Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/5399 E., 2025/331 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5399 E., 2025/331 K. (20.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5399
Karar No
2025/331
Karar Tarihi
20.01.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/5399 E. , 2025/331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A R İstanbul ili ... ilçesi ... ... ... Mahallesi çalışma alanında 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanun'un Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 177 ada 3 parsel sayılı 725,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz üzerindeki 1 katlı ahırın kısmen 2/B alanında kaldığı ve ... oğlu ...’ın fiili kullanımında bulunduğu ve Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 09.08.2010 tarih 7310 sayılı yazısına istinaden eylemli orman olduğu" şerhi yazılarak, ağaçlık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... ... ... Mahallesi 177 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamının eylemli orman vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesinde davalı lehine verilen kullanım şerhinin terkinine, beyanlar hanesinin "Eylemli ormandır, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırlarına çıkarılmıştır" şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen, davanın kabulüne, taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan kullanıcı şerhinin terkinine, dava konusu taşınmazın diğer şerhler baki kalmak üzere tespit gibi Hazine adına tesciline dair ilk hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 17.12.2018 tarihli, 2018/1163 Esas ve 2018/7807 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazda davalının fiili kullanımının bulunmadığı, taşınmazın eylemli orman vasfında olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, usulen taraf teşkili sağlanmaksızın, davanın esasına girilmek suretiyle hüküm kurulduğu, somut olayda, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin, davalılardan ...’a davacı İdarenin bildirdiği, kapı numarası vs. belirtilmemiş olan “... ... ... Köyü, .../ İstanbul” adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre, usule aykırı olarak tebliğ edildiği ve bu şekilde taraf teşkili sağlanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, davalılardan ... aleyhine verilmiş olan söz konusu karar yine aynı adreste davalı ile sakin olduğu belirtilen dayısı ...’a tebliğ edildiği, ardından kararın temyiz edilmediğinden bahisle 25.04.2013 tarihinde kesinleştirildiği, bilahare davalı ..., 17.10.2017 tarihinde Mahkemeye başvurarak, lehine kullanım şerhi verilen taşınmazla ilgili olarak haberi olmaksızın, yokluğunda yargılama yapıldığını, ... isimli kişiyi tanımadığını ve hiç bir zaman birlikte oturmadıklarını ileri sürmesi üzerine, Mahkemece yaptırılan kolluk araştırması sonucunda ...’ın 12 ... ... ... ... Mahallesi, ... Sokak, No: 12 ... adresinde, davalı ...’ın ise, ... ... ... Mahallesi, ... Sokak, No: 2 ... adresinde ikamet ettikleri, gerekçeli kararın da davalıya usule aykırı olarak tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati, davalılardan ...’a Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre usule aykırı olarak tebliğ edildiğine göre, Mahkemece taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği gibi, gerekçeli kararın da yukarıda açıklandığı üzere davalıya usule aykırı olarak tebliğ edildiği, bu nedenle kararın kesinleştiğinden de söz edilemeyeceği, taraf teşkilinin dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiği, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceği açıklanarak, öncelikle davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılarak taraf teşkilinin sağlanması, davalının savunma ve delilleri de toplandıktan sonra oluşacak duruma göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiş ve davacı ... İdaresinin bozma ilamına yönelik karar düzeltme istemi de aynı Dairece reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, dava konusu 177 ada 3 nolu parselin 725,69 m2.lik tamamının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bilirkişi raporu içerisinde yer alan krokide de gösterildiği üzere, 398,00 m2.lik kısmının eylemli orman vasfında olduğu, parselin geri kalan 327,69 m2.lik kısmının ise orman vasfı dışında kaldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 177 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın aynı ada ve parsel numarası altında kadastro tespitindeki miktarı ve niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine, "6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmazın 04/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda (A) harfi ile gösterilen 327.69 m2'lik kısmı ... evladı ...'ın kullanımındadır. (B) harfi gösterilen 398.00 m2'lik kısım eylemli ormandır." ibaresinin eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından taşınmazın tamamının eylemli orman olduğuna yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının eylemli orman olmadığı ve davalı ...'ın kullanımında olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; davalı Hazine temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazın Orman İdaresine tahsis edildiğini bildirdiği ve taşınmazın takbis kayıtlarında yapılan incelemede de niteliğinin orman olarak göründüğünün anlaşılmış olması karşısında İlk Derece Mahkemesince, 2/B alanında olan dava konusu taşınmazın Hazine tarafından Orman İdaresine tahsis edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Zira; 6831 sayılı Kanun'un 11/5 inci fıkrası; "Bu Kanunun; a) 20.6.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi, b) 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5.6.1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir.", Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 23.maddesi ise; "6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre orman sayılan yerlerdeki; yanan orman alanları, muhafaza ormanları, millî park alanları, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları ile izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlık alanlar, orman olarak kamulaştırılan ve 6831 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile orman rejimi içine alınan yerler ile 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi, 6831 sayılı Kanunun 2896 sayılı ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları sonucunda orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Genel Müdürlükçe tespit edilen ve Maliye Bakanlığınca Genel Müdürlüğe tahsis edilen yerler orman olma niteliğini korur." hükümlerini ihtiva etmekte olup, anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olayda İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın Orman İdaresine tahsis edilip edilmediği araştırılarak, tahsis edilmiş ise, söz konusu tahsis işlemi iptal edilmedikçe çekişmeli yerin orman olduğunun kabulünün gerekeceği ve taşınmazın beyanlar hanesine kullanım şerhi verilemeyeceği göz önünde bulundurularak buna göre bir karar verilmelidir. Yapılan araştırma sonucunda taşınmaz hakkında herhangi bir tahsis işleminin söz konusu olmadığının anlaşılması halinde bu defa, 177 ada 3 parselin bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen temyize konu bölümü üzerinde kadastro tespit tarihi itibarıyla kullanım bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Zira, dosya içerisinde bu yönde yapılan araştırma ve inceleme karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümün kadastro tespit tarihi olan 2010 yılı itibarıyla kullanımda olup olmadığının belirlenmesi açısından bu yıla ait uydu fotoğrafı üzerinde gösterimi yapılması gerekirken, bilirkişilerce taşınmaz bölümünün 2013 yılı uydu fotoğrafındaki durumunun gösterimi yapılmıştır. Bu haliyle söz konusu raporun hüküm vermek için yeterli olduğundan söz edilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, önceki bilirkişilerden farklı orman mühendisi bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden yeniden rapor alınarak 2010 yılı uydu fotoğrafı ile 6831 sayılı Kanun' un Ek-4 ncü maddesi uyarınca yapılan kadastro paftası çakıştırılıp, anılan fotoğraf üzerinde temyize konu (A) bölümü gösterilmek suretiyle bu bölüm üzerinde kadastro tespit tarihi itibariyle kullanım bulunup bulunmadığı açıklattırılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı