Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/2922 E., 2025/338 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2922 E., 2025/338 K. (20.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2922
Karar No
2025/338
Karar Tarihi
20.01.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/2922 E. , 2025/338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-1'inci maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışmasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili Maltepe ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1'inci maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi sırasında, tapuda müştereken davacı ... ve Hazine adına kayıtlı bulunan eski 82 parsel sayılı 11.600 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, 16888 ada 13 parsel numarasıyla 10.687,17 metrekare yüz ölçümlü olarak; eski 6614 parsel sayılı 11.680,4 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 16939 ada 7 parsel numarasıyla 11.385,15 metrekare yüz ölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... vasisi dava dilekçesinde özetle; sayısallaştırma işlemi sırasında davacıya ait İstanbul ili Maltepe ilçesi ... Mahallesi eski 82 ve 6614 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin azaldığını ileri sürerek, sayısallaştırma işleminin iptalini istemiştir. Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak yaptırılan teknik bilirkişi incelemesi neticesinde, 16888 ada 13 parsel yönünden; taşınmazın ilk tapulama alanı ile sayısallaştırma işlemi sırasında hesaplanan alanı arasında 912,83 m2 fark bulunduğu, bu farkın tecviz miktarı üzerinde olduğu, ilk tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın alan hesabının manüel olarak fotoplan pafta üzerinden yapıldığı, ancak hesaplamanın yapıldığı fotoplan paftada ölçek hatasının bulunmasının yapılan alan hesabının da hatalı olması sonucunu doğurduğu, bu sebeple alan hesabında tecviz dışı farklılık meydana geldiği, sayısallaştırma işlemi sırasında bu hata tespit edilerek gerekli düzeltmenin usulünce yapıldığı, yapılan düzeltme ile parsel sınırlarının değişmediği, tapulama paftası ile sayısallaştırma çalışması sonucunda tanzim edilen sınırların birbiri ile uyumlu olduğu ve yapılan sayısallaştırma çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, dava konusu 16939 ada 7 parsel yönünden ise; taşınmazın ifraz sonucu tescil edilen alanı ile sayısallaştırma işlemi sırasında hesaplanan alanı arasında 295,25 m2 fark bulunduğu, bu farkın tecviz miktarı üzerinde olduğu, tescil sırasında parselin genel alanının hatalı olduğu hususunun belirtildiği, tapulama sırasında dava konusu taşınmazın alan hesabının manüel olarak fotoplan pafta üzerinden yapıldığı, ancak hesaplamanın yapıldığı fotoplan paftada ölçek hatasının bulunmasının yapılan alan hesabının da hatalı olması sonucunu doğurduğu, bu sebeple alan hesabında tecviz dışı farklılık meydana geldiği, sayısallaştırma işlemi sırasında bu hata tespit edilerek gerekli düzeltmenin usulünce yapıldığı, yapılan düzeltme ile parsel sınırlarının değişmediği, tapulama paftası ile mahkeme ilamı sonucu oluşan sınırların ve sayısallaştırma çalışması sonucunda tanzim edilen sınırların birbiri ile uyumlu olduğu ve yapılan sayısallaştırma çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu ..." gerekçesiyle, davanın reddine, dava konusu İstanbul ili Maltepe ilçesi ...Mahallesi 16888 ada 13 parsel (eski 82 parsel) sayılı taşınmazın sayısallaştırma tespiti gibi 10.687,17 m2 yüz ölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, yine dava konusu İstanbul ili Maltepe ilçesi ...Mahallesi 16939 ada 7 parsel (eski 6614 parsel) sayılı taşınmazın sayısallaştırma tespiti gibi 11.385,15 m2 yüz ölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosyada yapılan keşif ve alınan fen bilirkişisi raporundan, davacının kullandığı dava konusu taşınmazların sınırlarında bir hata olmadığı, zemin kullanım durumu ile paftanın bir biri ile uyumlu olduğu, eski kadastro paftasıyla sayısallaştırma paftasının birebir aynı olduğu ve üst üste çakıştırmasında bir farklılık arz etmediği, aradaki miktar farkının ilk tapulama çalışmalarında kullanılan fotoplan haritalar hava fotoğraflarından elde edildiğinden, paftanın her yerinde ölçeğin homojen olmadığı, özellikle paftanın kenarlarına doğru ölçeğin daha fazla değiştiği, ilk tapulama çalışmaları sırasında alan hesaplama yöntemleri manüel yapıldığından alan farkının ilk tapulama çalışmaları sırasında pafta ölçeğinin hatalı alınması, alan hesaplama yöntemi ve kişiden kaynaklı hatalardan oluştuğu, yapılan sayısallaştırma işleminde hata bulunmadığının rapor edildiği, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı