8. Hukuk Dairesi 2023/348 E. , 2025/3687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/145 E., 2017/19 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Kadastro sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 438 ada 30 parsel sayılı taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek yüzölçümü ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2.Davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davasında, ... davalı ...'ın taşınmazını kayden satın aldığını öne sürerek davaya katılmış, bilahare dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine (İlk Derece Mahkemesi) aktarılmıştır.
II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 22.05.2009 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 438 ada 30 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (30A) ve (30B) olarak gösterilen 39.995.56 ve 17.000 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yargılama sırasında ölen ... mirasçılarından .......... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2014 tarihli ve 2014/871 Esas, 2014/1954 Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 15.07.2008 havale tarihli fen bilirkişisi tarafından düzenlenen harita ve raporda çekişmeli 438 ada 30 parsel sayılı taşınmazın (30A) gösterilen 39.995.56 metrekare yüzölçümündeki bölüme ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ne var ki; Mahkemece (30B) olarak gösterilen 17.000 metrekare yüzölçümündeki bölümün müdahil ... tarafından kayden satın alınan Eylül 1938 tarihli ve 101 sayılı sicilden gelen 30.12.1976 tarihli ve 30 sayılı kapu kaydı kapsamında kaldığı ancak, adı geçenin 18.04.1994 tarihli celsede "ben davamdan vazgeçiyorum, benim hiçbir hakkım yoktur, benimle ilgili yerim Hazineye verilsin" şeklindeki beyanının davayı kabul mahiyeti taşıdığı gerekçe gösterilmek suretiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmadığı, eldeki davanın Hazine tarafından davalılar ... ve ...'a karşı açılmış el atmanın önlenmesi davası olduğu, davalıların tapu kaydına dayandıkları, daha öncesinde verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi ile bozulduğu, bozma ilamından da anlaşılacağı üzere davalıların kullanımında olan ve tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümlerinde bulunduğu, tapu kaydının miktarıyla geçerli olup, tapu kayıt miktarı kadarının davalılar adına, geri kalan ve Hazine tapu kaydı kapsamı içinde kalan bölümlerinin de Hazine adına tescilinin gerektiğinin bildirildiği, müdahil ... davalı ...'ın dayandığı tapu kaydı üzerinden taşınmazı kayden satın alarak davalı ... yanında davaya katıldığı, diğer bir anlatımla müdahil ...'ün beyanının taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalan yerler hakkında mı yoksa tapu kaydı kapsamı dışında kalan ve zilyetlikle elinde bulunduğu yerler hakkında mı olduğu anlaşılamadığı gibi adı geçenin davalı ... yanında onun halefi olarak davaya katıldığına ve davalı olarak davadan vazgeçmesinin de hukuken mümkün bulunmadığı gözetildiğinde beyanın davayı kabul olarak da nitelendirilemeyeceği, hal böyle olunca; fen bilirkişi raporunda (30B) olarak gösterilen 17.000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün yargılama sırasında ölen ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, temyize konu 438 ada 30 parsel sayılı taşınmazın 15.07.2008 havale tarihli fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde 30A olarak belirtilen 39.935,56 m² yerin 438 ada 30 parsel no ile tarla vasfı ile Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, krokide 30B olarak belirtilen 17.000 m² yerin 438 ada 30 parselden tefriki ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile ... mirasçıları adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı ... vekili, davalının dayandığı tapu kaydının kapsamının tam olarak belirlenemediğini, taşınmazın tamamının Hazine adına tescili gerektiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar lehine mülkiyet koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.