8. Hukuk Dairesi 2023/3383 E. , 2025/5502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/234 E., 2023/235 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/381 E., 2021/278 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ve davacılar ... vd. vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; tapuda ... adına kayıtlı bulunan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 255 11... parsel sayılı 10.455 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfını kaybetmesi nedeniyle 6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek, taşınmazın davalı kooperatif adına olan tapu kaydının yolsuz ve kanuna aykırı olduğunun tespiti ile davacıların zilyetliğinde bulunduğunun tapunun beyanlar hanesine kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hem husumetten hem esastan reddini savunmuştur. 3. Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı Hazine vekili beyan dilekçesinde; taraflarınca dava konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir dava açılmadığını, komşu parsele açılan davanın lehe sonuçlandığını ve fakat 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesi ile kararın infaz edilmeyerek şerhlerin de terkin edildiğini, dava konusu taşınmazın hazine taşınmazı olmadığını bu nedenle davada husumetlerinin de bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... dava konusu 255 11... parsel sayılı taşınmazın eski mera parselinden ayrılma 382 parselin sınırlarının içerisinde kaldığı, 382 mera parselinden ifrazen oluşan ... no.lu parselin 1997 yılında tapu kütüğüne tescili sonrası 1998 yılında tescil edilen imar uygulaması ile dağıtıma tabi olduğu ve dava konusu parselin 255 11... ve 2 no.lu parsellerin ... Belediyesi adına tescil olduğu, akabinde ... Belediyesinin Encümen kararı ile ... Mahallesi 8 83... parselin imar planında oyun alanında ve yolda kalan kısmı için ... Mahallesi 255 11... ve 2 no.lu parsellerle takas kararı alındığı ve 11.08.2005 tarihinde trampa yolu ile davalı ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edildiği, yapılan kadastro çalışmaları ile kullanıcı tespiti yapılarak askı ilan süresi sonunda tespitin kesinleştiği uyuşmazlık konusu olmayıp, daha sonra ... Belediyesi adına 02.03.1998 yılında tapuya tescil edildiği, davacıların ise dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanıcıları olduklarını ileri sürerek 20.11.2017 tarihinde kullanıcı şerhi istemiyle eldeki davayı açtıkları, davacıların taşınmazın ... Belediyesi adına tescil edildiği tarihten önce açılmış bir davalarının bulunmadığının anlaşıldığı, buna göre davalı ... Belediyesi ve davalı kooperatif adına yapılan tescil işleminin usulüne uygun olması nedeniyle yolsuz tescil olduğundan bahsedilemeyeceği, usulüne uygun yapılan devir işleminden sonra şerhe dayalı talebin dinlenme olanağının bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve davacılar ... vd. vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... davacı yanın güttüğü hukuki yararın taşınmazın 2/B niteliğinin ve kullanıcısı olduğunun tespitinden sonra taşınmazı 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazineden satın alma amacına yönelik olduğu, bunun için taşınmazın Hazine adına kayıtlı bulunması gerektiği, ancak dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce trampa yoluyla davalı kooperatife geçtiği, artık bu taşınmaz üzerinde davacının şahsi hak iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, davacının tapu kaydının yolsuzluğu iddiası yönünden ise, her ne kadar davacılar taşınmazın eski 19 parselden geldiğini iddia etmekte ve fen bilirkişi raporunda da taşınmazın bir kısmının 19 parselden geldiği bildirilmekte ise de 19 parselin tapulama mahkemesinde yargılamaya konu olduğu ve tapulama mahkemesi kararıyla bir kısmının davacılar murisine verildiği, bir kısmının ise orman olarak tapu kütüğüne aktarılması yolunda hüküm kurulduğu, davaya konu 5 parsel içinde kalan kısımların fen raporunda açıkça bildirildiği gibi tapulama mahkemesi kararında orman olarak bırakılan kısmın 1992 yılında yapılan çalışma sonucu 769, 770, 7 71... parseller olarak Hazine adına tescil edildiği ve bu parsellerin imar uygulama sahası içinde kalan kısımlarının davaya konu 5 parsel içinde kaldığı, dolayısı ile davacıların bir ayni hakka dayalı değil, dava dilekçesinde açıkça belirttikleri üzere şahsi hakka dayalı olarak eldeki davayı açtıkları, bu kapsamda dava konusu taşınmazın tapu kaydının oluşumuna esas imar uygulamasının iptal edilip edilmediğinin, davalı tapu kaydının yolsuz olup olmadığının davacının şahsi hakka dayalı davası ile incelenemeyeceği, bu hususta dava açma hakkının Hazineye ait olduğu, dava dilekçesinde tapu kaydının iptali için Hazine tarafından dava açıldığı bildirilmişse de Hazine tarafından eldeki parsel için bir dava açılmadığının, komşu parsel için dava açıldığının bildirildiği, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle davacı ... ve bir kısım davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... ve davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... temyiz dilekçesinde; a. Mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, b. Taşınmaz için gerekli ödemelerin yapıldığını ve kazanılmış haklarının olduğunu, Kooperatif adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, c. Eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; a. Yolsuz tescilin söz konusu olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin tespit ve değerlendirmelerinin hukuk ve maddi dayanağı olmadığını, b. Zilyetliği halen davacılarda olduğunu, c. Belediyenin tapu kaydına esas aldığı işlemin İdare Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini, yok hükmündeki tapu kaydı esas alınarak taşınmazın davalı Kooperatife trampa edilmesinin geçersiz olduğunu, taşınmazın 2/b bloğunda kaldığının ve davacılar zilyetliğinde olduğunun bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, d. Eksik araştırma inceleme ile karar verildiğini belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, 6292 sayılı Kanun uyarınca satılan taşınmazın tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğunu tespiti ile davacıların zilyetliğinde bulunduğunun tapu kaydına şerh verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazın tapu kaydının yolsuz tescil olup olmadığı ve taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca satılmasından sonra davacıların zilyetlik şerhi verilmesi istemine ilişkin davalarının dinlenilip dinlenilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL nin temyiz eden ...'dan alınmasına, 359,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 255,60 TL nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.