Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/1411 E., 2025/5936 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1411 E., 2025/5936 K. (23.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1411
Karar No
2025/5936
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/1411 E. , 2025/5936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/19 E., 2022/20 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen orman kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., zilyetliğe dayanarak ... köyünde yapılan kadastro sırasında ... tarla ve ... mevkiindeki taşınmazlarının tamamının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemenin birleşen 2007/2 Esas sayılı dosyasında ise davacılar tapu kaydına dayanarak toplam 15 parça taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılarak adlarına tescilini dava etmişlerdir. Mahkemece, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... tarafından açılan davaların reddine, davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar ... ve ... tarafından açılan davaların kabulüne, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (C), 2, 4, 5, 6, 7 ve 8 ile işaretli bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle bu bölümlerin orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına, Mahkemece orman sınırı dışına çıkarılmalarına karar verilen yerlerin adlarına tesciline karar verilmesine dair talepler hususunda mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2011 tarihli ve 2011/12649 Esas, 2011/11464 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "Çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (C), 2, 4, 5, 6, 7 ve 8 ile işaretli bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle bu bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek; davacıların dayandığı 23 adet tapunun ilk oluşumundan itibaren getirilip usulünce uygulanması, uyması halinde 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ..., ..., ..., ... ve ...’ın davalarının kabulüne, ..., ... ve ...’ın davalarının kısmen kabulüne, ...’in davasının reddine, 31.10.2016 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide; 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11, 12/B-1, 13-B, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27/B, 28 ile gösterilen taşınmazların orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına, 1 62... parselin toplam yüzölçümü 240.321 047,84 metrekare olarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/8010 Esas, 2021/1785 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "davaya konu kısımların bakımından usulünce orman araştırması yapılamadığı, orman kadastrosuna itiraz davasını hak sahibi kişilerin açabileceği düşünülerek davacılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmediği, komşu köy paftası kenarlaştırılmak suretiyle davaya konu taşınmaz bölümlerinin orman içi açıklık vasfında olup olmadığının tespit edilmediği, bu sebeple, Mahkemece yeniden yapılacak keşifte memleket haritası ve hava fotoğrafları uygulanmak sureti ile taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumunun saptanması; taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı rapor alınması, bozmadan önceki kararda 1 62... parselin 9, 11, 12/B-1, 13/B, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27/B ve 28 ile gösterilen taşınmaz bölümleri bakımından davanın reddine karar verilmiş olup hüküm, davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmediği için çekişmeli parselin bahsedilen bölümleri bakımından kesinleştiği ve Orman İdaresi yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu; bu bölümler yönünden yeniden ve üstelik davalılar lehine doğmuş bulunan usuli kazanılmış hakkı ihlal eder şekilde tahdit sınırları dışına çıkartılmasına kararı verilmesinin de isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 22.08.2022 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda 1 62... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan asıl dosya davacısı ...'ın talep ettiği 9 ve 11, birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'in talep ettiği 10, 30... , birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'ın talep ettiği 13, birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'nın talep ettiği 12, 21, 22... , birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'ın talep ettiği 29, 32, 33... , birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'in talep ettiği 14, 20... , birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'ın talep ettiği 16, 18, 24, 27... , birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'ın talep ettiği 17, 19, 26... , birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'ın talep ettiği 15... olarak gösterilen kısma yönelik olarak ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 17.09.2010 tarihli ve 2007/1 Esas, 2010/87 Karar sayılı kararıyla davaların reddine dair kurulan hükmü asıl dosya davacısı ve birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarının temyiz kanun yolunu tüketmemeleri üzerine kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından bu kısımlar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 62... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan asıl dosya davacısı ...'ın talep ettiği 1 ve 3 olarak gösterilen kısma, birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'ın talep ettiği 4 ve 7 olarak gösterilen kısma, birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'ın talep ettiği 2 olarak gösterilen kısma, birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'ın talep ettiği 5 ve 6 olarak gösterilen kısma, birleşen 2007/2 Esas sayılı dosya davacılarından ...'in talep ettiği 8 olarak gösterilen kısma yönelik davalarının taşınmazların orman içi açıklık olmaları nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Dava konusu taşınmaz için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/son maddesi gereğince kadastro tutanağı tutulmadan 1 62... parsel sayısı verilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına,temyize gelen ... tarafından dava edilen 22.08.2022 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda ... numaralı ile gösterilen kısımlara ilişkin Mahkemece ilk kurulan hükümde davanın reddine karar verildiği ve ... tarafından temyiz konusu edilmediği, 1 ve 3 sayıları ile gösterilen kısımlara bitişik taşınmazların aynı dosyada dava konusu edildiği ancak davanın reddine karar verildiği halde davacıları tarafından temyiz edilmediği için orman vasfında olduklarının kesinleştiği, bu durumda temyize konu olan 1-3 numaralı kısımların taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili olup orman içi açıklık niteliğinde olduğu belirlendiğine göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ...'ın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı