8. Hukuk Dairesi 2022/867 E. , 2025/88 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı ... asli müdahil Orman İdaresi tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... köyünde 1945 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu, 16.05.1989 tarihinde 6 ay süreyle ilân edilip kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 1962 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde, dava konusu 109 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapusunun yargılamada belirlenecek eylemli orman olan kısımlar yönünden iptali ile 6831 sayılı Orman Kanununun(6831 sayılı Karar) gereği Orman vasfında Hazine adına tescilini istemiş, asli müdahil Orman İdaresi vekili müdahale dilekçesi ile; dava konusu ... köyü, 109 ada 20 parsel sayılı taşınmazın orman olan kasımlarının Orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların bu kısma yönelik müdahalesinin önlenmesine, bu kısım üzerindeki üçüncü kişi yada kurumlar lehine mevcut şerhler var ise tamamının terkinine karar verilmesini istemiş, davalı mirasçıları davanın reddini savunmuştur. Dava, kesinleşen orman sınırı içerisinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan ve eylemli orman niteliğinde olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu edilen taşınmazın alınan bilirkişi raporuna göre orman tahdit sınırının dışında kaldığı, orman olmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda eylemli orman olduğuna ilişkin beyanda bulunulmuş ise de taşınmazın sahipleri tarafından ekilip biçilmediği için üzerinde ağaçlar yetiştiği, bu haliyle eylemli orman vasfına büründüğü, ancak Mahkemece tahdit sınırı dışında kaldığı için orman olmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... asli müdahil Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince, orman araştırması yapılması için bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın tapulamaya istinaden 22.01.1963 yılında ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiği; tapulama tespit tutanağının incelenmesinde ise dava konusu taşınmazın senetsizden ... adına kayıtlı iken, ... tarafından ...'ye satıldığı, taşınmazın beyanlar hanesinde herhangi bir şerhin mevcut olmadığının anlaşıldığı, bozma ilamı doğrultusunda yeniden keşif yapıldığı, bilirkişi kuruluna rapor tanzim ettirildiği, bilirkişilerce tanzim edilen 30.01.2020 tarihli raporda; dava konusu 109 ada 20 parselin tamamının evveliyatının orman olmadığı, tarım alanı (bağ) olarak kullanıldığı ancak uzun zamandır tarım amaçlı kullanılmadığından kendiliğinden ve tabii olarak meşe ağaçları ile kaplı hale geldiği, bu haliyle tapu ile sahipli arazi üzerinde yüzölçümü üç hektarı aşmayan ağaç topluluğu olduğundan orman sayılmayan yerlerden olduğu hususunun bilirkişilerce de tespit edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... asli müdahil Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca asli müdahil Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 13.01.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/867 E., 2025/88 K. (13.01.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/867
- Karar No
- 2025/88
- Karar Tarihi
- 13.01.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3029 E., 2025/83 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3342 E., 2025/77 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3001 E., 2025/74 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4724 E., 2025/96 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2120 E., 2025/42 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2117 E., 2025/60 K. 13.01.2025