Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/2098 E., 2025/5847 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2098 E., 2025/5847 K. (18.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2098
Karar No
2025/5847
Karar Tarihi
18.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/2098 E. , 2025/5847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/6 E., 2020/10 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Kadastro sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 1 53... ve 1 61... parsel sayılı 590. 20... metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... (...) adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde, murisi ...'nin hissedar olduğu tapu kaydına dayanarak dava açmış; davalının sadece 1/17 payı olduğunu ileri sürerek babasının ölümünden beri kendisinin kullandığı taşınmazların tapu kaydına göre adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı, taşınmazların babasına ceddinden yapılan taksimle intikal ettiğini ve kendisi ile babasının 20 yılı aşkın süredir zilyet olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2013 tarihli ve 2008/169 Esas, 2013/8 Karar sayılı kararı ile davanın reddine ve çekişme konusu 1 53... ve 1 61... sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.06.2013 tarihli ve 2013/6019 Esas, 2013/6391 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiği belirtilerek davacının dayandığı tapu kayıtlarında ismi geçen tüm maliklerin nüfus aile kayıt tabloları, taşınmazlara komşu bulunan tüm parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanağı kayıtların getirtilmesi, taşınmazlar başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde tapu malikleri arasında, aksi takdirde ilk malikleri arasında usulüne uygun taksim edilip edilmediği, taksimde kime düştüğü, diğer maliklerin taşınmaza karşılık hangi taşınmazları aldıkları, kimin ne zamandan beri ne sebeple kullandığı, taşınmazı uzun süre ...'nin hangi sebebe dayanarak kullandığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınması, fen bilirkişisinden tapu uygulamasını ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınması, taşınmazların tapu kayıtlarının miktar olarak kapsamında kalması ve tapu malikleri arasında taksimin kanıtlanamaması halinde tapu maliklerinin ölüm tarihleri nazara alınarak ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun kadastro tespit gününde yürürlükte olan şekli ile 13/B-c maddesinin hükmü değerlendirilerek ve tapuya değer verilerek karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2014/4 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, 1 61... ve 1 53... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, taşınmazların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.01.2019 tarihli ve 2016/305 Esas, 2019/268 Karar sayılı ilamıyla; "davacı ...'nin dava konusu taşınmazların babasından intikal ettiğini beyan ederek tapu kaydına dayandığı ancak tapu kayıtlarının mahallinde yöntemince uygulanması sonucunda taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların evvelinde davacının murisi ...'ye ait olduğu, murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın...'nin yanında büyüyen davalıların murisi ...'ye kalmış olduğunun da davacının kabulünde olduğu, dava konusu taşınmazların ...'nin mirasçıları tarafından davacının babası ...'ye devredildiği ve dava konusu taşınmazların 1958 yılından beri yani davalıların murisi ...'nin ölümünden itibaren taşınmazın malik sıfatı ile davacının murisi ... ve mirasçılarının kullanımında olduğu gerekçesiyle karar verildiği, ...'nin terekesi elbirliği hükümlerine tabi olduğu, taşınmazın tamamının paylaşma ya da bir başka hukuki işlemle davacıya geçtiği iddia ve ispat edilmemesi nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "...dava açan mirasçı dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı taktirde, hakim re'sen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür" şeklindeki düzenleme karşısında dava konusu taşınmazların ...'nin mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken yalnızca davacı adına tescile karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazların evvelinde tarafların murisi...'ye ait olduğu, murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın davalıların murisi ...'ye isabet ettiği, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, uyuşmazlığın ...'nin mirasçılarının bu taşınmazı davacının babası ...'ye devredildiğine ve taşınmazın 1958 yılından beri yani davalıların murisi ...'nin ölümünden itibaren taşınmazın malik sıfatı ile davacının murisi ... ve mirasçılarının kullanımında olduğu, bu haliyle 3402 sayılı Kanun'un 14. Maddesi uyarınca zilyetlikle kazanım koşullarını sağladığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 61... parsel ve 1 53... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/208 Esas ve 2019/198 mirasçılık belgesindeki payları oranında ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olup eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğini ve dinlenen kişilerin beyanlarına göre taşınmazların davalının babası tarafından kullanıldığının beyan edildiğini, taşınmazın tamamının davacı adına tescil edilemeyeceğini ve taşınmazın değeri belirlenmeden vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmazlar üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 561f4772c4c67d75 e3ba6c9eef584497

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı