Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/1220 E., 2025/4595 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1220 E., 2025/4595 K. (17.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1220
Karar No
2025/4595
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/1220 E. , 2025/4595 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2583 E., 2022/3175 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/138 E., 2018/302 K. DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Türkiye Lojistik Araştırmaları ve Eğitim Vakfına yönelik dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün dahili davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili, ... ilçesi ... Mahallesi 721 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 184 ada 7 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluştuğunu ve dava dilekçesine ekli krokide belirtilen kısmının ormanda kaldığını, davalı adına yapılmış olan tescilin yolsuz tescil olduğunu, 184 ada 7 no.lu parselin bulunduğu alanda ilk orman tahdidinin 1940 yılında yapıldığını ve 10.8.1940 tarihli resmi gazetede ilan edilerek kesinleştiğini, ... köyünde kesinleşen tahdit çalışmalarına göre 184 ada 7 parsel sayılı taşınmazın ... Çalılığı adı verilen 18-49 no.lu orman tahdit noktaları ile çevrili haritada III numara ile gösterilen orman içinde kaldığını, 1940 yılında yapılan orman tahdididin 1947 yılındaki tescilinde ve 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında Hazine adına orman vasfı ile tescil edildiğini ancak 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) uygulaması ile yapılan orman tahdidi aplikasyonunda ve devamında 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar kapsamında taşınmazın bazı kısımlarının hatalı olarak orman dışında bırakıldığını, 187 ada 7 no.lu parselin de içinde bulunduğu LXIII numaralı (2B) parselinin 1982 yılında çekilen hava fotoğrafına göre tamamına yakın bir kısmında yapılaşma olmadığının, yerleşim alanı haline dönüşmediğinin ve çok büyük bir kısmının orman vasfını koruduğunun görüldüğünü, ... Kadastro Mahkemesinde görülen 1988/34 ve 1989/11 Esas sayılı dosyalar nedeniyle, 184 ada 7 parseldeki 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanunlara göre yapılan 2. ve 2/B madde uygulamalarının kesinleşmediğini, ... Belediye Başkanlığı tarafından 184 ada 7 parselin de yer aldığı ... Devlet Ormanında yapılan 1744 ve 2896 sayılı Kanun uygulamalarını müteakip imar ve ıslah planları yapımına başlanıldığını ve 1744 sayılı Kanun uygulaması ile yapılan aplikasyon işleminde hatalı olarak orman sınırları dışında bırakılan pek çok taşınmazın Belediye adına tescil edildiğini, dava konusu parselin de krokide belirtilen kısmının yolsuz olarak ... Belediye Başkanlığı adına tescil edildiğini, yapılan imar uygulamaları ile 2981 sayılı Kanun kapsamında verilen tapu tahsis belgelerinin yok hükmünde olduğunu, adına tescil edilen kişilerin de Medeni Kanunun 1023. maddesi uyarınca iyiniyet ilkelerinden yararlanamayacağını açıklayarak, dava konusu taşınmazın ekli krokide belirtilen kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen kararın, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılardan ... hakkındaki davanın husumetten reddine, ... hakkındaki davanın kabulüne, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 721 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 05.02.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.342,53m²'lik kısmının tapusunun iptali ile 721 adanın son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel numarası altında orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, oluşturulacak yeni parselin tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde yer alan tüm ayni haklar ve şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiş; kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.6.2022 tarihli ve 2021/11653 Esas, 2022/5681 Karar sayılı kararı ile "dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 721 ada 14 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına arsa vasfıyla kayıtlı iken, yargılama sırasında 31.10.2016 tarihinde taşınmazın bağışlama nedeniyle ... Üniversitesine devredildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125/1. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesince davacıya seçim hakkını hangi yönde kullanacağı sorulup, sonucuna göre davacının, yeni malike karşı davaya devam etmek istemesi halinde, davacı tarafa, davasını yeni tapu maliki ... Üniversitesine yöneltmesi için süre verilerek tapu malikinin davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması" gereğine değinilerek bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının davalı ... hakkında açtığı davanın husumet nedeniyle reddine, davacının davalı Türkiye Lojistik Araştırmaları ve Eğitim Vakfına yönelik davanın hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, dahili davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 721 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 05.02.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.342,53m²'lik kısmının tapusunun iptali ile 721 adanın son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel numarası altında orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, ... Üniversitesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Ünivesitesi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 70eb21272ba85b9d c3ad74b8355a6cad

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı