8. Hukuk Dairesi 2023/3747 E. , 2025/1063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/796 E., 2023/900 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/54 E., 2021/8 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, kullanım kadastrosuna ilişkin davanın reddine, kalan kısma ilişkin Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Edirne ili, Keşan ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 224 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 8.374,87 m2 yüzölçümlü tarla vasfıyla, beyanlar hanesinde, 1/5'er hisseyle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... kullanımında olduğu ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yazılı olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili; dava konusu 17.000,00 m2 yüzölçümlü 224 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 14 yılı aşkın süredir vekil edeninin kullanımında olduğunu, ancak kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında hem yüz ölçümünün eksik olarak 8.374,87 m2 tespit edildiğini, hem de hatalı biçimde kullanımının "..., ..., ..., ... ve ...'ın zilyetliğindedir" şeklinde tespit edildiğini belirterek, 224 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile müvekkilinin hak sahibi olarak tespitini, eksik yüzölçümünün de 17.000,00 m2 olarak tamamlanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın yaklaşık 40 yıldır müvekkillerinin babası muris ... tarafından işlenildiği ve kullanıldığını, dava konusu taşınmazın davacı tarafından işgal edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporunda belirtilen (A) harfli yere ilişkin kullanım kadastrosuna yapılan itiraza ilişkin yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın uzun yıllardır davalılar ve kök murisleri veya kiraladığı kişiler tarafından kullanıldığı, bu hususların tüm mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanıklar tarafından da doğrulandığı gerekçesi ile, bu kısma ilişkin davanın reddine, 224 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tutanaktaki nitelik ve yüz ölçümü ile beyanlar hanesinde yazılı " 6831 Sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 28/06/2011 tarihinden sonra 1/5 hissesi ..., 1/5 hissesi ..., 1/5 hissesi ..., 1/5 hissesi ..., 1/5 hissesi ... kullanımındadır." şeklindeki zilyetlik şerhi korunmak sureti ile tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafından davalılara yönelik olarak bilirkişi raporundaki krokilerde (B) harfi ile gösterilen 8.200 m2'lik kısma ilişkin talebi yönünden ise, tespit dışı olan ve haritasında sığır yolu olarak görünen yere ilişkin mülkiyet uyuşmazlığına bağlı tapu iptal veya tescil davası yönünden davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3747 E., 2025/1063 K. (12.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3747
- Karar No
- 2025/1063
- Karar Tarihi
- 12.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4185 E., 2025/1056 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4192 E., 2025/1057 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3237 E., 2025/1058 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7049 E., 2025/1065 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2540 E., 2025/1037 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/809 E., 2025/1049 K. 12.02.2025