Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/7213 E., 2025/3603 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7213 E., 2025/3603 K. (12.05.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7213
Karar No
2025/3603
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/7213 E. , 2025/3603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/113 E., 2017/30 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 69 ada 18 parsel sayılı 994,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ...Mahallesinde kain dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazın irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile ... mirasçılarına ait olduğunu ve davalı ...'in taşınmazın tamamını kullanmak suretiyle el attığını ileri sürerek, taşınmazın ... mirasçılarına adına tesciline ve davalı ...'in müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmiş ve asli müdahil ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu müdahale dilekçesi ile, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 69 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 400 metrekarelik kısmını ...'den aldığını, geri kalan kısmının Hacı Memiş ile alakası olmadığını belirterek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevabında; taşınmazın Osman Alagöz'ün zilyetliğinde olduğunu ifade ederek davanın reddini savunmuştur. Yargılama sırasında dava konusu dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... Mahallinde yapılan keşif, tanık, yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanları ile tüm dosya kapsamından taşınmazın gerçekte iki ayrı parça halinde olup, kuzeydeki bölümünü ...’in satışı ile müdahil davacı ...’e geçtiği, halen ...’ün zilyetliğinde olduğu, güneydeki bölümünün ise ...’e ait iken, ölümü ile de mirasçılarına intikal ettiğinin anlaşıldığı açıklanarak, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan 1981/292 Esas sayılı dava dosyasına ait, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 09.07.1987 tarihli keşif krokisi zemine uygulanmak suretiyle taşınmazın bu krokide yeşil ile taralı bölüm dışında kalan kuzey bölümünün müdahil davacı ... adına, krokinin kapsadığı yeşil ile taralı bölümün ise ...mirasçıları adına payları oranında tesciline, bu bölüm üzerinde bulunan ve tespit tarihinden önce müdahil davacı tarafından yapıldığı anlaşılan binanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi gereğince müdahil davacı ...’e ait olduğunun kütüğün beyanlar hanesine şerhine karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmın ... adına, (B) harfi ile gösterilen kısmın Hacı Memiş mirasçıları adına tesciline ve (C) harfi ile gösterilen binanın 3402 Sayılı Kadastro Kanunu' nun 19/2. maddesi gereğince ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ...'ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 584,00 TL'nin temyiz eden asli müdahilden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a37f8be070150849 4d12c5292ed033f1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı