Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/3449 E., 2025/4831 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3449 E., 2025/4831 K. (18.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3449
Karar No
2025/4831
Karar Tarihi
18.11.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/3449 E. , 2025/4831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1474 E., 2024/1116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/223 E., 2023/512 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu 5 01... parsel sayılı taşınmazda 20.01.2023 tarihli satış işlemiyle davalıya devredilen 500/72713 hissenin önalım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı tapudaki bedel ve harçlar yatırılmak suretiyle kabul ettiklerini, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesini istediklerini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla verilen kesin süre içerisinde önalım bedelinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın usulden reddine ve davalı taraf lehine nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; döner sermaye bedeli satıcı tarafından ödendiğinden verilen sürenin usulüne uygun olmadığını, tensip tutanağı ile ön alım bedelinin depo edilmesi için kesin süre verilmesinin mümkün olmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istediklerini ifade ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Ön alım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tâbi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hâle gelir. Ön alım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olduğundan önalım bedeli, tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Diğer taraftan; ön alım bedelinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 734/2 hükmü gereğince hükümden önce Mahkemece belirlenecek uygun bir zaman içinde depo edilmesi için davacıya süre verilmesi gerekir. Davacıya verilen bu sürenin kesin olduğuna da Mahkemece karar verilebilir. Kesin süre içerisinde öngörülen işlem yerine getirilmez ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesi gereğince işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Ancak anılan bu madde hükmünün uygulanabilmesi için davacının davayı sürüncemede bırakacak davranışta bulunması gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 94. maddesi gereğince kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken; 1. Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, 2. Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, 3, Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, 4. Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Dosya içeriğinden; ön alım hakkına konu 20.01.2023 tarihli ve 1374 yevmiye numaralı resmî senette satış bedelinin 600.000,00 TL olduğu ve davalı alıcı tarafından bu satış işlemi nedeniyle 12.000,00 TL tapu harcı; satıcı tarafından ise 1.297,50 TL döner sermaye, 12.000,00 TL tapu harcı ödendiği; buna göre ön alım bedelinin satış bedeli ve davalıya düşen tapu masrafları toplamı olan 612.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafa ön alım bedeli olan 612.000,00 TL'nin depo edilmesi için kesin süre verilmesi gerekirken, resmi senede göre dava dışı satıcıdan tahsil edildiği anlaşılan 1.297,00 TL'nin de depo edilecek bedele eklenmesi suretiyle ve bu bedelin nereye yatırılacağı belirtilmeksizin verilen kesin sürenin usulüne uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden, ön alım bedelinin usulüne uygun verilmeyen kesin süre içerisinde depo edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fe8cd4d38d7e1880 ad18af061d71f777

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı