7. Hukuk Dairesi 2025/537 E. , 2025/4822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/209 E., 2024/306 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar duruşmalı olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen günde davalı Hazine vekili Avukat .... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının mülkiyet tahsis tarihinde Maliye Hazinesine ait Gebze, .... parsel sayılı ve 107.170 m² miktarlı taşınmaz üzerinde tek katlı yığma konut inşa ederek ikamet etmekte iken, 400 m² miktarlı yer için 11.11.1986 tarihli tapu tahsis belgesi verildiğini ve aynı tarihte tapuya şerh düşürüldüğünü, dava konusu taşınmazın daha sonra imar uygulamasına tâbi tutularak .... ilçesi, .... Mahalle 53 37... parsel sayılı taşınmaz olarak sınırlandırıldığını, tapu tahsis belgesinin ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil ettiğini, imar uygulaması da yapılmış olmasına rağmen hak sahibine tapu verilmediğini, arsa bedelinin tamamının ödendiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tapu tahsis belgesi verilen gecekonduyu yıkarak yerine üç katlı bina inşa ettiğini, davacıya tahsis olunan yer için tahsis belgesi verildiğini ancak davacının bedeli tam ödemediğini, henüz tapu talep etme hakkı olmadığını, davacının sadece ödemiş olduğu bedelin eskalasyon yöntemiyle ulaşabileceği değerin kendisine iadesini talep edebileceğini, taşınmazın tapu kaydının davacıya geçmediğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2022 tarihli kararı ile parselin tamamının davacının zorunlu kullanım alanında olduğu ve eksik bedelin depo edildiği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli 2022/561 Esas, 2022/1509 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 12.03.2024 tarihli ve 2022/6898 Esas, 2024/1498 Karar sayılı kararında; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, tapu tahsis belgesinde belirtilen 400 m² miktarda DOP kesintisi yapıldıktan sonra 280,32 m²'ye tekabül eden hisse hesaplanarak davacı adına tesciline, mütebaki hissenin ise Hazine üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerekirken taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile davacı adına tescilinin hatalı olduğu açıklanarak karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Kocaeli ili, .... ilçesi, .... Mahallesindeki 53 37... parsel sayılı taşınmazın 280,32 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, kalan payın davalı üzerine bırakılmasına, depo edilen tahsis bedelinin karar kesinleştiğinde neması ile birlikte davalıya ödenmesine, fazla depo edilen 54.944,00 TL'nin karar kesinleştiğinde neması ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tahsis belgesinin verildiği gecekondunun yıkılarak yerine 3 katlı bina yapıldığını, tahsis belgesinin verilme amacına aykırı kullanımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, depo edilen bedel yönünden dava tarihine belirlenmesinin doğru olmadığını, karar tarihine yakın değerin dikkate alınması gerektiğini, belirlenen bedelin de emsallerinden düşük olduğunu, davanın açılmasına davalı tarafın sebep olmadığını, davacının tahsise konu ödemeleri süresinde yapmayarak kendi kusuruyla sebep olduğunu bu nedenle yargılama giderlerine katlanmak zorunda olduğunu, tahsis belgesi bedeli ödenmediğinden vekâlet ücretinin de nispi olmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebinde Hazinenin hissesine yönelik bir istemi yokken hükümde kısmen kabul ve kısmen ret kararı verilerek yargılama giderlerini de buna göre oranlama yapması doğru olmadığından bu yönden kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Bu itibarla, Mahkemece verilen hüküm fıkrasının açık ve icra edilebilir olması gereklidir. Aksi hâlde hukukî belirlilik gereği açık ve infaz kabiliyeti bulunması gereken hüküm fıkrasının özellikle icrası sırasında şüphe veya tereddütler doğmasına ve hükmün icra edilememesi gibi durumlarla karşılaşılır. Öte yandan Tapu Sicil Tüzüğü 28/3. maddesinde "paylı mülkiyette pay miktarı; paydaşların adı, soyadı ve baba adından sonraki kısımda, kesirli olarak gösterilir." hükmü yer almaktadır. 3. Somut olayda; bozma ilâmına uyularak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi ve Tapu Sicil Tüzüğünün 28/3. maddesi gözetilerek iptaline karar verilen payların hükümde kesirli olarak gösterilmesi gerekirken metrekare cinsinden hesaplanmak suretiyle hüküm kurulması hatalı olup, infazda tereddüte neden olacaktır. 4. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "280,32 m²lik kısmının" kelimeleri çıkarılarak yerine "28032/34900 pay yönünden" kelimeleri yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 83718dbc1526866f cba4a2f2257eb9f4