Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/6222 E., 2025/873 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6222 E., 2025/873 K. (10.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6222
Karar No
2025/873
Karar Tarihi
10.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/6222 E. , 2025/873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/32 E., 2022/102 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Sakarya ili, Karasu ilçesi, Paralı köyü çalışma alanında 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında; 131 ada 1 parsel sayılı 2.729,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" şerhi yazılarak mezarlık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili 30.07.2010 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; taşınmazın yörede yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasıyla orman kadastro sınırları dışına çıkarılmayan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan yer olduğunu belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarihli ve 2019/1291 Esas, 2019/3964 Karar sayılı ilamıyla; "Taşınmazın 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi ile 1974 yılında 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulama ve 1992 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılmış orman kadastrolarında ne şekilde göründüğünün net ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmediği, taşınmazın bir bölümünün kadim veya halen kullanılan mezarlık olup olmadığının da usulünce araştırılmadığı, bu yönlerde bir araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereklerine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın bilirkişi raporları doğrultusunda bir kısmının kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığı" gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 29.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda Şekil-2'de (B) ile gösterilen 2469,34 metrekare yüzölçümlü kısma ilişkin tespitin iptali ile orman vasfı ile aynı adada en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 29.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda Şekil-2'de (A) ile gösterilen 260,14 metrekare yüzölçümlü kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi vardır. Daha sonra 1974 yılında 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci madde uygulaması yapılmış ve 1992 yılında Paralı köyü sınırları içinde bulunan ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılarak 24.09.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2ff022c2096e375c 800df8911cf57220

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı