Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/1334 E., 2025/5513 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1334 E., 2025/5513 K. (10.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1334
Karar No
2025/5513
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/1334 E. , 2025/5513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/2 E., 2022/30 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil ... ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ...'de yapılan kadastro sırasında 3 44... parsel sayılı taşınmaz 98804,12 metrekare, 3 44... parsel sayılı taşınmaz ise 28587,52 metrekare yüzölçümü ve ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş 15.10.2003-13.11.2003 tarihleri arasında askı ilânına çıkarılmıştır. Davacı ... 12.11.2003 havale tarihli dilekçe ile; ... ilçesi, ... bulunan dava konusu 3 44... ve 524 parsel sayılı taşınmazların, kök muris ... oğlu ... ...'dan resmî vasiyetname ile ... oğlu ...'a intikal ettiği, tamamı tapulu, 1937 tahrir kayıtlı ve belgeli 200 dönüm tarım arazisi taşınmazların askerî haritalarda ... ... çiftliği olarak görüldüğünü, eşi ...'dan miras olarak ve ...'ın mirasçıları ... ve ... ...'dan temlik suretiyle tarafına intikal ettiğini, 21.01.19 59... , 22, 29... numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığını ve bu taşınmazlar üzerinde murislerinden intikal eden zilyetliğin devam ettiğini belirterek Hazine adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında, davacının çocukları olan ... ve ... davaya asli müdahil sıfatı ile katılmış, kendilerininde miras payı olduğundan taşınmazın miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.04.2016 tarihli, 2015/9027 Esas, 2016/4851 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; " dava konusu taşınmazların 1996 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman alanı dışında bırakıldığı,mahkemece taşınmazların memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olduğu ve davacının dayandığı tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de,dayanak tapu ve vergi kayıtlarının zemine usulünce uygulanmadığı, davalı ve dava dışı olan parselleri miktar ve sınırları itibariyle kapsayıp kapsamadığının tespit edilmediği, dava konusu taşınmazların, dayanak tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalsa dahi, davacı tapu kaydı dışında zilyetlik olgusuna da dayandığından mahkemece, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadığı, bu sebeplerle dayanak tapu ve vergi kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile kadastro sırasında revizyon görüp görmediği, görmüş ise revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları olan vergi kayıtları getirtilip, bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşifte, dayanak tapu kayıtlarının değişebilir sınırları içerdiği gözetilerek , yöntemince zemine uygulanması, miktarı ile geçerli kapsamının tayin olunması, tapu kaydı başka parsellere de revizyon görmüş ise miktar hesabında nazara alınması tapu miktar fazlası kısım için, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı da gözetilerek davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının ziraat bilirkişi raporu da değerlendirilerek tartışılması" gereğine değinilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacıların dayandığı 21.01.19 59... ve 30 numaralı tapuların dava konusu 524 parselin tamamını, aynı tarih 29 numaralı tapu kaydının ise 523 parselin (C) kısmını kapsadığı, kalan kısmının tapu kaydı kapsamında kalmadığı ve davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne; 3 44... ile 3 44... parsellerin kadastro tespitlerinin ayrı ayrı iptaline, 3 44... parselin tamamımın, 3 44... parselin bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 11.058,62 metrekare kısmının tamamı 8 pay kabul edilerek payları oranında davacı ve asli müdahiller adına tesciline, kalan kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davalı Hazine vekilinin 523 parselin (C) kısmına, asli müdahil ...'ın 3 44... parsel sayılı taşınmazın kalan kısmına yönelik temyiz itirazları bakımından; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazinenin 523 parselin (C) kısmına, asli müdahil ...'ın 523 parselin kalan kısmına yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin 3 44... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesince dava konusu 3 44... parsel sayılı taşınmazın davacı ve asli müdahilin dayandığı 21.02.19 59... ve 30 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesi davasının kabulüne ve 524 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı ve asli müdahiller adına tesciline karar verilmişse de; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; dava konusu taşınmazları kapsadığı ileri sürülen 18 numaralı tapu kaydının sınırları "...,- ....", 30 numaralı tapu kaydının sınırları ise; "üç yönü bozhali-bayır batısı ... ...,bozhali ve sirkeli yörük tarlası" okumaktadır. Buna göre, davacıların dayandıkları bu tapu kayıtlarının sınırları gayri sabit sınırlar olup, her yere uyabilecek niteliktedir. Tapu kaydında yazan kişi isimleri ise mahalli bilirkişi ve tanıklarca bilinememiştir. Dolayısıyla tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığı davacı tarafça ispat edilememiştir. Ayrıca davacılar tapu kaydı dışında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmışlar ve mahkemece dava konusu 524 parselin davacılar ve murisleri tarafından uzun süredir zilyet edildiği gerekçesine yer verilmişse de; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerde yazan koşulların davacılar lehine oluşup oluşmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında 1953 tarihli hava fotoğrafı ile 1958 tarihli memleket haritası incelenmişse de, tespit tarihiden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafı ve memleket haritası incelemesi yapılmak sureti ile davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşularının oluşup oluşmadığı değerlendirilmemiştir Eski tarihli hava fotoğrafı incelenirken ise bindirmeli hava fotoğrafları temin edilmek sureti ile stereoskopik hava fotoğrafı incelemesi yapılmamış, ... sistemi kullanılmak sureti ile taşınmaz komşuları ile birlikte gösterilmemiş olduğundan bilirkişi raporunu denetlenemek mümkün olmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları, varsa dayanakları ve davalı iseler dava dosyaları getirtilerek dosya arasına konulmalı, ... Genel Müdürlüğü web sitesinin ... sorgulama sayfasına girilerek, taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle ... Genel Müdürlüğü'nden, bu fotoğraftan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ilgili kurumlardan getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan üçer kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 1 ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 1 jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve keşifte, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise ne şekilde imar-ihya edildiği ve bu çalışmaların hangi tarihte tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini ve üzerlerindeki zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini duraksamasız şekilde ortaya koyan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini, imar ihyaya muhtaç yerlerden olmaları halinde imar ihya edilip edilmediğini, edilmişlerse imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığın açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip, üzerine taşınmazların sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olmaları halinde imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmağı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi ve memleket haritaları ile uydu fotoğrafları da yapılacak inceleme sırasında dikkate alınması istenilmeli; fen bilirkişisine, davacı tarafça dayanılan vergi kaydının kapsamını gösterir şekilde, keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli ve bundan sonra, davacıların dayandığı vergi kaydının, gayri sabit sınırlı olup sınırları itibari ile her yere uyabilecek nitelikte olduğu ve mülkiyet belgesi niteliğinde olmayan vergi kaydına zilyetlikle birleşmedikçe hukuken değer verilemeyeceği de gözetilmek suretiyle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün 524 parsel sayılı taşınmaz açısından bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin 523 parselin (C) kısmına, asli müdahil ...'ın 3 44... parsel sayılı taşınmazın kalan kısmına yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin 524 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 524 parsel açısından BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a5c1952105bd3991 0bf3ac240884b2a9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı