Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/6901 E., 2025/3490 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6901 E., 2025/3490 K. (07.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6901
Karar No
2025/3490
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/6901 E. , 2025/3490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2008/289 E., 2016/1 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, asli müdahil ...............köy tüzel kişiliğinin davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 201 ada 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazlar tarla niteliğinde muhtelif yüzölçümleri ile davalı Hazine ve diğer davalı/murisleri adına tespit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu 201 ada 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazların davalılar ile ilgisi olmadığı halde, kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit yapıldığını, tapuda 100 sıra numarada kayıtlı taşınmazda muris ...’nun 6 pay üzerinden 2 pay müşterek malik olduğunu,bir kısım davalıların da içinde bulunduğu kişilerin dava konusu taşınmaza haksız müdahaleleri nedeniyle, Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1955/52 Esas sayılı dosyasıyla meni müdahale davası açıldığını ve müdahalelerin menine karar verildiğini belirterek, yapılan tespitin iptali ile taşınmazların murisleri veya mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... köyü temsilcisi muhtar ..., davalı yerlerin köy merası olduğunu, buna ilişkin Kemaliye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı olduğunu belirterek davaya müdahil olmak istediğini belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazların evveliyatının mera olduğu, halen mera olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazların sadece 1950-60 yılları arasında 2-3 yıl davalılar tarafından arpa buğday ekilmek sureti ile kullanıldığı, Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen taşınmaz malın edinme koşullarının davalılar yönünden oluşmadığı, kaldı ki dava konusu taşınmazların evveliyatı mera olduğundan zilyetlik süresinin 20 yılı geçmesi halinde bile davalılar veya davacılar tarafından sürdürülen zilyetliğin herhangi bir hukuki değerinin olmadığı, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının sınırlarının sabit sınırlar olmadığı, değişebilir sınırlar olduğu, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olmadığı, dava konusu olmayan ... köyü 201 ada 617 nolu parsele ait olduğu, yine dava konusu taşınmazların komşu mera parseli içerisinde kaldıkları gerekçeleri ile asli müdahil ... köy tüzel kişiliğinin davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine, dava konusu taşınmaz olan ... köyü 201 ada 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 nolu parsellerin mera vasfıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/b maddesi gereği Hazine adına sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş hüküm davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin, temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 13.10.2015 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda, taşınmazların hali hazırda mera olarak kullanıldığının, taşınmazlar üzerinde mera bitkilerinin olduğunun, en az 60 yıldır herhangi bir kültürel faaliyetin ve tarımsal üretimin yapılmamış olduğunun belirlenmesine göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, çekişmeli taşınmazlar mera olarak sınırlandırılmış olup, meraların mülkiyet hakkı Hazineye, kullanım hakkı ise ilgili köy tüzel kişiliğine ait olduğundan, İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar vermekle yetinilmesi gerekirken, hüküm fıkrasının "2)" nolu bendinde ''mera vasfıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/b maddesi gereği Hazine adına sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına'' şeklinde hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendindeki "Hazine adına" ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı