Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/4463 E., 2025/1345 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4463 E., 2025/1345 K. (20.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4463
Karar No
2025/1345
Karar Tarihi
20.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/4463 E. , 2025/1345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/607 E., 2023/728 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/339 E., 2022/282 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Trabzon ili Merkez (Ortahisar) ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 213 ada 1 parsel (eski 480 parsel) sayılı 257.559,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla özel siciline tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili Ortahisar ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları gerçekleştirildiğini, yapılan çalışmalar sonucunda mera vasfıyla mahsus sicilde kayıtlı bulunan 213 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fiilen orman olan kısmının üç hektardan fazla olması nedeniyle orman olarak çevrildiğini, askı ilanlarının 25.11.2020 - 25.12.2020 tarihleri arasında yapıldığını, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması çalışmalarının sonuçlarının kesinleştiğini, daha sonra 213 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fiilen orman olan ve uygulama çalışmalarında orman olarak çevrilen kısımlarının cins tashihi işlemlerinin yapılması amacıyla Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden talepte bulunduklarını, ancak bu taleplerinin 4342 sayılı Mera Kanunu'nun ilgili maddeleri gerekçe gösterilerek ve komisyon tarafından mera tashih değişikliğine ilişkin karar alınması gerektiği belirtilerek reddedildiğini, çekişmeli taşınmazın hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planlarına göre orman alanlarında kaldığını, ayrıca taşınmazın toprak yapısı, eğimi ve bitki örtüsü bakımından orman sayılan yerlerden olduğunu beyanla, Trabzon ili Ortahisar ilçesi .../Cami Mahallesi 213 ada 1 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının mera olarak yapılan sınırlandırmasının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevabında; davacının talebinin hukuken geçerli olmadığını, meraların mülkiyet hakkı Hazineye ait olduğundan davalı idarenin iş bu davada davalı olarak gösterilmesinin hukuki bulunmadığını, dolayısıyla davanın davalı idare açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesinde mera vasfındaki taşınmazların tahsis amacının hangi durumlarda değiştirilebileceğinin tahdidi olarak sayıldığını, bu koşullar ortada iken çekişmeli taşınmaza yönelik olarak tapu iptali ve tescil davası açılamayacağını, ayrıca davacı tarafın tahsis amacı değişikliği talebinin reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığını, dolayısıyla somut uyuşmazlığın idari yargı mercilerince çözümlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevabında; öncelikle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden reddi gerektiğini, orman kadastro çalışmalarında kamu orta malı olarak sicilde kayıtlı bulunan Ortahisar ilçesi ... Mahallesi 213 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman olarak sınırlandırılarak askıya çıkartıldığını ancak yapılan bu işleme ilişkin olarak idareye herhangi bir bilgi verilmediğini, dava konusu taşınmazın mera, yaylak ve kışlak kütüğüne kayıtlı olduğunu, Kadastro Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca evvelce kadastrosu yapılmış olan bir yerin daha sonradan yeniden kadastroya tabi tutularak tapuya tescil edilmesi halinde ilk kadastroya itibar edileceğini ve ikinci kadastronun hükümsüz sayılacağını, dolayısıyla çekişmeli taşınmaz bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tescilinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevabında; davanın on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, somut olaydaki ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, oysa ki dava dilekçesinde davacı tarafın iddialarını ispatlayacak herhangi bir belge sunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... keşif sonucu dosyaya sunulan orman mühendisi bilirkişinin 09.09.2022 havale tarihli raporunda; davaya konu taşınmaz içindeki talep konusu (A) alanının 1955 tarihli hava fotoğrafında çoğunlukla ağaçlık ve kısmen açık alana isabet ettiği, taşınmaz üzerinde kapalılık oluşturan orman ağacı örtüsünün varlığı, toprak yapısı ve eğim gibi özellikleri ile tüm alanla bir bütünlük içerisinde olduğu, diğer tarihli (1973, 1977 ve 1982) fotoğraflarda ise (A) ile gösterilen alanın tamamen kapalılık oluşturan orman ağaçları ile örtülü ağaçlık alana isabet ettiği, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun olarak herhangi bir işlemeli zirai aktivitenin söz konusu olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde ormanı oluşturacak kapalılıkta orman ağaç ve ağaççıkları ile orman toprağını karakterize eden yapı ve humus birikimi varlığı, gerek bitki örtüsü ve gerekse toprak durumu bakımından orman niteliği taşımaması, 1937 yılında çıkarılan 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre orman sayılan yerlerden olması, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun'la (5658 sayılı Kanun) bir ilişkisinin bulunmaması nedenleriyle yapılan tespitlere göre, dava konusu 213 ada 1 parsel içerisinde fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen alanın, halen yürürlükte bulunan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1inci Maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, dosyada ziraat mühendisi bilirkişisi tarafından sunulan raporda davaya konu 213 ada 1 parselin (A) harfi ile gösterilen alanının, kullanım şekli, eğimi, toprak yüzeyinin orman ölü örtüsü ile kaplı oluşu, güneşlenmesi ve komşu parsellerle olan uyumu itibariyle tarım arazisi niteliğinde olmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Trabzon ili Ortahisar ilçesi ... - Cami Mahallesi 213 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 09.09.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 244.952,86 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince; "... dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, hüküm kurmaya elverişli bulunan teknik bilirkişi raporlarına, çekişmeli taşınmazın gerek evveliyatı gerekse de mevcut durumu itibariyle eylemli şekilde orman olduğunun birbirleriyle uyumlu teknik bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiş olmasına, dava konusu taşınmazın uyuşmazlık konusu olması hasebiyle mevcut fiili ve hukuki durumda meydana gelebilecek değişikliklerin telafisi güç veya imkansız zararlar doğurma ihtimalinin bulunmasına, hüküm fıkrasında kamu orta malı sicil kaydının iptali yerine tapu kaydının iptali ifadesinin kullanılmış olmasının esasa etkili bulunmamasına, zira yazım yanlışlarının her zaman düzeltilebilecek olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkemenin nihai kararı ile ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu ..." gerekçesiyle, davalı ... vekilinin ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin 09.12.2022 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin nihai karara yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 269,85'er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55'er TL nin temyiz eden diğer davalılardan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı