekilde çayır olarak evveliyatından beri babası ve davacı tarafından kullanıldığı, teknik bilirkişi raporlarına da sonuçları itibariyle bakıldığında dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı, tarım arazisi olarak işlenmekte olduğu değerlendirmesinde bulunulduğu, dolayısıyla zilyetlikle kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Sivas ili Hafik ilçesi Besinli köyü 131 ada 36 parsel (önceki 158 ada 8 parsel) sayılı taşınmazın Hazine adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile davacı ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan ve özel mülkiyete konu zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmasında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç :Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı