Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/3397 E., 2025/869 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3397 E., 2025/869 K. (10.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3397
Karar No
2025/869
Karar Tarihi
10.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/3397 E. , 2025/869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/30 E., 2022/18 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili Sarıyer ilçesi Rumeli Feneri Mahallesi çalışma alanında 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 1717 ada 2 parsel sayılı 2.509,18 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman sınırları dışına çıkarılmakla birlikte zeminde orman olduğu gerekçesiyle, orman vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş, beyanlar hanesine "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır." şerhi verilmiştir. Davacılar vekili 05.07.2010 tarihli kullanım kadastrosu askı ilan süresi içinde verdiği dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, Rumeli feneri, Öksüzdere mevkiinde 356 - 357 - 358 - 359 orman sınır noktalarını birleştiren hattın içinde kalan arazinin 18.08.1976 tarihinde düzenlenen Orman Kadastro komisyonu kararı ile tapusu ibraz edilemediğinden orman sınırları içinde bırakıldığını, davacıların murisi ...'nin ekte sundukları 18.11.1933 tarihli, No:41, cilt 43, sahife 123 yevmiye 7082/1083 numaralı tapu senedi ve 01.07.1932 tarihli köy senedinin yaklaşık 10 dönüm yüzölçümündeki araziye uyduğunu, arazinin 03.06.2010 tarihinde yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda da, müvekkillerinin adına orman arazisi dışına çıkartılmadığını belirterek 6831 sayılı Kanun'un bazı maddelerini değiştiren 1744 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca davacıların murisinden intikal eden arazinin miras payları nispetinde orman arazisi dışına çıkarılarak adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevabında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Bilirkişi kurulu raporu ekindeki Ek 1 sayılı harita-planında (A) ve (B) bölümünün Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, kullanım kadastrosu çalışmasından önce 1938 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu çalışmasında orman olarak sınırlandırıldığı, B ile gösterilen alanın ise 1717 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü oluşturduğu ve 1976 yılında 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2 nci maddesi gereğince yapılan uygulamada P II parsel sayısı ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1985 yılında 6831 sayılı Yasanın 2896 sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi 1989 yılında 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B. maddesi uygulamalarında da orman sınırları dışında kaldığının anlaşıldığı, orman tahdidi ve 2/B uygulamasının kesinleşme tarihinden itibaren 6831 sayılı Yasanın 11. maddesindeki hak düşürücü sürelerin geçmiş olması dikkate alındığında 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosunun davacılara mülkiyete ilişkin yeni bir dava hakkı vermeyeceği" gerekçesiyle, İstanbul ili Sarıyer ilçesi Rumeli Feneri köyü, Öksüzdere mevkiinde bulunan Rumeli Feneri hudutları içinde Mavramoloz Devlet Ormanının sınırları içindeki kısmında kalan bilirkişi raporu ekindeki Ek 1 sayılı harita-planında (B) bölümü hariç olmak üzere, (A) harfi ile gösterilen bölümü hakkında davacılar ve dahili davalılar tarafından açılan davanın reddine, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi Rumeli Feneri köyü, Ketenderesi-Marmancık Mevkii, 2509.18 m² yüzölçümlü orman nitelikli 1717 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, dava edilen bilirkişi raporu Ek-1 sayılı harita-planında (B) ile gösterilen 852.78 m² yüzölçümlü alan hakkında davacılar ve dahili davalılar tarafından açılan davanın reddine, 2509.18 m² yüzölçümlü, orman nitelikli 1717 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine; "Bu taşınmaz 6831 sayılı yasanın 2B maddesi uyarınca Orman sınırları dışına çıkarılmıştır." "Taşınmaz eylemli orman vasfındadır." şerhlerinin yazılmasına karar verilmiş; hükmün, davacı gerçek kişiler vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.03.2017 tarihli ve 2015/12076 Esas, 2017/2026 Karar sayılı ilamıyla; "Uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada krokide (A) harfi ile gösterilen kısmını 1717 ada 2 sayılı parsel dışında ve kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu, bu kısım için 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, 1717 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davaya konu (B) harfi ile gösterilen kısmının da eylemli orman olduğu anlaşıldığı ve davalı ... İdaresinin 2/B şerhinin kaldırılmasına yönelik usulüne uygun açılmış bir davası da bulunmadığı" belirtilerek; İlk Derece Mahkemesi kararı onanmıştır. Onama kararına karşı, davacı gerçek kişiler vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine, aynı Dairenin 07.05.2018 tarihli, 2018/1136 Esas ve 2018/3453 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda; davacılar vekilinin dava dilekçesinde davacıların murisinden intikal eden arazinin miras payları nispetinde orman arazisi dışına çıkarılarak adlarına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açtığı, davacıların talebinin beyanlar hanesinde yazılı olan şerhin değiştirilmesi istemli kullanım kadastrosuna itiraz davası olmayıp mülkiyet ihtilafına ilişkin olduğu, bu tür mülkiyet ihtilafına ilişkin davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle, mahkemece davacılar vekilinin talebi yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının da bu aşamada incelenmesine yer olmadığı" belirtilerek onama kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın eski tapu kaydına dayanarak tapu iptal tescil talebine ilişkin olduğu, davacının Öksüzdere mevkiinde 356 - 357 - 358 - 359 orman sınır noktalarını birleştiren hattın içinde kalan arazinin 18/08/1976 tarihinde düzenlenen Orman Kadastro Komisyonu kararı ile tapusu ibraz edilemediğinden orman sınırları içinde bırakıldığını, davacıların murisi ...'nin ekte sundukları 18/11/1933 tarihli, No:41, cilt 43, sahife 123 yevmiye 7082/1083 numaralı tapu senedi ve 1.7.1932 tarihli köy senedi tamamının yaklaşık 10 dönüm yüz ölçümü olan arazinin 03/06/2010 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda da, müvekkillerinin adına orman arazisi dışına çıkartılmadığını, ancak bu yerin üst soylarından kendilerine kaldığını ileri sürdükleri, mahkemece 18/11/1933 tarihli, No:41, cilt 43, sahife 123 yevmiye 7082/1083 numaralı tapu senedi ve 1.7.1932 tarihli köy senedinin ilk tedavülünden itibaren kayıtlarıyla kadastro tutanakları ve tüm belge ve belgelerin getirildiği, ayrıca en eski tarihinden başlanmak üzere hava fotoğrafları ve bu hava fotoğraflarından üretilen memleket haritalarının temin edildiği, akabinde dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede keşif icra edildiği, keşifte mahalli bilirkişinin dinlenildiği, beyanlarının alınarak zapta geçirildiği, orman, ziraat, jeodezi ve harita mühendisinden rapor aldırıldığı, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda davaya konu edilen yerin Öksüzdere mevkii 356-357-358-359 orman sınır noktaları içerisinde kalan yer olduğu, bu yerin 1938 yılında tahdidi yapılan mahromoloz devlet ormanı içerisinde kaldığı, dava konusu yerin 13,941,771 m² olduğu, 1938 yılında yapılan tahdit çalışmalarında tarla olarak kullanıldığı, kadastro tutanaklarından anlaşıldığı, tapusunun ibraz edilmemesi nedeniyle orman olarak sınırlandırıldığı, fotoğraflardan ve memleket haritalarından görüldüğü gibi 1946 yılından 1982 yılına kadar bu yerin açıklık durumu muhafaza ettiği, daha sonradan sürgün orman ağaçlarının yetiştiği, krokide (A) ve (B) harfiyle gösterilen yerin tarla özelliğini tamamen kaybettiği, herhangi bir kullanımın olmadığı, 03/06/2010 tarihinde dava konusu taşınmaza 1717 Ada 1 ve 2 No.lu Parsel numarası verildiği 2 No.lu parselin orman vasfında Maliye Hazinesi adına orman vasfıyla tescil edildiği, 1717 Ada 2 Nolu parselin krokide B harfiyle gösterilen 850,845 m² kısmının davalı taşınmazın tapu içerisinde kaldığından 1744 sayılı kanunun 2 madde uygulamasına konu edildiğinden, orman sınırları dışında Maliye Hazinesi adına tespit gördüğü, geri kalan 13,090.926 m² kısmının kesinleşen mahromoloz devlet ormanı içerisinde orman sayılan yerlerden olduğu, bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 1744 sayılı yasanın 2. Maddesi uyarınca daha önceki yıllarda yapılan tahdit çalışmalarında, çeşitli nedenlerle tahdit sınırları içerisinde kalması nedeniyle, orman sayılan tapulu arazilerde bu kanun uygulaması yapılarak komisyon tarafından tapu sahibi adına çıkarılarak ilk tahdit çalışmasında yapılan hatanın düzeltilmesinin amaçlandığı, dava konusu bölgede muhacirlere başkaca taşınmazlar tahsis edildiği, davacıların da evveliyatında yurtdışından Türkiye'ye intikal ettikleri ve dava konusu yerin ve davacıların miras bırakanına tahsis edildiği, her ne kadar davacı taraf tapunun tüm alanını talep etmiş ise de; yukarıda belirtildiği üzere 13.090,92 m2 yerin mahromoloz devlet orman içinde kaldığı, 1744, 2896 ve 3302 sayılı kanunların uygulamalarına konu edilmediği, orman sayılan yerlerden sayıldığı, 850,84 m2 kısmının ise; 1744 sayılı kanunun 2. Maddesi gereği orman sınırları dışına Hazine adına çıkarıldığından aynı yasa uyarınca sahibine intikal etmesi gerektiği, bu nedenle davacıların krokide (B) harfiyle gösterilen yere ilişkin taleplerinin kabulü, (A) harfiyle gösterilen yere ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne, bilirkişi raporunun krokide (B) harfi ile gösterildiği 850,84-m²'lik kısmın davalı adına olan kaydın iptali ile ...'nin mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, davacıların bilirkişilerin krokide (A) harfi ile gösterdikleri yere ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde uygulaması ile 1990 yılında yapılıp kesinleşen aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması vardır. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde atıf yapılan bilirkişi raporunun tarihinin bulunmaması, hüküm fıkrasında iptal edilen parselin numarasının yer almaması infazda tereddüte neden olacağından usûl ve kanuna aykırılık oluşturduğu gibi, harçtan muaf olan davalı ... ve Orman İdaresine harç yükletilmesi ve davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan redde karar verilen bölüm yönünden davalılar Hazine ve Orman İdaresi lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetsizdir. Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni kuralları da gözetilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı ... ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan " kısmen reddi ile.." ibaresinden sonra gelmek üzere "17.05.2021 tarihli ... , ... , ... ve ... tarafından düzenlenen..." cümlesinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan " ...gösterildiği..." ibaresinden sonra gelmek üzere, "... İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Rumeli Feneri Mahallesi 1717 ada 2 parselde yer alan..." cümlesinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine "Hazine ve Orman İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" cümlesinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinden yer alan "başvurma harcı, keşif harcı ve.." ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, aynı bentte yer alan "336,84 TL" ibaresinin yerine "254,18 TL" yazılmasına, yine aynı bentte yer alan " davalılardan" ibaresinin yerine " davalı ... ve davalı ... İdaresinden" ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan "davalılardan" ibaresinin yerine "davalı ... ve davalı ... İdaresinden" ibaresinin yazılmasına, yine aynı bentte yer alan "davacıya" ibaresinin yerine "kendini vekil ile temsil ettiren ... mirasçılarına" ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinden sonra gelmek üzere "6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdiren 5100 TL vekalet ücretinin taraf ... mirasçılarından alınarak davalı ... ve Orman İdaresine verilmesine..." cümlesinin yazılmasına, sonra gelen fıkranın buna göre teselsül ettirilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı