Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/345 E., 2025/4818 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/345 E., 2025/4818 K. (18.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/345
Karar No
2025/4818
Karar Tarihi
18.11.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/345 E. , 2025/4818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2172 E., 2024/2105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/403 E., 2021/392 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 4 72... parselde bulunan taşınmazın hissedarlarından olduğunu, davalının taşınmazın 367 m²'lik kısmını diğer hissedarlardan 26.01.2015 tarihinde satın aldığını, davacının satış işleminden ... Noterliğinin 03.03.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haberdar olduğunu, satış senedindeki bedel ile tapu harç ve masraflarını depo etmeye hazır olduğunu, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının .... ve ...'ten 1.193.000,00 TL bedel ile satış yoluyla dava konusu hisseyi devraldığını, tapudaki bedelin gerçek satış bedeli olduğunu, davanın kabulü hâlinde satış tarihinde ödenen taşınmaz bedeli ile masrafların toplamı olan 1.250.926,25 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıya ödenmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2020/403 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile; davacının bedelde muvazaa iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle resmî senette yazılı bedel üzerinden davanın kabulüyle bu bedel üzerinden davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/1072 Esas, 2022/1257 Karar sayılı kararı ile davacı .... yazılan bedelin ödenmediğini somut delillerle kanıtlayamamış ise de, ön alım bedelinin tamamı üzerinden davacı lehine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davacının iddia ettiği ve keşifte tespit edilen 954.200,00 TL ile kabul edilen ön alım bedeli olan 1.240.926,25 TL arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekâlet ücreti takdiri ile yargılama giderlerinin de bu orana göre paylaştırılması gerektiği, ayrıca davacıya noter aracılığı ile satış işlemi bildirilmediğinden davacının öğrenme nedeniyle kötüniyetli olduğu ve ön alım bedelinin değerinin düştüğüne ilişkin savunmalara da itibar edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 12.03.2024 tarihli ve 2022/6668 Esas, 2024/1491 Karar sayılı kararında; dava konusu payın satış bedelinin resmî senetteki satış bedelinden daha düşük olduğu gerekçesiyle davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş ise de; dava dilekçesinde dava değerini 10.000,00 TL olarak göstermiş ve yargılama sırasında iddiasını ispatlayamadığı, Mahkemece, iddia olunan 10.000,00 TL bedel üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına, iddia olunan bedel ile Mahkemenin kabul ettiği ön alım bedeli arasındaki fark üzerinden de davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekâlet ücreti takdiri ile harç dışında yargılama giderinin de bu orana göre paylaştırılması gerekirken, davacı lehine keşfen belirlenen bedel olan 954.200,00 TL üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi ve bu bedel esas alınarak yargılama giderlerinde oranlama yapılmasının doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; paranın değerinin kaybolduğunu, davanın uzamasına sebep olan çok fazla işlem yapıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu, bozmaya uyulduğu belirtildiği hâlde hükümde vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin yine hatalı verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak bozma ilâmına uyularak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de; hükmün 5 numaralı bendinde "davalı lehine", hükmün 6 numaralı bendinde "davacı lehine" vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tarafların yeri değiştirilerek hatalı hüküm kurulması bozmayı gerekmekte ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine; "Kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine kabul edilen ön alım bedeli üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddeleri gereğince hesaplanan 184.329,68 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," bendinin eklenmesi, Hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine; "Kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 hükmü gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bendinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcın��n istek hâlinde ilgiliye iadesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f12b869c60f3730f 111781cd22d0c1bb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı