8. Hukuk Dairesi 2022/7222 E. , 2025/1084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/10 E., 2022/14 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 1956 yılında yapılan kadastro sırasında Havuzdere köyü 86 ve 87 numaralı parseller 3300 ve 4820 metrekarelik yüzölçümleri ile belgesizden davacıların murisleri adlarına tespit ve tescil edilmiş, miras yoluyla intikal ve satış işlemleriyle davacılara intikal etmiştir. 2022 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi gereğince yapılan çalışmada 86 parsel sayılı taşınmaz 131 ada 1 parsel, 87 parsel sayılı taşınmaz ise 131 ada 2 parsel numarasını almıştır. Taşınmazın bulunduğu yörede 1948 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'nun (3116 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu ile 2012 yılında yapılarak 31.12.2013 tarihinde ilan edilen davaya konu evvelce sınırlandırılmamış ormanların kadastrosu, 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan tahditin aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması vardır. 1979 yılında 1744 sayılı Kanun'la Değişik 2 nci madde uygulaması ile orman kadastrosu işlemi Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2007 tarihli ve 2006/353 Esas, 2007/72 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Yalova ili Altınova ilçesi ... köyünde 86 ve 87 nolu parsel taşınmazın orman arazisi olduğu iddiası ile 40 nolu orman kadastro komisyonu tarafından orman tahdit sınırları içine alındığını, dava konusu taşınmazın orman arazisi olduğuna dair şerh veya bilgi bulunmadığı gibi üzerinde orman vasfına ait tek bir ağaç dahi mevcut olmadığını ileri sürerek orman kadastrosunun iptalini istemiştir. Davalı-karşı davacı ... İdaresi cevap ve karşı dava dilekçesiyle; çekişmeli taşınmazların yörede 1948 yılında yapılıp kesinleşen tahdit sınırları içinde olduğu gibi eylemli durumlarında da orman sayılan yerlerden olduklarını ileri sürerek davacı tarafça açılan davanın reddini talep etmiş ve karşı davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile orman vasfında Hazine adına tescillerine, müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacı-karşı davalıların orman kadastrosu tespitine itiraz davasının esastan reddine, davalı-karşı davacı ... İdaresinin tapu iptali tescil ve müdahalenin önlenmesi davasının bu davadan tefrikine karar verilmiş, hükmün davacı-karşı davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; orman ve fen bilirkişi raporlarında taşınmazların tamamının 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığının bildirildiği ancak 3116 tahdidinin ilan tutanağı incelendiğinde dava konusu taşınmazları ilgilendiren 2 numaralı kapalı poligonun Devlet Ormanı olarak tahdit edildiğinin görüldüğü, bilirkişilerin orman tahdidi ile irtibatlı krokilerinde ise 86 numaralı parselin tamamen, 87 numaralı parselin ise kısmen tahdit dışında kaldığının görüldüğü, ayrıca bilirkişilerin 2012 yılında yapılan orman kadastrosunda taşınmazların tamamının orman sınırları içine alındıktan sonra bir kısmının 2B madde uygulaması uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığını bildirdikleri, orman tahdit haritası ile irtibatlı krokilerinde ise taşınmazların (A) harfiyle gösterilen bölümlerinin Meşeli Devlet Ormanı sınırları içinde gösterdikleri, iptaline karar verilen 1979 tarihli orman kadastrosu çalışma tutanakları incelendiğinde “Meşeli Devlet Ormanı”nın bu çalışma sırasında tahdit edildiği ve Mahkemece iptaline karar verildiğinin görüldüğü, 40 numaralı orman kadastro komisyonunun 86 ve 87 parsel sayılı taşınmazları orman sınırları içine aldığına dair çalışma tutanağının da bulunmadığı, bu nedenle taşınmazların 40 numaralı orman kadastro komisyonunca orman kadastrosuna konu edilip edilmediklerinin denetlenemediği, öncelikle taşınmazların orman kadastrolarına göre konumlarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği, kısmen veya tamamen 1948 yılında yapılan tahdidin dışında kalıp da ilk defa 2012 yılındaki orman kadastrosunda orman sınırları içine alınan bölümlerinin kesin bir şekilde belirlenip, bu taşınmazların orman vasfında olmadığı iddia edildiğine göre memleket haritaları ve hava fotoğrafları esasına dayalı ve eylemli durumlarında orman olup olmadıklarını da irdeler şekilde inceleme ve araştırma yapılması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin taşınmazların 3116 tahdidi içinde kalıp kalmadıklarını, 2012 yılında yapılan işlemde orman sınırları içine alınıp alınmadıklarını, orman sınırları içine alınmış bölüm var ise bu bölümlerin orman vasfında olup olmadıklarını belirlemekten uzak olduğu, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun'a göre yapılıp 1949 yılında kesinleşen orman tahdit haritasına göre 131 ada 1 parsel (eski 86 parsel) sayılı taşınmaz ve 131 ada 2 parsel (eski 87 parsel) sayılı taşınmazların tamamının orman sayılan alan içinde kalmaları nedeniyle orman sayılan yerlerden oldukları, 131 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların 40 numaralı orman kadastro komisyonunun 2012 tarihli çalışmaya ait krokide (A) harfi ile gösterilen alanlarının ilk orman tahdidi sınırları içinde, (B) harfi ile gösterilen alanlarının ise orman vasfını yitirmiş 2/B sahası olarak gösterildiği, itibar edilen bilirkişi raporuna göre çalışmanın doğruluğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacıların orman kadastrosuna, aplikasyona, 2/B uygulamasına karşı açtıkları davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun kendi içeresinde çelişkili olduğunu, taşınmazın 1981 yılı öncesinden bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirdiğini, taşınmazların yıllarca tarım arazisi olarak kullanıldığını, taşınmaz üzerinde orman ağacı bulunmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. Dava, orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Dairemiz tarafından davacılardan ...’a ait aile nüfus kayıt tablosu UYAP’ tan çıkartılmış, davacı ...’ın 14.12.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Davacının ölümü halinde taraf ehliyeti ortadan kalkacağından taraf teşkili bozulmuştur. Bu durumda mirası reddetmeyen mirasçıların davaya zorunlu dava arkadaşı olarak davaya devam etmesi gerekir. Temyize yönelik işlemlerin mirası reddetmeyen mirasçılar tarafından zorunlu dava arkadaşı olarak yapılması, başka bir deyişle tüm mirasçıların davaya devam etmesi gerekmektedir. Bu nedenle verilen kararın temyiz incelemesinin yapılabilmesi için; öncelikle müteveffa davacı ...’ın tüm mirasçıları belirlenerek mirasçılara gerekçeli kararın tebliği ile kararı temyiz edip etmeyeceklerinin tespiti ile bu eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d2105d5c31484fb6 75bbebeb32431b12
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7222 E., 2025/1084 K. (13.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7222
- Karar No
- 2025/1084
- Karar Tarihi
- 13.02.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4011 E., 2025/1080 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4222 E., 2025/1082 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1993 E., 2025/1083 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4338 E., 2025/1097 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6435 E., 2025/1101 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4333 E., 2025/1123 K. 13.02.2025