8. Hukuk Dairesi 2022/6129 E. , 2025/3606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2022/8 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılan kadastro neticesinde 144 ada 1 parsel sayılı 48.742,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına, 144 ada 13 parsel sayılı 9,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz çeşme vasfıyla ... adına tespit edilerek 26.12.2006-24.01.2007 tarihleri arasında askı ilanına alınmıştır. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... köyü, 144 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ceddinden davacılara intikal ettiği ve Osmanlı zamanından gelen tapuların bulunmasına rağmen taşınmazın köy tüzel kişiliği adına tescil edildiği belirtilerek kadastro tespitinin iptali ile davacılar ya da babalarının adına kayıt ve tescil edilmesi istenilmiştir. Davacılar vekilinin 25 dönümlük kısmının 100 yıldan fazla bir süredir davacılar ve ataları tarafından zilyet edildiği, eski tapulu olduğu beyan edilerek 144 ada 1 sayılı parsel ve taşınmazın bitişiğinde bulunan dereye yönelik açtığı dava Mahkemenin 2007/64 Esasına kaydedilmiş ve yargılama sonunda aradaki hukuki ve fiili bağlantı sebebiyle işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Müdahil Orman İdaresi vekilinin 17.03.2010 tarihli dilekçesiyle; dava konusu 144 ada 1 sayılı parsel yönünden 05.11.2014 tarihli dilekçesiyle de dava konusu 144 ada 13 sayılı parsel yönünden yapılan tespitin iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...davacıların dava dilekçelerinde 144 ada 1 sayılı parselin bitişiğindeki ..............Deresi yönünden açtıkları davanın hakkında tutanak düzenlenmeyen yerle ilgili olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca Mahkemenin görevsizliğine, orman bilirkişi raporunda; dava konusu 144 ada 1 içinde bulunan (S2, S3, S4 ve B1, B2, B3) ile 144 ada 13 sayılı parselin tamamının orman sayılan sahalardan olduğu, 144 ada 1 sayılı parsel içinde bulunan (S1) olarak belirtilen alanın orman sayılan sahalardan olmadığı, (S3) ile gösterilen kısmın her ne kadar orman sayılan sahalardan olduğu belirtilmiş ise bu kısma yönelik orman olduğu iddiasıyla açılmış bir dava veya müdahale bulunmadığı..." gerekçesiyle, 2007/63 Esas sayılı dosya yönünden; davanın reddine, müdahil Orman İdaresinin müdahalesinin ve talebinin kabulüne, dava konusu 144 ada 13 sayılı parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline (temyiz talebinin reddiyle kesinleşti), Mahkemenin 2007/63 Esas sayılı dosyası ile birleşen 2007/64 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, müdahil Orman İdaresinin müdahalesi yönünden talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine, dava konusu 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 29.04.2014 tarihli rapora ekli 2 nolu krokide (S-1) olarak gösterilen 9738,76 metrekarelik kısmın tarla vasfıyla davacılar ..., ..., ..., ..., ... adına aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazdan (S-1) olarak gösterilen kısmı düşüldükten sonra geriye kalan kısmının (B-1, S-2, B-3, S-4, B-2) olarak gösterilen 39.003,69 metrekare kısmın olarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 29.04.2014 tarihli rapor ve krokilerinin karardan ek sayılmasına karar verilmiş, hükmün davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.11.2019 tarihli ve 2019/3954 Esas, 2019/6662 Karar sayılı ilamıyla; "...Dairenin 15.05.2017 tarihli ve 2017/6774 Esas, 2017/4343 Karar sayılı kararıyla; "Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 2006 yılında yapıldığından tespitten 20 yıl öncesine 1980-1985 yıllarına ait memleket haritası ve bu haritaların hazırlanmasında altlık olarak kullanılan hava fotoğrafları getirtildikten sonra gerekli incelemelerin yapılması ve ayrıca 1980-1985'li yıllarına ait hava fotoğraflarında inceleme yapılarak rapor alınması" istenilmiş ise de Mahkemece 1980-1985 yıllarına ait memleket haritası ve 1980-1985'li yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmediği tespit edilmiş olup Mahkemece iade gerekleri yerine getirilmediği, ayrıca dayanılan tapu kaydının keşif sırasında mahallinde usulüne uygun şekilde uygulanmadığı, çekişmeli taşınmazlara uyup uymadığının tam olarak denetlenemediği, Mahkemece, davacıların dayandıkları tapu kayıtları ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittleri ile birlikte getirtilmesi, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılması, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmesi ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilerek dosya arasına alınması, yine eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116 sayılı Orman Kanunu, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 5658 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlenmesi, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı rapor alınması, yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, davacıların dayandığı tapu kaydının 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısında hukukî kıymetinin olup olmadığının tartışılması, orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde ise bu kez davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, Bu cümleden hareketle; taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/B maddesi bağlamında öncelikle kapsam tayin edilerek taşınmazların kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanun'un 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek sabit ve kesinleşmiş sınırdan başlamak koşulu ile kapsamının belirlenmesi, uzman bilirkişice tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, taşınmazların tapu kaydı miktarı dışında kalan kısımlarının sınırındaki ormandan kazanıldığının kabul edilmesi, buna göre tapu kaydının kapsamının açıklandığı şekilde kesin olarak belirlenmesi gerektiği, açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların tapu kaydı kapsamı dışında kaldıkları belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılarak, yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınması; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılması; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmesi; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediğinin Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...11.02.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi ortak raporunda ekli krokide gösterilen dava konusu 144 ada 1 parsel içerisinde kalan (T1) ve (T3) ile gösterilen alanların orman sayılmayan sahalardan olduğu, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının (T1) ve (T3) ile gösterilen alanları kapsadığı, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile alınan bilirkişi raporları doğrultusunda 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (T1) ve (T3) olarak gösterilen kısmının davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği, (A1,) (A2), (T2), (Ç1) ve (KLN1), (KLN2) ile gösterilen alanlar ile 144 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tanzim edilen teknik bilirkişi raporlarında memleket haritaları, mevcut en eski tarihli hava fotoğrafları ve diğer evraklar incelendiğinde orman vasfında bulunup, 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan sahalardan olduğu, her ne kadar davacılar bu alanlar hakkında tapu kaydına dayanarak hak iddia etmekte iseler de davacıların dayandığı tapu kaydının 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısında hukuki kıymeti bulunmamakla birlikte tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olduğu, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, 25.04.2022 havale tarihli ek raporda (A3) olarak gösterilen alan hakkında da davacıların keşif esnasında bu alanın kendileri tarafından kullanılmadığını beyan ettikleri, davacıların bu alana dair herhangi bir talepleri olmadığından tespit gibi tesciline karar verildiği, davacıların dava dilekçelerinde 144 ada 1 parselin bitişiğindeki ...Deresi yönünden açtıkları dava hakkında ise Kadastro Kanunu'nun 26. maddesinde belirtildiği üzere "Kadastro Mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar." hükmü gereği dere hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği..." gerekçesiyle Mahkemenin 2021/2 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın reddine, asli müdahil Orman İşletme Müdürlüğünün davasının kabulüne, dava konusu İskilip ilçesi Beyoğlan köyü Küyükler Mahallesi mevki 144 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline (Bozma ilamında bu kısım yönünden temyiz reddedilmişti, hüküm bozma öncesiyle aynı), Mahkemenin 2021/2 Esas sayılı dosyası ile birleşen 2007/64 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, asli müdahil Orman İşletme Müdürlüğünün davası yönünden davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 11.02.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi raporunda ve 25.04.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi ek raporunda (T1) olarak gösterilen 3.206.14 metrekarelik kısmı ile 11.02.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi raporunda ve 25.04.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi ek raporunda (T3) olarak gösterilen 2.825,64 metrekarelik kısımların tarla vasfıyla davacılar ..., ..., ..., ..., ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 11.02.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi raporunda ve 25.04.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi ek raporunda (A1), (A2), (T2) olarak gösterilen, 11.02.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi raporunda ve 20.05.2022 havale tarihli fen bilirkişisinin ek raporunda (Ç1) olarak gösterilen, 20.06.2022 ve 05.07.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi ek raporunda (KLN1) ve (KLN2) olarak gösterilen toplamda 42.710,67 metrekarelik alanın (hesap hatası var, 40.116,34 olmalı) orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 25.04.2022 havale tarihli fen ve orman bilirkişi ek raporunda (A3) olarak gösterilen 2.592,34 metrekarelik alanın tespit gibi tesciline, dava konusu 144 ada 1 parselin bitişiğindeki ...Deresinin davacılar adına kayıt ve tesciline yönelik talebi yönünden Mahkemenin görevsizliğine, fen ve orman bilirkişisinin 11.02.2022 havale tarihli raporu ile 25.04.2022, 20.05.2022, 15.06.2022, 20.06.2022, 05.07.2022 havale tarihli ek raporların ve krokilerinin kararın eki sayılmasına, karar verilmiş; hüküm davacılar vekilince (A1), (A2), (T2), (Ç1), (KLN1) ve (KLN2) bölümleri yönünden temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup hüküm fıkrasının ikinci bölümünün üçüncü bendinin A maddesinde (A1), (A2), (T2), (Ç1) (KLN1) ve (KLN2) gösterilen kısımların toplamının her ne kadar 42.710,67 metrekare olarak ifade edilmiş ise de yapılan hesaplama neticesinde 40.116,34 metrekare olduğu, bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata olmasına göre davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6129 E., 2025/3606 K. (12.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6129
- Karar No
- 2025/3606
- Karar Tarihi
- 12.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/493 E., 2025/3610 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2513 E., 2025/3609 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5133 E., 2025/3607 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1346 E., 2025/3628 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1321 E., 2025/3630 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2272 E., 2025/3631 K. 12.05.2025