Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/3147 E., 2025/528 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3147 E., 2025/528 K. (23.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3147
Karar No
2025/528
Karar Tarihi
23.01.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3147 E. , 2025/528 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Çanakkale ili Ayvacık ilçesi ... köyünde bulunan 101 ada 131 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün, 1968 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 315-600 orman sınır noktaları ile sınırlandırılan ... Devlet Orman sınırları içerisinde yer aldığını ileri sürerek, çekişmeli 101 ada 131 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde kalan bölümünün tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydında bulunan şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın kadimden bu yana diğer davalı ... köyünün kullanımında olan mera parseli olup, 4342 sayılı Mera Kanununa göre özel sicile tescilinin mevzuatları gereğince yapıldığını, yasal hasım konumunda da olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... Köy Tüzel Kişiliği vekili ise cevap dilekçesinde, kendilerine husumetin yöneltilemeyeceğini, davanın açılmasına kendilerinin sebep olmadığını, taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmı varsa orman vasfı ile kayıt ve tescil edilmesi gerektiğini, bu konuda bir itirazlarının bulunmadığını ve haliyle davayı kabul ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "yapılan keşif neticesi alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın bir kısmının 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda ... Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, her ne kadar keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerce dava konusu yerlerin ormanla ilgisi olmadığı ve mera olduğu ifade edilmiş ise de bölgede yapılan orman kadastrosunun herhangi bir itiraza uğramadan kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bir bölümünün orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle taşınmaza ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği" gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "uzman orman ve harita mühendisi bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın A harfi ile gösterilen bölümünün yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kalan ve böylelikle orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesine göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki çekişmeli taşınmaz hali hazırda mera vasfıyla kamu orta malı olarak özel sicilinde kayıtlı olup mahkemece özel sicil kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken tapu kaydının iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de, "kanunun olaya uygulanmasında" hata edildiği ve bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği" gerekçesi ile davalılardan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, bu kez davalılardan Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşmiş orman kadastrosu iddiasına dayalı tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 30.11.1968 tarihinde ilanı yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Dava konusu Çanakkale ili Ayvacık ilçesi ... köyü 101 ada 131 parsel sayılı taşınmaz 1.685.789,00 metrekare yüzölçümlü olup, yörede 1991 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında mera vasfıyla kamu orta malı olarak tespit edilmiş, bu tespitin 08.06.1993 tarihinde kesinleşmesi üzerine özel siciline kayıt edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı