Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/1993 E., 2025/1083 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1993 E., 2025/1083 K. (13.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1993
Karar No
2025/1083
Karar Tarihi
13.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/1993 E. , 2025/1083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/190 E., 2020/144 K. KARAR : Davacının davasının kısmen kabulü, asli müdahillerinin davalarının açılmamış sayılmasına Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının davasının kısmen kabulüne, asli müdahillerinin davalarının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ..., davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Rize ili İkizdere ilçesi Ayvalık köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 3.241.456,07 metrekare ve orman vasfıyla 30.04.2006 tarihinde orman olarak tespit edilmiş, askı ilanı 18.10.2006 ile 17.11.2006 tarihleri arasında yapılarak itirazsız olarak kesinleşmiştir. Rize ili İkizdere ilçesi Şimşirli köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 30.145.446,77 metrekare ve orman vasfıyla 14.09.2009 tarihinde orman olarak tespit edilmiş, askı ilanı 07.10.2009 ile 06.11.2009 tarihleri arasında yapılarak itirazsız olarak kesinleşmiştir. Davacı ... İkizdere Kadastro Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde; Rize ili İkizdere ilçesi Cevizlik köyü sınırları içinde bulunan 212 EPDK parselinin dedesi ... ve dedesinin kardeşleri ... , ... adına EPDK tarafından kamulaştırılan arazinin kardeş payı yapıldıktan sonra dedesi ... 'ın zilyetliğinde kalan kısmının kendisi ve teyzesi ... (... kızı) zilliyetliğine geçen arazilerin kadastro çalışmaları sırasında söz konusu taşınmazın 3 parçaya bölündüğünü, bir kısmının 1448,66 metrekaresinin 101 ada 1 parsel olarak yazıldığını ve orman alanı olarak tespit gördüğünü, diğer 3234,06 metrekarenin bir kısmının orman sınırlarında kaldığı ve bir kısmının dere yatağına bırakıldığını, bu taşınmazların 60 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın çay bahçesi olup bir kısmının tarla olduğunu, yıllardan beri ziraat ve çiftçilik yaptığını, bu nedenle tapu sicilinde kayıtlı olmayan bir taşınmazın fasılasız ve nizasız 20 sene müddetle tıpkı bir malik gibi tasarrufunda bulunduran kimsenin o taşınmaza mülkiyet hakkı doğduğunu, 212 parselin batısında kalan Şimşirli köyü sınırları içinde görünen taşınmazın ormana bırakılan yeri ile dere yatağına bırakılan kısmının orman ve Hazine ile ilişkisinin bulunmadığını belirterek bu nedenle yapılan tespitin iptaline taşınmazın kendi adlarına tespit ve tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... vekili; Ayvalık köyü 101 ada 1 parselde müvekkilinin hissesi olduğunu belirterek asli müdahale talebinde bulunmuştur. Asli müdahil ...; dava konusu taşınmazın kök muris ...'ten ..., ... ve babası ... 'a kaldığını, davacının babasının ..., müdahil ...'nin babasının ise ... olduğunu, bu taşınmazda kendi hakkı da olduğunu belirterek asli müdahale talebinde bulunmuştur. İkizdere Kadastro Mahkemesinin 31.03.2011 tarih, 2010/14 Esas ve 2011/62 Karar sayılı kararıyla; dava konusu İkizdere ilçesi Şimşirli köyünde 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca orman parsellerinin sınırlandırılması çalışmasının yapıldığı ve çekişmeli parselin askı ilanına alındığı, nizalı 101 ada 1 nolu parselin kadastro tutanağının 06.09.2009 ila 06.10.2009 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına alındığı, davacı tarafından ikame edilen davanın ise askı ilan süresi geçtikten sonra 13.01.2010 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davacı ile müdahil davacı ...'nın dava konusu Rize ili İkizdere ilçesi Şimşirli köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik açmış oldukları dava yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 13.12.2011 tarih, 2011/9768 Esas ve 2011/14683 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2012 tarih, 2012/3637 Esas ve 2012/5053 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay Kararı gereğince dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi sonrasında Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/249 Esas sırasına kaydedilmiş, Mahkemenin 17.07.2013 tarih ve 2013/244 Karar sayılı kararıyla; HSYK Genel Kurulunun 12.06.2013 tarih ve 464 sayılı kararı ile İkizdere ilçesinin Rize Adliyesi yargı alanına bağlandığı gerekçesiyle Rize Asliye Hukuk Mahkemesine yönelik yetkisizlik kararı verilmiş, dava dosyası Rize Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/655 Esas sırasına kaydedilmiştir. Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.10.2017 tarih, 2013/655 Esas ve 2017/702 Karar sayılı kararıyla; davanın açıldığı ve İkizdere Adliyesinin kapatıldığı tarih gözetildiğinde Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisinin devam ettiği, Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisinin idari nitelikte kararın alındığı 12.06.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için söz konusu olabileceği gerekçesiyle; Mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, daha önceden Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verildiğinden yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07.02.2018 tarih, 2018/142 Esas ve 2018/135 Karar sayılı kararıyla; uyuşmazlığın Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararı sonrası dava dosyası Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve bu Mahkemede 2018/190 Esas sırasına kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusunun Ayvalık köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğu yapılan yargılama sırasında anlaşıldığı, bu taşınmazın tesis kadastrosu sonucu orman vasfıyla Hazine adına 20.11.2006 tarihinde tescil edildiği, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dava konusu Ayvalık köyü 101 ada 1 parselinin dava konusu kısmının toprağının orman toprağı olmadığı, eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planlarında orman olarak görülmediği, kuru tarım arazisi niteliğinde olup genel olarak çay bahçesi olarak kullanıldığı, zilyetlik yönünden ise taşınmazın kök muris ...'ten asli müdahil ...'nin babası ..., davacının babası ... ve asli müdahil ...'in babası ... 'a kaldığı, bu yeri kardeşlerin kendi aralarında taksim ederek fen bilirkişi raporunda gösterilen şekilde aralıksız 40-50 yıldır kullandıkları, 3402 sayılı Kanun'un aramış olduğu 20 yıllık kesintisiz, nizasız ve amacına uygun zilyetlik koşullarının oluştuğu, davacı ... murisi ... 'ın dava konusu Ayvalık köyü 101 ada 1 parsel içerisinde kalan 27.06.2016 hakim havale tarihli Fen Bilirkişileri ... ve ... tarafından hazırlanan fen bilirkişi raporu ekindeki krokinin (C) harfi gösterilen yere malik sıfatıyla zilyet olduğu, ölümü ile bu taşınmazın davacı ve diğer mirasçılara intikal ettiği, ...'in diğer kardeşleri ... ve ...'in ise taksim sonucu (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısma zilyet oldukları, dava konusu kısmın orman sayılan yerlerden olmadığı, özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğunun anlaşıldığı, davacının (C) harfi ile gösterilen alana ilişkin davasının kabulü ve (A) ve (B) harfler ile gösterilen kısma ilişkin davasının reddine karar vermek gerektiği, asli müdahiller ... ve ...'in mazeretsiz duruşmayı takip etmedikleri ve 7. celsede işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın 3 ay içerisinde yenilenmediği gerekçeleriyle; asli müdahiller ... ve ...'ın davasının açılmamış sayılmasına, davacı ...'nun davasını kısmen kabulü kısmen reddi ile, Rize ili, İkizdere ilçesi, Şimşirli köyü 101 ada 1 parsel içerisinde kalan 27.06.2016 hâkim havale tarihli Fen Bilirkişileri ... ... ve ... tarafından hazırlanan fen bilirkişi raporu ekindeki krokinin (C) harfi ile gösterilen kısmının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile, İkizdere Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/290 Esas 2007/280 Karar sayılı (Rize ili İkizdere ilçesi Güneyce Beldesi Yeşiltepe Mahallesi Cilt No:34 Hane No:84'te nüfusa kayıtlı ... ve ... den olma 03.06.1921 doğumlu) ... 'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında ... 'ın tüm mirasçıları adına tapuya tesciline, Rize ili İkizdere ilçesi Şimşirli köyü 101 ada 1 parsel içerisinde kalan 27.06.2016 hakim havale tarihli Fen Bilirkişileri ... ... ve ... Gökşül tarafından hazırlanan fen bilirkişi raporu ekindeki krokinin (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısmına ilişkin davacının davasının reddine karar verilmiş, Mahkemenin 13.10.2020 tarihli tashih kararı ile; köy isminin "Ayvalık" olması gerekirken sehven "Şimşirli" olarak yazıldığı gerekçesiyle hüküm fıkrasına yönelik tahsis kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ..., davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuştur. Davacı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu yerin paylı mülkiyet olduğunu, Mahkemece reddedilen (A) ve (B) kısımları ile (D) ve (E) kısımlarının açıklanmadığını, (A) ve (B) ile işaretlenen yerlerin evden 3m yukarısının kendilerine ait olduğunu, (A) ve (B) ile ilgili işaretlenen yerler ile ilgili ret kararının kaldırılmasını ve (D) ve (E) ile işaretlenen yerlerin değerlendirmeye alınmasını istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının en eski tarihli memleket haritası, orman amenajman planı, meşçere haritası ve hava fotoğraflarında Devlet Ormanı içinde kaldığını, taşınmazın tamamının toprak yapısı, bitki örtüsü ve eğim durumu itibarıyla Devlet Ormanı olduğunu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesi ile dere yatağı olarak tescil harici bırakılan alan açısından da tescil talebinde bulunduğunu, bu yönde bir araştırma yapılmamakla birlikte kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/3 üncü maddesi uyarınca davanın yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte yöneltilmesi gerektiği, dava sürecinde ilgili tüzel kişiliğin davaya dahil edilmediğini ve taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, davacının dava dilekçesinde taşınmazın muristen kaldığını ileri sürerek kendi adına tescilini talep ettiğini, Mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde taşınmazın muris ... 'ın tüm mirasçıları adına tapuya tesciline karar verildiğini, murislerinden intikal ettiği iddia edilen taşınmazla ilgili davacının taşınmaz hakkında tek başına dava açma hakkı olmadığı gözetilerek aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken usul ve kanuna aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporlarında kapitalizasyon faiz oranının % 4 ve %5 olacak şekilde farklı farklı belirlendiğini ve bu çelişkinin giderilmediğini, Mahkemece usulünce araştırma yapılmadan, hüküm kurmaya elverişli olmayan orman bilirkişisi tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda karar verildiğini, taşınmazın orman bütünlüğü içerisinde kaldığını, Hazinenin dava açısından yasal hasım olduğu gözetilerek aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 02.12.2021 tarih, 2021/1209 Esas ve 2021/1052 Karar sayılı kararıyla; davada daha öncesinde İkizdere Kadastro Mahkemesi tarafından 13.12.2011 tarihinde karar verildiğini ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından davanın esasına ilişkin temyiz incelemesi yapıldığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihlerinden önce İlk Derece Mahkemesince nihai karar verildiği, başvurulacak kanun yolunun istinaf değil temyiz kanun yolu olduğu gerekçesiyle dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere mahalli mahkemesine Geri Çevrilmesine karar verilmiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, İkizdere Kadastro Mahkemesinin 31.03.2011 tarih, 2010/14 Esas ve 2011/62 Karar sayılı görevsizlik kararı Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.12.2011 tarih, 2011/9768 Esas ve 2011/14683 Karar sayılı ilamı ile onanmış, karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2012 tarih, 2012/3637 Esas ve 2012/5053 Karar sayılı ilamı ile; karar düzeltme talebinin Reddine karar verilerek Yargıtay tarafından uyuşmazlığın esasına yönelik bir denetim yapılmadan dava dosyası Mahkemesine iade edilmiş, incelemeye konu karar ise Kalkandere Asliye Hukuk mahkemesi tarafından verilmiştir. Temyize konu mahkeme kararı bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başlamasından sonra 09.09.2020 tarihinde verildiğine göre, kanun yoluna dair 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri değil 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik Geçici 3 üncü maddesi gereği dosyanın incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 394654ee1a59647e bc5bb47cf446a14f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı