Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/859 E., 2025/1670 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/859 E., 2025/1670 K. (26.03.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/859
Karar No
2025/1670
Karar Tarihi
26.03.2025
Konu
Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/859 E. , 2025/1670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/306 E., 2024/325 K. DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıların murisi ...’a karşı İstanbul 8. İş Mahkemesi 2014/234 Esas sayılı dosyada işçilik alacağı için dava açıldığını, murisin ölümü üzerine mirasçılarının davaya dâhil edildiğini, fakat davalılar tarafından maddi yükümlülüğü bertaraf etmek için muris ...’ın mirasını İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.05.2014 tarihli 2014/313 Esas, 2014/297 Karar sayılı kararıyla reddedildiğini ileri sürerek mirasın reddinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği ancak davalılar veya vekilleri tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.09.2015 tarihli kararı ile; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A- Birinci Bozma İlâmı Mahkemenin 18.09.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14.Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarihli ilâmı ile; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 618. maddesi kapsamında murisin alacaklılarının açmış olduğu mirasın reddinin iptali davasında, 4721 sayılı Kanun'un 617. maddesinde belirtilen altı aylık hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B-Bozma İlâmına Uyularak Verilen Mahkeme Kararı Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen 23.01.2024 tarihli karar ile; davanın kabulüne, davalıların muris ...'dan intikal edecek mirasın reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir. C- İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 23.01.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 03.06.2024 tarihli ilâmı ile; "somut olayda mirası reddeden davalıların, murisin ölümünden önceki beş yıl içinde muristen mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde bir kazanımları olduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığı, hâl böyle olunca Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D-Bozmaya Uyularak Verilen Mahkeme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirası reddeden davalıların, murisin ölümünden önceki beş yıl içinde muristen mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde bir kazanımları olduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar tarafından mirasın kötüniyetle reddedildiğini, İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/459 Esas sayılı dosyasında muris tarafından davalılara malların paylaştırıldığını, tanık olarak dinlenen ve mirasçı olan ... tarafından açıkça muris tarafından kazandırma yapıldığının belirtildiğini, davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 618.madde uyarınca mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e32b527c8ab0b0f1 7a2f6ba0d757f2f8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı