Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/2422 E., 2025/3652 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2422 E., 2025/3652 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2422
Karar No
2025/3652
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/2422 E. , 2025/3652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2023/44 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında; ...köyünde 29.09.1993 tarihinde ilan edilerek 29.09.1993 de kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman kadastro ve 2/B madde çalışması bulunmakta olup, genel arazi kadastrosunun ise 1956 yılında yapıldığı ve dava konusu taşınmazın tescil harici bırakıldığı, yargılama sırasında ise dava konusu yerin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmasında, ...ili ... Mahallesi 7174 ada 24 parsel sayılı 529,51 m² taşınmaz 04.11.2020 tarihinde senetsizden, 3 katlı betonarme bina, tek katlı prefabrik ev ve bahçesi olarak malik hanesi -Davalıdır- olarak tescili edildiği, 09.11.2020 tarihinde Kadastro Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; ...hudutları dahilinde 3268, 3269 parsellerin güneyinde, batısı: ...a ait bina ve arazi ve Mustafa Men’e ait 4375 parsel, Doğusu: ...ye ait ev ve arazi, Kuzeyi: ...Kavaklığı, Güneyi: ... köyleri sınırlarını ayıran... yolu ile çevrili, üzerinde bina bulunan yer kadastro çalışmaları sonunda sehven tespit dışı kalarak 25 seneyi aşkın süre malik sıfatıyla müvekkili davacının zilyetliği ve tasarrufu altında bulunduğunu, üzerinde ev ve meyve ağaçları bulunduğunu, davalı yerin batısında olan 4461 parsel ...4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/637 Esas ve 2000/983 Karar sayılı kararı ile senetsizden aynı sebeplerle ... adına tescil edildiğini beyanla, dava konusu yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tapuya kayıt ve tescilini, birleşen 2021/20 Esas sayılı dosyada, asıl dosyada belirtilen taşınmaz ile aynı sınırları belirterek dava konusu yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. ...1. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 05.02.2008 tarihli ve 2006/206 Esas, 2008/18 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın orman olmadığı, zilyetlik koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ...ili........ilçesi ............ köyünde harita mühendisi bilirkişinin raporuna ekli krokisine göre; doğusu: ...ye ait ev ve bahçe, batısı: ...’a ait ev ve ...’a ait taşınmaz, kuzeyinde: .......... tarlası, güneyi: ........... yolu ile çevrili krokide (A) harfi ile gösterilen 506,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.05.2008 tarihli ve 2008/2494 Esas, 2008/2883 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, dava konusu taşınmaz 1956 yılında tespit dışı bırakılmış ise de, hangi sebeple tespit dışı bırakıldığının anlaşılmadığından bu hususun araştırılması, ayrıca zilyetlik araştırması yapılması, taşınmazın.............köyü arasında kaldığı anlaşılmakta olduğundan davanın hangi köy veya belediye sınırları içerisinde kaldığının belirlenmesi, ...............köyüyle ilgisi mevcut ise davanın ismi geçen köy tüzel kişiliğine de yöneltilmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci ve 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü ve 17 nci maddesindeki koşulların yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenilmek suretiyle belirlenmesi, taşınmaz imar ve ihyaya muhtaç yerlerden ise, 3402 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin son fıkrası hükmünün nazara alınması, taşınmazın niteliği hakkında uzman bilirkişilerden gerekçeli görüş istenilmesi, taşınmazın bulunduğu çalışma alanı gözönünde tutularak yerel ve gazete ilanlarının yenilenmesi, dava başarıya ulaştığı taktirde taşınmazın kapsamını belirleyen infaza elverişli fenne uygun krokili raporun teknik bilirkişiler tarafından düzenlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması için kararın bozulmasına karar verilmiştir. ...1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 09.07.2009 tarihli ve 2008/439 Esas, 2009/196 Karar sayılı kararı ile imar ve ihya koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ...................ilçesi .......... köyü harita mühendisi raporuna ekli krokiye göre, doğusunda: ............ye ait ev ve bahçe, batısında: ................a ait taşınmazlar, kuzeyinde; ............... yolu ile çevrili 498,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.06.2010 tarihli ve 2010/1174 Esas, 2010/3459 Karar sayılı ilamında; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi yapılan araştırma ve incelemenin karar vermeye yeterli olmadığı, taşınmazın çevresinde bulunan parsellere ait tapu kayıtları ile dayanak belgeleri getirtilerek taşınmaz yönünü nasıl gösterdiğinin belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince dilekçede bildirilen 3268 ve 3269 parsellerin dayanağı Mayıs 1928 tarihli tapu kaydı ile tüm tedavülleri getirtilerek taşınmaz başında uygulanmadığı, dava dilekçesinde açıklanan 4461 parsele ait ...4. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ile teknik bilirkişi raporunda gösterilen ve taşınmazın doğusunda olup dava dışı ... tarafından kullanılan yere ait ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/364 Esas ve 2008/163 Karar sayılı dava dosyaları getirtilerek keşif ve belgelere göre tescil konusu yerin nasıl gösterildiği üzerinde durulmadığı, sınırda bulunan ............., tarafından kullanılan yerlerle ilgili tescil davası ya da hükmü bulunup bulunmadığının araştırılarak taşınmaz başında uygulanmak suretiyle niteliği açıklığa kavuşturulmadığı, bozma ilamında taşınmazın kapsamını belirleyen infaza elverişli fenne uygun krokili raporun teknik bilirkişi tarafından düzenlenmesi gerektiğine işaret edilmiş olmasına karşın tescil konusu yer, konumu ve çevresindeki parsellerle ilişkisi kadastro paftası üzerinde gösterilmemiş, bu konuda teknik bilirkişiden ayrıntılı ve denetime açık rapor alınmadığı, bundan ayrı; 2004 yılında yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun geçici 2 nci maddesi uyarınca, ...Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülki sınırları olarak belirlendiğinden, taraf teşkili yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin de usul ve kanuna aykırı bulunduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. ...1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, 24.04.2014 tarihli ve 2010/516 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan parsellerin genel arazi kadastrosunun 1958 yıllarında yapıldığı, bu tarihte dava konusu yer çalılık ve fundalık olduğundan, kadastro harici bırakıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman sınırlandırması ve 2/B uygulaması yapılmadığı, davalı yer 1958 tarihli ve 1/25000 ölçekli memleket haritasında çalılık legendli (.......... ve maki) bitki örtüsü ile işaretlendiği, ortalama meyil durumu %16'nın üzerinde olduğu, taşınmazın orman sınırları içerisine alınması gerektiğinden, davalı yer zilyetlikle ve imar-ihya yoluyla kazanılamayacağından davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/10750 Esas, 2018/758 Karar sayılı ilamında; orman ve zilyetlik araştırması yapılması için kararın bozulmasına karar verilmiştir. ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2018/329 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden davanın ...Kadastro Mahkemesine aktarılmasına karar verilmiş, yargılamaya ...Kadastro Mahkemesinin 2020/66 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş, ...Kadastro Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/49 Karar sayılı kararı ile 7174 ada 24 no.lu parselin güncelleme tutanak aslının gönderildiği dava dosyasının ilk davanın açıldığı Mahkemenin 2020/66 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın çevresindeki parsellerin tamamı hükmen tescil ile gerçek kişiler adlarına tescil edildiği, alınan raporlarda da dava konusu taşınmazın imar ihya edildiği ve orman toprağı vasfında olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...ili İzmit ilçesi ... Mahallesi 7174 ada 24 parselin bahçeli ev vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı