Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/6260 E., 2025/336 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6260 E., 2025/336 K. (20.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6260
Karar No
2025/336
Karar Tarihi
20.01.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/6260 E. , 2025/336 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 114 ada 109 parsel sayılı 468,24 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, iki katlı kargir ev ve tarla vasfıyla, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine ile dahili davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 16.10.2003 tarihli ve 2003/6352 Esas, 2003/7136 Karar sayılı ilamıyla; "... Davacı ... önceki zilyetlerin zilyetlik yolu ile kazandıkları toprak bulunup bulunmadığı yönünde yeterli araştırmanın yapılmadığı, bu sebeple, davacı ... önceki zilyetlerin zilyetlik yolu ile kazandıkları toprak bulunup bulunmadığı, varsa cinsi, miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki sınırlamaların aşılıp aşılmadığı belirlenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kabulüne ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (F) harfi ile işaretlenen 405,01 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline ilişkin hüküm, davalı Hazine ile dahili davalı ... vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 22.01.2009 tarihli ve 2008/16934 Esas, 2009/667 Karar sayılı ilamıyla; "... Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın tahdit haritası dışında kaldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında açık alanda gözüktüğü açıklanmakla birlikte çekişmeli taşınmazın bulunduğu kadasto paftası ile tahdit haritasının ölçeklerinin eşitlenmediği, çekişmeli yerin tahdit haritasında nokta olarak işaretlendiği ve eski tarihli memleket haritasındaki konumunun gösterilmediği, bu durumda orman bilirkişinin tahdit haritasını ve tutanaklarını ne şekilde uyguladığı taşınmazın tahdit haritasındaki konumunun net olarak anlaşılamadığı, bu sebeple yeniden inceleme ve araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi ... " gereğine değinilerek bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilâmı uyarınca yapılan yargılama neticesinde verilen davanın reddine, fen bilirkişisi ...'nun 18.07.2010 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile göstermiş olduğu 468.30 m² dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıt ve tesciline dair karar, dahili davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/9529 Esas, 2015/7605 Karar sayılı ilamıyla, "... çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve bu nedenle kadastro mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, davanın kadastro mahkemesine aktarılması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilâmı doğrultusunda verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 114 ada 109 parsel sayılı taşınmazın arsa ve iki katlı betonerme ev vasfıyla ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine, dahili davalılar Orman İdaresi, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/4334 Esas, 2021/3289 Karar sayılı ilamıyla onandıktan sonra davalı ... ve ... vekillerinin karar düzeltme yoluna başvurmaları neticesinde Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2021/14832 Esas, 2022/1236 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın özel mülkiyete elverişli olduğunun (orman sayılan yerlerden olmadığının) alınan orman bilirkişi raporu ile ispatlandığı, davacı ...'ın zilyetliğinin malik sıfatıyla sürdürüldüğü, zilyetlik süresinin çekişmesiz ve aralıksız ve eklemeli olacak şekilde 20 yıl boyunca devam ettiği ve nihayet davacı ... ve kendisinden önceki zilyet Mehmet Ali Hayta'nın taşınmaz miktarının aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar (40 ve 100 dönüm dahil) sınırlı olduğu ... Tapu Müdürlüğünün 2004 tarih ve 1469 sayılı yazıları ile anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davanın Kadastro Mahkemesine aktarılmasından önce verilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.07.2010 tarihli ve 2009/120 Esas, 2010/461 Karar sayılı ilamıyla davacının davasının reddi ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, davacının aleyhine olan bu kararı temyiz etmediği, böylece hakkındaki bu kararın kesinleştiği ve davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve kanuna uygun bulunmadığı ..." gerekçesiyle onama ilamının kaldırılması suretiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı ...'ın ... Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu ve dava dilekçesinde hudutları yazılı taşınmaz yönünden ... Asliye Hukuk Mahkemesince 29.07.2010 tarihli ve 2009/120 Esas, 2010/461 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine hükmolunduğu ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, iş bu davacı aleyhine olan kararın davacı ... tarafından temyiz edilmediği, bu sebeple davacı ... yönünden verilen kararın kesinleştiği, bu hususun davalılar yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğu, ancak usuli kazanılmış hakka konu hükmün mülkiyete ilişkin olduğu, mülkiyet hanesi doldurulmaksızın kadastro mahkemesine devrolunan tutanaklar yönünden kadastro mahkemesinin re'sen araştırma yaparak taşınmazın infazı kabil şekliyle hüküm kurulması gerekeceği gözetilerek muhdesat yönünden kesinleşmiş bir hüküm ve dahi usuli kazanılmış hak oluşmadığı gözetilerek taşınmaz üzerindeki tespitten önce mevcut iki katlı kargir evin 3402 sayılı Kanunu'nun 19/2 fıkrası uyarınca davacı ...'a ait olduğu hususunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılması gerektiği" gerekçesiyle, davacı ...'ın davasının reddine, dava konusu Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 114 ada 109 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8.maddesi uyarınca yapılan tespitteki yüzölçümü ve geometrik şekliyle, tarla vasfıyla Hazine adına tespiti ve tapuya tesciline, taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde mevcut iki katlı kargir ev İsmail oğlu, ...'a aittir." ibaresinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1974 yılında 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcut olup, arazi kadastrosu ise 1955 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, Davacı vekili ile dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 95eecea5a0c7a47c 65663242976788db

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı